TCK 103 – Çocuğun Cinsel İstismarı, TCK 105 – Çocuk Cinsel Tacizi ve TCK 226/7 – Müstehcenlik Suçlarının Karşılaştırılması
1. Giriş: Çocuğa Karşı Cinsel Suçlarda Hukuki Koruma Alanı
Türk Ceza Kanunu’nun 103, 105 ve 226. maddeleri, cinsel dokunulmazlığın korunmasına ilişkin temel düzenlemelerdir. Bu üç suç tipi — çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz ve müstehcenlik (özellikle çocuklara ilişkin görüntüler) — aynı koruma alanına yöneliktir: çocuğun cinsel özgürlüğü, bedensel ve ruhsal bütünlüğü. Ancak müdahale biçimi, failin kastı ve fiilin niteliği her suçta farklı değerlendirilir.
2. TCK 103 – Çocuğun Cinsel İstismarı
2.1. Tanım ve Unsurlar
TCK m.103 uyarınca, 18 yaşını doldurmamış çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış “çocuğun cinsel istismarı” sayılır.
-
Temel hal: Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ceza 3–8 yıl arasıdır.
-
Nitelikli hal: Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen nedenlerle gerçekleşirse 8–15 yıl.
-
Ağırlaştırıcı nedenler: Kamu görevlisi, öğretmen, üvey baba, veli veya koruyucu kişi tarafından işlenmesi, hapis cezasını 16–20 yıla çıkarabilir.
2.2. Korunan Hukuki Değer
Burada korunan değer çocuğun fiziksel ve ruhsal bütünlüğüdür. Cinsel davranış, bedensel temas veya temas olmasa dahi cinsel amaç taşıyan her fiil istismar kapsamına girer.
2.3. Uygulama Örnekleri
-
Fiziksel temas içeren davranışlar (öpme, okşama, dokunma),
-
Çocuğu cinsel içerikli eyleme yönlendirme,
-
İnternet ortamında canlı görüntü üzerinden çocuğu cinsel davranışa zorlamak.
2.4. Yargıtay Görüşü
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2022/1832 E., 2023/2119 K.:
“Çocuğun rızasının bulunması hukuken geçerli değildir; cinsel içerikli davranışın niteliği sarkıntılık düzeyini aşmışsa TCK 103/1 uygulanır.”
3. TCK 105 – Cinsel Taciz (Çocuğun Cinsel Tacizi)
3.1. Tanım
TCK 105’e göre, bir kimseye cinsel amaçlı olarak bedensel temas olmaksızın söz, yazı, görüntü veya davranışla rahatsızlık verilmesi cinsel taciz suçunu oluşturur.
3.2. Korunan Hukuki Değer
Kişinin cinsel özgürlüğü ve haysiyeti korunur. Fiziksel temas yoktur; ancak cinsel niyet açıktır.
3.3. Örnek Fiiller
-
Sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden cinsel içerikli mesajlar atmak,
-
Sokakta cinsel içerikli sözlerle rahatsız etmek,
-
Çocuğun dijital ortamda cinsel yönden rahatsız edilmesi.
3.4. Yaptırım
Basit halde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası,
Fail kamu görevlisi, işveren veya öğretmen ise ceza yarı oranında artırılır.
3.5. Uygulamada Çocuğa Yönelik Fiiller
Eğer mağdur çocuk ise, fiilin kapsamına göre TCK 105 değil TCK 103 uygulanır. Çünkü çocuklar bakımından rıza geçersizdir.
4. TCK 226/7 – Müstehcenlik (Çocuğa Ait Görüntü, Yayın ve İçerik)
4.1. Tanım
TCK m.226/7 uyarınca, çocuğa ait müstehcen görüntü, yazı veya sesleri üretmek, ithal etmek, dağıtmak, satmak, yaymak veya bulundurmak suç teşkil eder.
Bu madde özellikle çocuk pornografisi olarak bilinen fiilleri kapsar.
4.2. Yaptırım
5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası. Fiil örgütlü işlenirse veya yaygın paylaşım varsa ceza artırılır.
4.3. Delil ve Uygulama
-
Dijital medya (telefon, bilgisayar, bulut sistemleri) adli bilişim incelemesine tabi tutulur.
-
NCMEC (National Center for Missing and Exploited Children) raporları sıklıkla Türk savcılıklarına gönderilir ve delil olarak kullanılır.
-
Failin içeriği bilmeden bulundurması veya link üzerinden istemsiz indirmesi savunmada önem taşır.

5. Çocuklara Yönelik Cinsel Suçlar Açısından Mukayeseli Analiz (NCMEC dahil)
| Kriter | TCK 103 – Çocuğun Cinsel İstismarı | TCK 105 – Cinsel Taciz | TCK 226/7 – Müstehcenlik |
|---|---|---|---|
| Temel Unsur | Cinsel davranış (temaslı/temassız) | Temassız cinsel amaçlı rahatsızlık | Çocuğa ait müstehcen içerik üretimi veya paylaşımı |
| Mağdur | 18 yaş altı çocuk | Yetişkin veya çocuk | 18 yaş altı çocuk (görüntü üzerinden) |
| Temas | Var veya yok (ama cinsel yönelimli) | Yok | Yok (görüntü veya dijital materyal) |
| Failin Amacı | Cinsel tatmin / istismar | Rahatsız etme / taciz | Cinsel içerik üretmek / yaymak |
| Ceza Aralığı | 8–15 yıl (sarkıntılıkta 3–8 yıl) | 3 ay – 2 yıl | 5–10 yıl + para cezası |
| Delil Türü | Tanık, kamera, adli tıp, dijital kanıt | Mesaj kayıtları, tanık beyanı | Dijital medya, NCMEC raporu |
| Kast Unsuru | Cinsel amaçlı bilerek ve isteyerek | Cinsel saikle rahatsız etme | İçeriğin müstehcen olduğunu bilme |
6. Fikri İçtima (Tek Eylem – Çok Suç Görünümü)
6.1. Kavramın Kanuni Dayanağı (TCK m.44)
Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi, fikri içtima ilkesini düzenler:
“Bir fiil, birden fazla farklı suçun oluşmasına yol açtığında, fail sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.”
Bu hüküm, failin tek bir hareketle birden fazla farklı hukuki değeri ihlal etmesi halinde devreye girer. Ancak her olayda uygulanmaz. Çünkü bazen aynı fiil görünüşte tek olsa da birden çok bağımsız suçun oluşumuna neden olur — bu durumda fail her birinden ayrı cezalandırılır.
6.2. Fikri İçtimanın Uygulanma Şartları
Fikri içtima hükmü (TCK m.44) aşağıdaki koşullarda uygulanır:
-
Fiil tek olmalıdır.
Failin kastı veya iradesi tek bir eyleme yönelmiş olmalıdır.
Örneğin; bir mesajla hem hakaret hem tehdit işleniyorsa, fiil tektir. -
Birden fazla suç tipi ihlal edilmelidir.
Eylem, farklı suç tiplerini aynı anda ihlal etmelidir. -
Suçlar arasında “maddi içtima” veya “bileşik suç” ilişkisi bulunmamalıdır.
(TCK m.42 – bileşik suç; m.43 – zincirleme suç hükümleri farklıdır.)
6.3. TCK 103, 105 ve 226/7 Suçlarında Fikri İçtima Sorunu
Bu üç suç — çocuğun cinsel istismarı (103), cinsel taciz (105) ve müstehcenlik (226/7) — bazen tek eylem üzerinden birbiriyle kesişir.
Örneğin:
-
Fail, bir çocuğa cinsel içerikli mesajlar gönderip (TCK 105),
-
Aynı zamanda çocuğun görüntüsünü üretip paylaştıysa (TCK 226/7),
-
Hatta fiil doğrudan çocuğa yönelikse (TCK 103),
tek bir “dijital eylem” üç ayrı suçun sınırına dokunur.
Bu durumda hangi suçtan hüküm kurulacağı, fiilin koruduğu hukuki değere ve ağırlığına göre belirlenir.
6.4. Kanuni Sistematikte Öncelik Sırası
-
Fiil doğrudan mağdura yönelmişse:
Çocuğun cinsel istismarı (TCK 103) diğerlerini yutar. Çünkü mağdur üzerinde doğrudan etkili eylemdir. -
Fiil mağduru rahatsız edici nitelikte ama temas içermiyorsa:
Cinsel taciz (TCK 105) gündeme gelir. -
Fiil görüntü veya dijital içerik üretimi/dağıtımı şeklindeyse:
Müstehcenlik (TCK 226/7) bağımsızdır; ayrı cezalandırılır.
Çünkü burada mağdur birey değil, toplumun ahlak düzeni ve çocukların korunması hukuki değeridir.
6.5. Yargıtay Uygulaması
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2021/3429 E., 2021/7647 K.
“Sanığın çocuğun müstehcen görüntülerini sosyal medyada paylaşması, hem çocuğun cinsel dokunulmazlığını hem de toplumun ahlak düzenini ihlal ettiğinden, ayrı suçlar oluşturur. TCK 44 uygulanmaz.”
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019/2812 E., 2020/4483 K.
“Çocuğa ait müstehcen içerikleri internet ortamında paylaşan sanığın eylemi, TCK 226/7 kapsamındadır. Aynı içerik üzerinden ayrıca TCK 103 yönünden cezalandırma yapılabilmesi için mağdurun doğrudan cinsel istismara maruz kalması gerekir.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2020/281 K.
“Fikri içtima uygulanabilmesi için eylemin hem maddi hem manevi anlamda tekliği gerekir. Failin her bir fiille farklı korunan hukuki değeri ihlal etmesi halinde, TCK 44 değil, ayrı ayrı cezalandırma yapılır.”
6.6. Doktrinsel (Akademik) Görüşler
Prof. Dr. İzzet Özgenç’e göre:
“Fikri içtima, failin tek bir iradi hareketle birden fazla suç normunu ihlal etmesi halidir; ancak suçların koruduğu hukuki değerler farklıysa, bu normlar birbirini tüketmez.”
(Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 2023, s. 678)
Prof. Dr. Veli Özer Özbek ise belirtir:
“Müstehcenlik suçu, çocuklara karşı işlenmiş cinsel suçlardan farklı bir toplumsal değer olan genel ahlaka yöneliktir; bu nedenle TCK 44 kapsamında yutulmaz.”
(Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2022, s. 1194)
6.7. Somutlaştırılmış Uygulama Senaryoları
| Senaryo | Suç Türü | Uygulanacak Madde | Fikri İçtima Durumu |
|---|---|---|---|
| Fail çocuğa cinsel davranışta bulunmuş, fiili kaydetmiş | TCK 103 + TCK 226/7 | Her ikisinden ceza (maddi içtima) | TCK 44 uygulanmaz |
| Fail çocuğa cinsel içerikli mesaj atmış, fiziksel temas yok | TCK 105 | Tek suç | TCK 44 uygulanmaz |
| Fail çocuğun müstehcen fotoğrafını indirip bulundurmuş | TCK 226/7 | Tek suç | TCK 44 uygulanmaz |
| Fail hem taciz mesajı atmış hem görüntü paylaşmış | TCK 105 + TCK 226/7 | Her ikisinden ceza | TCK 44 uygulanmaz |
| Failin tek eylemi aynı anda hem hakaret hem taciz niteliğinde | TCK 105 + TCK 125 | En ağır suçtan ceza (TCK 44 uygulanır) | Fikri içtima var |
6.8. Uygulamada Savunma Açısından Önemi
Savunma stratejisinde fikri içtima argümanı, özellikle:
-
dijital ortamdaki tek paylaşım veya mesaj üzerinden birden çok suç isnadı yapıldığında,
-
müstehcenlik ile istismar sınırının belirsiz olduğu dosyalarda,
önemli bir ceza indirimi aracı olabilir.
Avukat, failin eyleminin tek bir kastla, aynı zaman diliminde ve aynı araçla (örneğin tek gönderiyle) işlendiğini ortaya koyarsa, TCK 44 uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi talep edilebilir.

7. Çocuk Cinsel Suçlarda Savunma Perspektifi ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar
7.1. Giriş: Savunmanın Odağı — Kast, Fiil, Delil Üçgeni
TCK 103, 105 ve 226/7 suçları, özellikle dijital çağda “delil yoğun” dosyalardır. Bu suçlarda avukatın temel görevi, eylemin niteliğini, kastın yönünü ve delilin güvenilirliğini üç eksende sorgulamaktır. Uygulamada çoğu dosya, NCMEC (National Center for Missing and Exploited Children) tarafından BTK aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılıklarına iletilen “cybertipline raporları”yla başlar.
Ancak bu raporlar çoğu zaman:
-
IP adresiyle sınırlıdır,
-
zaman dilimi (timestamp) tutarsızdır,
-
cihaz sahibine ait olup olmadığı ispatlanmamıştır.
- Savunmanın odak noktası, bu belirsizliğin adil yargılanma hakkı kapsamında (AY m.36, AİHS m.6) değerlendirilmesini sağlamaktır.
7.2. NCMEC Raporları, NCMEC Davaları ve Delil Güvenilirliği
- Öncellikle bu hususta çok yoğun çalıştığımızı ve yazılar kısmından ya da işbu yazının sonundaki arama kutucuğuna -NCMEC- yazarak diğer onlarca makalemize ulaşabilirsiniz.
7.2.1. Teknik Arka Plan
NCMEC, ABD merkezli bir kuruluş olup, dünya genelinde “child sexual abuse material (CSAM)” olarak tanımlanan içeriklerin tespiti ve raporlanması görevini yürütür.
Raporlar genellikle şu bilgileri içerir:
-
IP adresi
-
Erişim zamanı (UTC)
-
Dosya adı veya hash değeri (MD5, SHA1)
-
Bildirimi yapan platform (Meta, Google, Discord, TikTok, Dropbox, Telegram vb.)
7.2.2. Savunma Açısından Değerlendirme
Avukat açısından kritik nokta, bu raporların doğrudan delil değil, ihbar mahiyetinde olmasıdır. CMK m.160/2 gereği, savcı bağımsız delil toplamak zorundadır.
Dolayısıyla sadece NCMEC raporuna dayanarak iddianame düzenlenmesi, hukuka aykırılık teşkil eder.
Yargıtay 14. CD, 2022/4435 E., 2023/2021 K.:
“NCMEC raporu, delil başlangıcı niteliğinde olup, failin kimliğine dair doğrudan kanıt oluşturmaz.”
7.2.3. Savunma Stratejisi
-
IP tespiti yetersizse: BTK kayıtları istenir, modem ve kullanıcı çakışması araştırılır.
-
Cihaz paylaşımı varsa: Evde birden fazla kullanıcı (ör. ortak Wi-Fi) varsa, fail belirlenememiştir.
-
Hash değeri belirsizse: Dosya eşleştirmesi yapılamaz; bu durumda suçun konusu sabit değildir (TCK m.226/7 oluşmaz).
-
Otomatik eşleşme veya önbelleğe alınan dosya: Failin kastı yoktur, TCK m.30/1 (hata) savunması yapılabilir.
7.3. Kast ve Bilinç Unsurunun Belirlenmesi
Çocuğa ait müstehcen görüntü bulundurmak veya paylaşmak suçu, doğrudan kastla işlenebilir. Failin, içeriğin “çocuğa ait” olduğunu bilmesi gerekir. Dijital ortamda bu bilgi çoğu kez karışıktır — örneğin, yetişkin pornografisi görünümündeki bir dosya aslında çocuk içeriği olarak sınıflandırılmış olabilir.
7.3.1. Savunmada Kullanılabilecek Somut Veriler
-
Görüntü içeriğinin yaş tespiti adli bilirkişi raporuna dayandırılmalıdır (Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu).
-
Görüntü veya dosya fail tarafından üretilmemiş, yalnızca “önbelleğe” düşmüşse kast yoktur.
-
Failin cihazında başka hiçbir benzer içerik yoksa, alışkanlık ve süreklilik unsuru oluşmamıştır.
-
Arama geçmişinde “child porn”, “teen” gibi aramalar yoksa, suçun iradi yönü zayıftır.
7.4. Dijital Delillerin Usule Uygun Elde Edilmesi
CMK m.134 uyarınca dijital veriler ancak hakim kararıyla el konularak incelenebilir. Oysa birçok dosyada, kolluk birimi savcı izniyle telefon veya bilgisayarı incelemekte, bu da hukuka aykırı delil tartışması yaratmaktadır. Yargıtay bu konuda çok net:
Yargıtay 11. CD, 2021/1458 E., 2022/1946 K.:
“Hakim kararı olmadan yapılan dijital kopyalama işlemi, CMK m.134’e aykırıdır; bu şekilde elde edilen veriler hükme esas alınamaz.”
Savunma açısından, dijital incelemenin:
-
CMK 134 kararıyla mı yapıldığı,
-
imaj alma tutanağının SHA1 hash doğrulamasıyla sabit olup olmadığı,
-
inceleme raporunun taraf avukatına tebliğ edilip edilmediği
detaylıca incelenmelidir.
7.5. Uluslararası Adli Yardımlaşma ve Erişim Engeli Sorunları
NCMEC raporları genellikle ABD kaynaklı olduğundan, adli yardımlaşma mekanizması (MLAT) devreye girer. Ancak Türkiye, ABD ile doğrudan MLAT protokolüne taraf değildir; bu nedenle delil istemleri çoğu kez Interpol kanalıyla yürütülür. Bu da delilin gecikmesine, hash eşleştirmesinin güncelliğini yitirmesine yol açar.
Avukat Orhan ÖNAL’ın bu konudaki tespitlerinden biri şöyledir:
“NCMEC raporlarında geçen link, hash veya URL’nin varlığı, o içeriğin Türkiye’de fail tarafından erişildiğini göstermez; bu nedenle Interpol veya Meta’dan log kayıtlarının doğrulaması istenmelidir.”
(Bkz. Av. Önal, O. ‘NCMEC Bildirimleri ve Dijital Müstehcenlik Soruşturmaları’, 2024)
7.6. Psikolojik ve Sosyolojik Boyut: Fail Profilinin Yanlış Yorumlanması
Birçok müstehcenlik ve çocuk istismarı soruşturmasında, failin kişisel geçmişi veya yaşam tarzı üzerinden genelleme yapılmaktadır. Oysa ceza hukuku, fiilî delile değil, kanaate dayalı suç isnadını yasaklar. Bu nedenle savunmada, özellikle:
-
Psikiyatri raporları,
-
Cinsel sapkınlık testi veya anketleri,
-
Bilirkişi psikolog görüşleri
dikkatle kullanılmalıdır.
Ceza Genel Kurulu da bu konuda uyarır:
CGK, 2020/117 K.:
“Failin karakter özellikleri, suçun oluşumuna karine teşkil etmez; failin kastı, yalnızca somut fiil üzerinden değerlendirilmelidir.”
7.7. Adil Yargılanma ve Medya Etkisi
Çocuğa karşı işlenen cinsel suçlarda kamuoyu hassasiyeti çok yüksektir. Bu durum, savunmanın psikolojik baskı altında yürütülmesine yol açabilir. Avukatın görevi, kamu tepkisinden bağımsız bir hukuki çerçeve inşa etmektir.
-
Medyaya sızan haberlerin yargılama sürecine etkisi (AİHM Cumpănă ve Mazăre v. Romanya, 2004)
-
Basında yayınlanan içeriklerin “masumiyet karinesini” ihlal etmesi (AİHS m.6/2)
-
Soruşturma gizliliğinin korunmaması halinde “adil yargılanma hakkının zedelenmesi”
Bu hususlar, savunmada CMK m.157 uyarınca gizlilik ihlali şikayeti olarak gündeme getirilebilir.
7.8. Uygulamada Karşılaşılan Tipik Sorunlar
-
Rapor ile delil arasındaki zaman farkı:
NCMEC raporundaki tarih ile savcılık inceleme tarihi arasında aylar vardır; delil tazeliğini kaybetmiştir. -
VPN veya NAT kullanımı:
Aynı IP’yi birden fazla kişi kullanabilir; fail belirlenemez. -
Bulut senkronizasyonu:
Google Drive, iCloud veya Telegram önbelleği, failin iradesi dışında dosya barındırabilir. -
Sahte hesapla içerik gönderimi:
Fail, hesabın kendisine ait olmadığını savunabilir; BTK ve platform verileriyle ispat gerekir. -
Kastı etkileyen teknik hatalar:
“thumbnail”, “cache”, “auto-download” gibi sistem davranışları kastı ortadan kaldırabilir.
7.9. Avukatın Rolü: Proaktif Savunma Mimarisinin Kurulması
Avukat Orhan ÖNAL’ın yaklaşımına göre, bu tür davalarda savunma üç eksende yürütülmelidir:
-
Delil aşamasında aktif müdahale:
CMK 134 kararının uygulanma biçimi, dijital imaj doğrulaması ve bilirkişi sorularının yönlendirilmesi. -
Psikolojik denge:
Sanığın toplumsal baskı altında “itiraf benzeri” beyanlar vermesinin önlenmesi. -
Uluslararası işbirliği talebi:
Meta, Google, TikTok, Telegram gibi şirketlerden log kayıtlarının resmi olarak istenmesi.
(Bu, savunmanın “karşı delil üretme” hakkıdır.)
7.10. Sonuç: Dijital Delil Çağında Savunmanın Yeniden Tanımı
Çocuğa yönelik cinsel suçlar ve müstehcenlik dosyaları, klasik ceza savunmasının ötesinde adli bilişim, uluslararası hukuk ve insan hakları boyutunu iç içe barındırır. Savunmanın başarısı, yalnızca suçun işlenip işlenmediğini değil, hangi delilin hukuken geçerli olup olmadığını belirlemede yatar.
“Bir delilin dijital olması, onu mutlak hale getirmez.
Önemli olan, o verinin nasıl elde edildiği, kim tarafından işlendiği ve neyi ispatladığıdır.”
— Av. Orhan ÖNAL
8. Son Olarak: Çocuğun Korunması ve Ceza Hukukunun Rolü
TCK 103, 105 ve 226/7 maddeleri, Türk ceza sisteminde çocuğun cinsel dokunulmazlığına yönelik farklı tehditleri cezalandırır.
-
TCK 103 doğrudan istismar fiiline yöneliktir.
-
TCK 105 önleyici nitelikte olup temas öncesi rahatsız edici fiilleri kapsar.
-
TCK 226/7 dijital çağın yeni tehlikesi olan çocuk müstehcenliği ve internet yoluyla istismara karşıdır.
Her üç suç tipinde de, uzman ceza avukatı desteği; delillerin hukuka uygun toplanması, kast unsurlarının ayrıştırılması ve savunma stratejisinin doğru kurgulanması açısından belirleyicidir.
8.1. TCK 105 – Cinsel Taciz
8.1.1. Tanım (TCK m.105/1):
“Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak bedensel temas olmaksızın söz, yazı veya davranışlarla taciz eden kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” Burada korunan değer cinsel özgürlük ve kişisel huzurdur. Fiil, fiziksel teması içermez; sadece cinsel amaçlı rahatsızlık vardır.
- Somut olaya uygulama:
“Çocuğa cinsel içerikli fotoğraf at demek” veya “s………….. istiyorum” demek — eğer fiziksel temas yoksa ve fiil sadece söz/dijital mesaj düzeyindeyse, TCK 105 kapsamında “cinsel taciz” sayılır.- Ancak burada bıçak sırtı bir savunma argümanı hazırlanması gerektiğini unutmayın. Maksadı aşan bir beyanı ile eylemin daha ağır cezai müeyyide gerektiren 226/7 veya TCK 103’e yönelik daha ağır bir yargılamaya sebebiyet verebilir.
8.1.2. Cinsel Taciz (Çocuk Cinsel Tacizi Dahil) mahkemeler nelere bakar?
-
Fail, mağdura dokunmamış mı?
-
Mağdurun bedensel bütünlüğü ihlal edilmemiş mi?
-
Eylem sadece söz veya yazı boyutunda mı kalmış?
Eğer evet, fiil TCK 105’tir.
- Nitekim uygulamada birçok mahkeme, “cinsel içerikli mesaj atmak, müstehcen tekliflerde bulunmak” fiillerini TCK 105 kapsamında değerlendirmektedir.
Yargıtay 14. CD, 2018/2357 E., 2020/4749 K.:
“Mağdura cinsel içerikli sözler sarf edilmesi, temas içermediğinden cinsel taciz suçunu oluşturur.”
8.2. TCK 103 – Çocuğun Cinsel İstismarı
8.2.1. Tanım (TCK m.103/1):
“On beş yaşını tamamlamamış olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış veya on beş yaşını tamamlamış çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayanan cinsel davranışlar…”
- Burada ise “cinsel davranış” kavramı daha geniştir. Yargıtay’a göre “cinsel davranış” yalnızca fiziksel temasla sınırlı değildir; çocuğun cinsel yönden etki altına alınması amacı taşıyan her hareket, istismar kapsamına girebilir.
8.2.2. Kritik Fark:
Fiilin doğrudan çocuğun cinsel gelişimini zedeleyecek nitelikte olması gerekir. Yani sırf “cinsel içerikli söz” değil, o sözün çocuğu cinsel eyleme yönlendirme veya iradesini bozma amacı taşıması aranır.
Örneğin:
-
Fail, çocuğa “gel, birlikte cinsel içerikli video çekelim” diyorsa,
-
Veya “sana para vereyim, ilişkiye girelim” diyorsa,
bu durumda TCK 103 uygulanabilir. Çünkü fiil artık yalnızca taciz değil, cinsel istismara teşebbüs niteliği taşır.
8.3. Değerlendirme (TCK 105 mi, 103 mü?)
| Kriter | TCK 105 (Cinsel Taciz) | TCK 103 (Cinsel İstismar) |
|---|---|---|
| Fiilin niteliği | Temas yok, cinsel amaçlı rahatsızlık | Cinsel davranış veya istismara yönlendirme |
| Mağdur | Herkes (çocuk veya yetişkin) | Sadece 18 yaşından küçükler |
| Failin amacı | Rahatsız etmek, arzuyu ifade etmek | Çocuğu cinsel eyleme yönlendirmek |
| Cezası | 3 ay – 2 yıl | 8 – 15 yıl |
| Yargıtay uygulaması | Cinsel içerikli mesajlar = TCK 105 | Cinsel eylem teklifleri, yönlendirme = TCK 103 |
8.4. Neden Mahkeme 105 Olarak Değerlendirmiş Olabilir?
-
Fail yalnızca “söz” kullanmış, davranış boyutuna geçmemiştir.
-
Fiil anlık ve devamlılık arz etmeyen bir ileti biçimindedir.
-
Mesaj içeriği “rahatsız edici” ama çocuğu eyleme yöneltici nitelikte değildir.
-
Mağdurun rızası, yaş sınırı veya iradesi açısından cebir veya hile unsuru oluşmamıştır.
Dolayısıyla, “çocuğa cinsel içerikli fotoğraf at demek, sikişmek istiyorum” sözü, şiddetli bir ahlaki bozulma göstergesi olsa da, temas içermediği için Yargıtay ve mahkemeler genellikle TCK 105 (cinsel taciz) kapsamında değerlendirir.
8.5. Ancak Uygulamada 103’e Dönüştüğü Örnekler de Var
Yargıtay 14. CD, 2021/4513 E., 2022/3744 K.:
“Sanığın çocuğa müstehcen içerikli mesajlar atarak onu cinsel ilişkiye davet etmesi, çocuğu cinsel yönden etkilemeye yönelik davranış olduğundan TCK 103 kapsamında değerlendirilmelidir.”
Yani mahkeme, mesajların ısrarcı, tekrar eden, teklif içerikli ve çocuğun iradesini bozucu olduğunu tespit ederse, 105 değil 103’ten hüküm kurabilir.

9. Benzer Nitelikte Bir Kısım Yazımız;
17-Uluslararası Hukukta Müstehcenlik Suçu Davası & Zamanaşımı
18-NCMEC ve Müstehcenlik Suçu Davalarında Savunma • Avukat
19- NCMEC Davaları ve Müstehcenlik Suçu İlintisi • İzmir Avukat
20- Müstehcenlik Suçu Şartları ve NCMEC Rapor İhbarı
21- NCMEC Raporu ve NCMEC Mağduriyeti Nedir? • Avukat Görüşü
22- NCMEC ve Hatalı Müstehcenlik Suçu Yargılamaları • Avukatı
23- Yargıtay Kararlarına Göre NCMEC & Müstehcenlik Davaları
24- Çocukların İstismarı Yolu İle Görsel Kaydetme/Yayma Suçu
25- Çocukların Cinsel İstismarı Suçu ve Cezası • İzmir Avukat
26- Çocuğun Cinsel İstismarı Davası ve Cezası • Avukatın Önemi
27- Fuhşa Teşvik, Aracılık ve Çocukların Fuhşa Zorlanması Suçu •
28- Müstehcenlik ve NCMEC Suçları ile İlgili 50 Soru ve Cevap
29- 2025’te Müstehcenlik Suçları ve NCMEC Raporu Davaları
30- Çocuk İstismarı Suçunun Sonuçları ve Avukatın Önemi
31- NCMEC Nedir? Çocuk Koruma Mücadelesi Suçu – (Müstehcenlik)
32- Çocuk İstismarı & Çocuk Pornografisi Suçunda Sık Sorulanlar
33- Çocuğun Cinsel İstismarı & Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
34- Siber Delil Zinciri, Adli Bilişim Hukukunda Avukat Etkisi
35- Siber Suçlar: Müstehcenlik, NCMEC ve Dijital Delil Yönetimi

- Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
- Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar* bölümüne veya *NCMEC DAVALARI için* tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
-
AVUKAT DESTEĞİ
Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.
Hafta içi: 09:00 – 19:00Cumartesi: 10:00 – 18:00Telefon: +90 532 282 25 23Gizlilik
Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.
-

Leave A Comment