Awesome Image
Avukat Orhan Önal Ceza Avukatı Bilişim Avukatı İzmir
18May

Yapay Zeka Çağında Müstehcenlik Suçu ve Dijital Delil Deepfake Savunması

1. Yapay Zeka ile Müstehcen Görüntü, Deepfake Şantaj ve TCK 226

Yapay zeka teknolojileri artık yalnızca metin, resim veya video üretmiyor; kişinin yüzünü, sesini, bedenini ve dijital kimliğini hedef alan ağır ceza hukuku problemleri de doğuruyor. Özellikle yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntü, deepfake şantaj, sahte cinsel içerik, cinsel itibar saldırısı, çocuk gibi görünen yapay zeka görüntüleri ve internet ortamında müstehcen içerik yayma iddiaları, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında çok daha teknik bir tartışmayı zorunlu hâle getirmiştir.

Bu noktada mesele artık yalnızca -görüntü gerçek mi, sahte mi?- sorusundan ibaret değildir. Asıl mesele; görüntünün kimin tarafından üretildiği, hangi araçla oluşturulduğu, kimlere gönderildiği, internette yayınlanıp yayınlanmadığı, çocuklara ulaşıp ulaşmadığı, görüntüde gerçek bir çocuk mu yoksa “temsili çocuk görüntüsü” veya “çocuk gibi görünen kişi” mi bulunduğu, mağdurun özel hayatının ihlal edilip edilmediği ve failin bu içerikten şantaj, tehdit, kazanç veya itibarsızlaştırma amacıyla yararlanıp yararlanmadığıdır.

TCK 226 bakımından özellikle kritik hüküm şudur: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir; bu ürünleri çoğaltma, depolama, bulundurma veya başkalarının kullanımına sunma fiilleri için de ayrıca ceza düzenlenmiştir.

Bu nedenle yapay zeka çağında TCK 226, yalnızca klasik anlamda “müstehcen yayın” suçu olarak değil; dijital delil, adli bilişim, çocuk koruma hukuku, özel hayatın gizliliği, kişisel veri güvenliği ve cinsel itibar saldırısı ile birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir ceza hukuku alanına dönüşmüştür.


2. Yapay Zeka ile Üretilen Müstehcen Görüntü Nedir?

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntü, gerçek bir kişinin yüzünün, bedeninin, sesinin veya kimliksel özelliklerinin; gerçek dışı, manipüle edilmiş veya tamamen sentetik bir cinsel içerikle birleştirilmesi anlamına gelebilir. Bu içerikler bazen gerçek bir fotoğrafın değiştirilmesiyle, bazen kişinin sosyal medya hesabındaki görüntülerinin kullanılmasıyla, bazen de tamamen yapay bir model üzerinden üretilmektedir.

Deepfake teknolojisine ilişkin akademik çalışmalarda, bu teknolojinin yüksek gerçekçilikte sahte video, görüntü ve ses üretebildiği; bu nedenle kişilere, kurumlara ve topluma zarar verebilecek nitelikte olduğu vurgulanmaktadır.

2.1 Deepfake İçeriği Neden Ceza Hukuku Bakımından Tehlikelidir?

Çünkü deepfake içerik, dışarıdan bakıldığında gerçek görüntü izlenimi yaratabilir. Mağdur kişi gerçekte böyle bir görüntü vermemiş, böyle bir davranışta bulunmamış, böyle bir içerik üretmemiş olabilir. Buna rağmen yapay zeka ile üretilen sahte müstehcen görüntü;

  • Kişinin cinsel mahremiyetini hedef alabilir,
  • Toplumsal itibarını yok edebilir,
  • Aile ve iş hayatını ağır biçimde etkileyebilir,
  • Şantaj veya tehdit aracı hâline getirilebilir,
  • Sosyal medya üzerinden hızla yayılabilir,
  • TCK 226 kapsamında müstehcenlik tartışması doğurabilir,
  • TCK 134, TCK 136, TCK 107 ve özel hukuk tazminatı boyutunu gündeme getirebilir.

Bu nedenle deepfake müstehcen görüntü, klasik bir “internet paylaşımı” değildir. Çoğu dosyada olay, aynı anda hem ceza soruşturması hem içerik kaldırma süreci hem adli bilişim incelemesi hem de maddi-manevi tazminat davası gerektirebilir.

Telegram Grupları NCMEC Cybertipline Siber Suçlar Müstehcenlik TCK 226
Telegram NCMEC Müstehcenlik Siber Suçları

3. TCK 226 Kapsamında Müstehcenlik Suçunun Temel Yapısı

TCK 226, “müstehcenlik” başlığı altında düzenlenmiştir. Madde, çocukların korunması, müstehcen içeriklerin çocuklara gösterilmesi, alenen sergilenmesi, basın ve yayın yoluyla yayınlanması, çocukların veya çocuk gibi görünen kişilerin müstehcen ürünlerde kullanılması ve bazı ağır müstehcen içeriklerin üretilmesi, bulundurulması veya yayılması gibi farklı fiilleri düzenler.

3.1 TCK 226/1: Çocuğa Müstehcen İçerik Gösterme veya Aleni Sergileme

Uzun yıllardır takip ettiğimiz benzer mahiyette davalarımızda en tartışılan yerlerden bir ise; TCK 226/1’e göre bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya söz içeren ürünleri vermek, göstermek, okutmak, dinletmek; bunları çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen sergilemek suç olarak düzenlenmiştir.

Yapay zeka ile üretilmiş bir müstehcen görselin sosyal medya, okul grubu, açık profil, herkese açık internet sitesi veya çocukların erişebileceği bir dijital alanda paylaşılması hâlinde, yalnızca “içerik sahteydi” savunması her zaman yeterli olmayabilir. Ceza hukuku bakımından ayrıca şu sorular sorulur:

  1. İçerik çocukların görebileceği dijital alanda mıydı?
  2. Paylaşım aleni miydi?
  3. İçerik doğrudan bir çocuğa mı gönderildi?
  4. Fail, içeriğin niteliğini ve erişim ihtimalini biliyor muydu?
  5. Paylaşım şaka, tehdit, ifşa veya kazanç amacıyla mı yapıldı?
  6. Bu nedenle deepfake içeriklerde “gerçeklik” kadar “erişim”, “yayın biçimi” ve “hedef kitle” de önemlidir.

3.2 TCK 226/2: Basın ve Yayın Yoluyla Müstehcen İçerik Yayma

TCK 226/2, müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin basın ve yayın yolu ile yayınlanmasını veya yayınlanmasına aracılık edilmesini ayrıca cezalandırır.

Burada internet, sosyal medya, mesajlaşma grupları, Telegram kanalları, X, Instagram, TikTok, forumlar, bulut bağlantıları ve dosya paylaşım platformları dosyanın teknik merkezine yerleşebilir. Özellikle deepfake müstehcen görüntü yayınlama, sahte çıplak görüntü paylaşma, yapay zeka ile üretilen cinsel video yayma gibi fiillerde paylaşımın tek kişiye mi, sınırlı gruba mı, yoksa aleni şekilde mi yapıldığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

3.3 TCK 226/3: Çocuk, Temsili Çocuk Görüntüsü ve Çocuk Gibi Görünen Kişiler

Yapay zeka çağında en kritik hüküm TCK 226/3’tür. Madde metninde artık yalnızca gerçek çocukların değil, temsili çocuk görüntülerinin ve çocuk gibi görünen kişilerin de müstehcen ürünlerin üretiminde kullanılmasından söz edilmektedir. Bu ifade, yapay zeka ile üretilmiş çocuk benzeri cinsel içerikler bakımından son derece önemlidir.

Bu ihtimallerin her biri TCK 226/3 bakımından ağır ceza riski doğurabilir. Özellikle “gerçek çocuk yoktu, yapay zekaydı” savunması, madde metnindeki temsili çocuk görüntüsü ve çocuk gibi görünen kişi ibareleri nedeniyle tek başına kurtarıcı bir savunma olarak görülmemelidir.

TCK 226/3 Açısından En Riskli Alan

Yapay zeka ile üretilen görüntüde gerçek bir çocuk bulunmasa bile, içerik çocuk gibi görünen bir kişiyi veya temsili çocuk görüntüsünü müstehcen biçimde konu alıyorsa, dosya klasik yetişkin deepfake dosyasından çok daha ağır bir ceza hukuku alanına girer. İşte bu da soruşturmanın kırılma noktalarından bir tanesidir. Bu noktada savunmanın teknik merkezi şudur:

  • İçerik gerçekten çocuk izlenimi veriyor mu?
  • Görüntüde kullanılan yüz gerçek bir çocuğa mı ait?
  • Görüntü tamamen sentetik mi?
  • Görüntüdeki kişinin yaşı nasıl tespit edilmiştir?
  • Bilirkişi raporu hangi teknik ölçütlere dayanmıştır?
  • İçerik fail tarafından mı üretildi, yoksa otomatik olarak mı cihaza düştü?
  • Bulundurma, depolama, gönderme veya başkalarının kullanımına sunma fiili somut delille ispatlanmış mı?
  • Bu sorular, TCK 226 dosyalarında savunmanın omurgasını oluşturur.

4. Deepfake Müstehcen Görüntü Her Zaman TCK 226 Suçu Mudur?

Hayır. Bu konuda en önemli hukuki ayrım budur. Her müstehcen görüntü, her cinsel içerik veya her yapay zeka üretimi otomatik olarak TCK 226 anlamında suç oluşturmaz. TCK 226 açısından suçun oluşup oluşmadığı; içeriğin niteliği, mağdurun yaşı, aleniyet, çocuklara erişim, yayınlama biçimi, üretim amacı, bulundurma kastı ve paylaşım şekline göre değerlendirilir.

Akademik literatürde de TCK 226 bakımından “müstehcenlik” kavramının kanunda açıkça tanımlanmadığı; kavramın sınırlarının yargı kararlarıyla belirlendiği ve tereddüt hâlinde bilirkişi incelemesinin gerekebileceği ifade edilmektedir.

4.1 Yetişkin Bir Kişiye Ait Deepfake Müstehcen Görüntü

Yetişkin bir kişinin yüzünün yapay zeka ile müstehcen bir görüntüye monte edilmesi hâlinde olay mutlaka TCK 226/3 kapsamında değerlendirilmez. Çünkü TCK 226/3, özellikle çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişiler bakımından ağırlaştırılmış bir düzenlemedir. Ancak yetişkin mağdur bakımından şu suçlar gündeme gelebilir:

  • TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal,
  • TCK 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı yayma,
  • TCK 107 kapsamında şantaj,
  • TCK 125 kapsamında hakaret,
  • TCK 267 kapsamında iftira,
  • TCK 226/2 kapsamında basın-yayın yoluyla müstehcen içerik yayma,

Bu nedenle yetişkin deepfake mağduriyetlerinde dosyanın yalnızca TCK 226 üzerinden değil, özel hayat, kişisel veri, şantaj, itibar ve tazminat hukuku ile birlikte kurulması gerekir. Çok yönlü kompleks bir savunma veya şikayet hattı olan dosyalardır. Gelişen teknoloji ile de bu nevinden adli takibatların sayısı artmaktadır.

4.2 Çocuk veya Çocuk Gibi Görünen Yapay Zeka İçerikleri

Eğer yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntü çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi içeriyorsa, dosya çok daha ağırlaşır. Burada TCK 226/3 ve paylaşım durumuna göre TCK 226/5 tartışması gündeme gelebilir. TCK 226/5, üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin basın-yayın yoluyla yayınlanması, yayınlanmasına aracılık edilmesi veya çocukların görmesinin, dinlemesinin ya da okumasının sağlanması hâlinde altı yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörmektedir.

Bu sebeple yapay zeka çocuk müstehcenliği, temsili çocuk görüntüsü, çocuk gibi görünen deepfake, AI child sexual image gibi dosyalarda teknik savunma son derece hassastır. Dosyada aceleyle verilen bir ifade, yanlış kurulan savunma veya eksik adli bilişim incelemesi ciddi sonuçlar doğurabilir.


5. Deepfake Şantaj: TCK 226 ile TCK 107 Nerede Kesişir?

Deepfake şantaj dosyalarında fail çoğu zaman mağdura şu tür baskılar kurar:

  • “Parayı göndermezsen görüntüyü yayarım.”
  • “Benimle konuşmazsan videoyu ailene yollarım.”
  • “İstediğimi yapmazsan sosyal medyada yayınlarım.”
  • “Bu görüntüyü iş yerine göndereceğim.”
  • “Seni çocuk müstehcenliği dosyasına sokarım.” (olmasa bile deepfake yapay zeka apartları ile)

Bu tip olaylarda TCK 107’de düzenlenen şantaj suçu gündeme gelir. Ancak içerik aynı zamanda müstehcen nitelikteyse, çocuklara ulaştırılmışsa, alenen yayınlanmışsa veya çocuk/çocuk gibi görünen kişi içeriyorsa TCK 226 da ayrıca tartışılabilir.

5.1 Şantaj Dosyasında TCK 226 Neden Önemlidir?

Çünkü şantaj dosyasında kullanılan içerik yalnızca baskı aracı değildir; bazı durumlarda başlı başına müstehcenlik suçunun konusu olabilir. Örneğin:

  • Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntünün mağdura gönderilmesi,
  • Aynı görüntünün üçüncü kişilere iletilmesi,
  • Sosyal medyada yayınlanması,
  • Çocukların görebileceği yerde paylaşılması,
  • Çocuk gibi görünen yapay zeka karakterinin cinsel içerikte kullanılması,
  • Bu içeriklerin depolanması, çoğaltılması veya satılması,
  • dosyanın TCK 226 yönünden ayrıca incelenmesini gerektirir.

5.2 Mağdur Açısından Acil Hukuki Strateji

Deepfake şantaj mağduru için zaman çok kritiktir. Çünkü görüntü bir kez yayıldığında tekrar tekrar kopyalanabilir, farklı platformlara taşınabilir, sahte hesaplarla yeniden dolaşıma sokulabilir. Bu nedenle mağdur bakımından strateji şu şekilde kurulmalıdır:

  1. Delil kaybı yaşanmadan ekran görüntüsü, URL, kullanıcı adı, tarih-saat ve mesaj kayıtları alınmalıdır.
  2. İçeriği gönderen hesabın bağlantıları, ödeme talepleri, telefon numarası, IBAN, kripto cüzdan veya sosyal medya profili tespit edilmelidir.
  3. Savcılık başvurusu yalnızca “şikâyetçiyim” şeklinde değil, teknik delil talepleriyle birlikte yapılmalıdır.
  4. Platformlara içerik kaldırma ve hesap kapatma başvuruları eş zamanlı yürütülmelidir.
  5. 5651 sayılı Kanun’un özel hayatın gizliliği nedeniyle erişim engeli mekanizması değerlendirilmelidir.

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi, internet yayını nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişilere doğrudan Kuruma başvurarak erişimin engellenmesi talep etme imkânı vermektedir; erişim sağlayıcıların tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirmesi ve başvurunun yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimine sunulması öngörülmektedir.


6. Cinsel İtibar Saldırısı: Deepfake İçeriğin Asıl Amacı Bazen Cinsellik Değil, Yıkımdır

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntülerde failin amacı her zaman cinsel tatmin veya içerik paylaşımı olmayabilir. Bazen asıl amaç mağduru toplum içinde itibarsızlaştırmak, işinden etmek, evliliğini bozmak, siyasi veya ticari konumunu zayıflatmak, aile çevresinde küçük düşürmek veya sosyal baskı kurmaktır. Bu nedenle “cinsel itibar saldırısı” kavramı, deepfake dosyalarında giderek daha önemli hâle gelmektedir.

Cinsel İtibar Saldırısının Tipik Görünümleri
  • Mağdurun yüzünün müstehcen görüntüye monte edilmesi,
  • Sahte cinsel video üretilip aile üyelerine gönderilmesi,
  • İş yerine veya meslek çevresine ifşa tehdidi,
  • Sosyal medyada sahte hesap açılarak yayınlama,
  • Mağdurun adına sahte müstehcen profil oluşturma,
  • Yapay zeka ile çıplaklaştırma uygulamaları kullanılması,
  • Çocuk gibi gösterme veya ağır suç isnadı yaratma,
  • Görüntünün gerçek olduğu izlenimiyle iftira kampanyası yürütme.

Bu dosyalarda hukuki strateji yalnızca failin cezalandırılmasına odaklanmamalıdır. Aynı anda içeriğin kaldırılması, yayılmanın durdurulması, delillerin korunması, tazminat süreci, dijital itibar onarımı ve gerekiyorsa tekzip/erişim engeli adımları birlikte planlanmalıdır.


7. TCK 226/4 ve “Doğal Olmayan Yol” Tartışması: Her Müstehcen İçerik Ağırlaştırılmış Hâl Değildir

TCK 226/4, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üretme, satma, nakletme, depolama, kullanıma sunma veya bulundurma fiillerini ayrıca düzenler.

Ancak burada çok dikkatli olunmalıdır. Her cinsel içerik, her yetişkin görüntüsü veya her müstehcen paylaşım TCK 226/4 kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.06.2020 tarihli, 2018/18-461 E. ve 2020/323 K. sayılı kararına atıf yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararlarında, bazı cinsel davranışların tek başına “doğal olmayan” kavramı içinde kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.

Bu karar çizgisi, yapay zeka müstehcenlik dosyalarında da önemlidir. Çünkü içerik sahte veya yapay zeka ürünü olsa bile mahkeme, görüntünün TCK 226’nın hangi fıkrası kapsamında kaldığını somut ve teknik biçimde tartışmalıdır.

Savunma Açısından Kritik Soru

Bir deepfake görüntü nedeniyle TCK 226/4 uygulanacaksa, mahkemenin şu sorulara açık cevap vermesi gerekir:

  1. İçerik gerçekten TCK 226/4 kapsamındaki ağır kategoriye giriyor mu?
  2. Bilirkişi raporu yalnızca ahlaki kanaate mi dayanıyor, yoksa hukuki ölçütleri tartışıyor mu?
  3. Görüntü gerçek mi, sentetik mi, montaj mı, model üretimi mi?
  4. İçerikte failin üretme, bulundurma, depolama veya yayma kastı somut delille ispatlanmış mı?
  5. İçeriğin otomatik indirme, cache, thumbnail veya geçici dosya olarak cihaza düşme ihtimali araştırılmış mı?

Bu sorular cevaplanmadan verilen mahkûmiyet kararları, adil yargılanma ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi bakımından tartışmalı hâle gelir.


8. Yargıtay Uygulamasında TCK 226: Çocuk Görüntüsü, Özel Hayat ve En Ağır Suç Tartışması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/603 E., 2015/66 K. sayılı kararında, on beş yaşından küçük mağdureyle ilgili görüntülerin kaydedilmesi ve saklanması olayında uyuşmazlık, eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal mi yoksa TCK 226/3 kapsamında müstehcenlik mi oluşturduğu noktasında toplanmıştır. Kararda, tek fiil aynı zamanda çocuğun özel hayatının gizliliğini ihlal niteliği taşısa bile TCK 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

Bu karar, yapay zeka ve deepfake dosyaları açısından da önemli bir mantık verir: İçerik hem özel hayatı ihlal ediyor hem de TCK 226/3 kapsamında çocuk veya çocuk gibi görünen kişiyle ilgili müstehcen ürün niteliği taşıyorsa, dosya yalnızca “özel hayat” meselesi olarak görülemez.

Uygulamadaki Sonuç

Yetişkin mağdurun deepfake görüntüsü çoğu zaman özel hayat, kişisel veri, şantaj ve itibar saldırısı ekseninde tartışılırken; çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi içeren deepfake dosyalarında TCK 226/3 ve 226/5 çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.


9. Yapay Zeka Müstehcenlik Dosyalarında Adli Bilişim Neden Belirleyicidir?

Deepfake dosyalarında çoğu zaman görüntünün çıplak gözle incelenmesi yeterli değildir. Hatta bazı akademik çalışmalar, insanların deepfake sesleri ayırt etme kapasitesinin güvenilir olmadığını; bir deneyde dinleyicilerin deepfake sesleri ancak %73 oranında doğru ayırt edebildiğini göstermiştir.

Bu bulgu, ceza yargılaması bakımından şunu gösterir: Deepfake içeriklerde mahkeme, savcılık veya kolluk yalnızca görüntünün “gerçek gibi durmasına” bakarak kanaat oluşturmamalıdır.

9.1 İncelenmesi Gereken Teknik Deliller

Görüntünün dosya metadata bilgileri, EXIF verileri, Oluşturulma ve değiştirilme tarihleri, Hash değerleri, Cihaz imajı, Uygulama logları, Bulut hesabı kayıtları, Sosyal medya giriş-çıkış IP kayıtları, Kullanıcı oturum bilgileri, Prompt geçmişi, Yapay zeka platformu işlem kayıtları, Ödeme kayıtları, Dosyanın ilk üretildiği kaynak, Paylaşım zinciri, Mesajlaşma uygulaması yedekleri, Silinen dosya ve cache analizleri… (Uygulamadan yıllardır gördüğümüz çoğu zaman bu kadar kapsayıcı teknik irdelemeler dosya içerisinde olmaz!)

Bir dosyada “görüntü telefonda çıktı” demek tek başına yeterli değildir. Görüntünün nasıl geldiği, kim tarafından üretildiği, hangi tarihte oluşturulduğu, kullanıcının bu içerikten haberdar olup olmadığı, aktif depolama mı yoksa otomatik önbellek mi olduğu, içerik üzerinde manuel işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.

9.2 Cache, Thumbnail ve Otomatik İndirme Savunması TCK 226’da “Cache (Önbellek) & Hash” Delili Beraat Savunması

Dijital müstehcenlik dosyalarında önemli ayrımlardan biri şudur: Aktif olarak indirilen dosya, Bilinçli olarak saklanan dosya, Başkasına gönderilen dosya, Otomatik önbelleğe alınan dosya, Mesajlaşma uygulamasının otomatik indirdiği medya, Tarayıcı cache kaydı, Thumbnail/önizleme dosyası, Bulut senkronizasyonuyla gelen içerik, aynı hukuki değerde değildir.

Özellikle TCK 226/3 veya 226/4 kapsamında “bulundurma” iddiasında, kişinin içerik üzerindeki hâkimiyeti, bilgisi ve kastı ayrıca ispatlanmalıdır. Savunmanın temel sorusu şudur: Bu içerik gerçekten kişinin iradesiyle mi bulundurulmuştur, yoksa sistemsel ve otomatik bir dijital kalıntı mıdır?


10. Mağdur Açısından Strateji: Deepfake İçeriği Yayılmadan Durdurmak

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntü mağduru bakımından en büyük hata, yalnızca failin kim olduğunu bulmaya çalışırken içeriğin yayılmasını durdurmayı geciktirmektir. Bu dosyalarda ilk 24 saat çok önemlidir.

10.1 İlk Aşama: Delil Tespiti

Mağdur, panikle içeriği sildirmeye çalışmadan önce delilleri kayıt altına almalıdır. Çünkü içerik kaldırıldıktan sonra failin hesabı, URL bilgisi, mesaj tarihi, kullanıcı adı, profil bağlantısı, ödeme talebi veya IP izleri kaybolabilir.

10.2 İkinci Aşama: Erişim Engeli ve İçerik Kaldırma

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden internet içerikleri bakımından 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi özel bir yol öngörmektedir. İlgili kişi, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan Kuruma başvurabilir; talepte URL, ihlalin açıklaması ve kimlik bilgilerine yer verilmesi gerekir.

Ancak uygulamada yalnızca erişim engeli yeterli olmayabilir. Çünkü içerik farklı hesaplara, farklı platformlara veya yurt dışı kaynaklı sitelere taşınabilir. Bu nedenle profesyonel bir dosyada çok yönlü avukat başvuruları birlikte düşünülmelidir..

10.3 Üçüncü Aşama: Tazminat ve İtibar Onarımı

Cinsel itibar saldırısı, yalnızca ceza dosyasıyla giderilemeyebilir. Mağdurun iş çevresi, aile çevresi, sosyal itibarı, psikolojik bütünlüğü ve kişilik hakkı zarar görmüş olabilir. Bu durumda manevi tazminat, maddi zarar talepleri ve gerektiğinde yayın/ifşa zincirine katılan diğer kişiler bakımından ayrı hukuki süreçler gündeme gelebilir.


11. Şüpheli veya Sanık Açısından Strateji: “Ben Yapmadım” Yetmez

Deepfake müstehcenlik dosyalarında şüpheli veya sanık tarafında en sık yapılan hata, savunmayı yalnızca “ben yapmadım” cümlesine sıkıştırmaktır. Oysa teknik dosyalarda savunma şu sorular üzerinden kurulmalıdır:

11.1 Kim Üretti?

Görüntüyü gerçekten şüpheli mi üretti? Yapay zeka platformuna kim giriş yaptı? Hesap kime ait? IP adresi, cihaz kimliği, ödeme kaydı, prompt geçmişi ve oturum bilgileri bu kişiyi gösteriyor mu?

11.2 Kim Yaydı?

Dosya şüphelinin cihazında bulunmuş olabilir; ancak yayma fiili ayrı bir delil gerektirir. Paylaşım hesabı, kullanıcı adı, IP, mesajlaşma platformu ve gönderim zamanı ayrıca incelenmelidir.

11.3 Bilerek mi Bulundurdu?

TCK 226/3 ve 226/4 bakımından bulundurma iddiasında, dosyanın kişinin hâkimiyet alanında bilinçli şekilde tutulduğu somutlaştırılmalıdır. Otomatik indirme, grup mesajı, cache, thumbnail, geçici dosya, bulut senkronizasyonu ve zararlı yazılım ihtimalleri araştırılmalıdır.

11.4 İçerik Hangi Fıkraya Girer?

TCK 226/1, 226/2, 226/3, 226/4 ve 226/5 farklı fiiller ve farklı ceza aralıkları öngörür. Bu nedenle iddianamede veya bilirkişi raporunda içerik türü ve fiil tipi doğru sınıflandırılmamışsa, savunma buradan kurulmalıdır.

11.5 İçerikte Çocuk veya Çocuk Gibi Görünen Kişi Var mı?

Bu soru dosyanın kaderini değiştirebilir. Çünkü TCK 226/3, çocuk, temsili çocuk görüntüsü ve çocuk gibi görünen kişi yönünden ağır cezalar öngörür. Bu nedenle yaş tespiti, görüntünün gerçek/sentetik ayrımı, bilirkişi değerlendirmesi ve içerik sınıflandırması son derece önemlidir.

11.6 Hukuka Uygun Dijital Delil Var mı?

Cihaz incelemesi CMK’ya uygun mu yapılmıştır? İmaj alınmış mı? Hash değerleri korunmuş mu? İnceleme raporu denetlenebilir mi? Dosya yolları, oluşturulma tarihleri ve kullanıcı hareketleri raporda açık mı? Sadece ekran görüntüsüyle hüküm kurulmaya çalışılıyor mu?


12. Yapay Zeka Müstehcenlik Dosyalarında Bilirkişi Raporu Nasıl Tartışılmalıdır?

Bu dosyalarda bilirkişi raporu genellikle belirleyici görünür; ancak her bilirkişi raporu tartışmasız kabul edilecek bir belge değildir. Özellikle yapay zeka, deepfake ve dijital manipülasyon içeren dosyalarda bilirkişi raporu şu yönlerden denetlenmelidir:

  • Görüntünün gerçek mi sentetik mi olduğu teknik olarak tartışılmış mı?
  • Sadece görsel kanaat mi var, yoksa metadata ve dosya yapısı incelenmiş mi?
  • Görüntünün üretim tarihi ile cihaza giriş tarihi ayrılmış mı?
  • Dosyanın kaynağı belirlenmiş mi?
  • Hash değerleri rapora yazılmış mı?
  • Dosyanın paylaşım zinciri çıkarılmış mı?
  • İçerik TCK 226’nın hangi fıkrası yönünden değerlendirilmiş?
  • Çocuk gibi görünme değerlendirmesi hangi objektif ölçütlere bağlanmış?
  • Cache/thumbnail/geçici dosya ayrımı yapılmış mı? Hataen İnen Görseli Silmek, Cache/Önbellek Beraati TCK 226
  • Yapay zeka üretim ihtimali teknik araçlarla incelenmiş mi?

13. TCK 226 Dosyalarında “Yapay Zeka Ürünüydü” Savunması Ne Kadar Etkilidir?

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntüler bakımından “bu görüntü gerçek değil, yapay zeka ürünüydü” savunması ilk bakışta güçlü görünse de, TCK 226 kapsamında her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Ceza hukuku bakımından yalnızca görüntünün gerçek mi sahte mi olduğu değil; görüntünün konusu, mağdurun yaşı, içeriğin kimlere ulaştığı, paylaşım biçimi, failin kastı, üretim amacı, depolama iradesi ve görüntünün çocuk ya da çocuk gibi görünen kişi içerip içermediği birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle yapay zeka savunması, dosyanın tamamını kendiliğinden ortadan kaldıran sihirli bir savunma değildir. Bazı dosyalarda suç vasfını değiştirebilir; bazı dosyalarda kast tartışması yaratabilir; bazı dosyalarda özel hayatın gizliliği, kişisel veri veya şantaj suçları yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasını gerektirebilir. Ancak özellikle çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi içeren müstehcen yapay zeka içeriklerinde bu savunmanın etkisi oldukça sınırlıdır.

13.1 Yetişkin Deepfake Dosyasında

Eğer görüntü, yetişkin bir kişinin yüzünün yapay zeka ile müstehcen bir görsele veya videoya yerleştirilmesi suretiyle oluşturulmuşsa, içeriğin yapay zeka ürünü olması önemlidir. Çünkü bu durumda görüntünün gerçek bir cinsel ilişkiyi, gerçek bir çıplaklığı veya gerçek bir özel hayat görüntüsünü yansıtıp yansıtmadığı tartışılabilir.

Sahte bir görüntü dahi; Mağduru tehdit etmek, Mağdurdan para istemek, Mağduru ailesine veya iş çevresine karşı itibarsızlaştırmak, Sosyal medyada cinsel içerikli ifşa algısı yaratmak, Mağdurun yüz, ses veya fotoğraf gibi kişisel verilerini kullanmak, amacıyla oluşturulmuşsa; olay yalnızca TCK 226 yönünden değil, TCK 107’de düzenlenen şantaj, TCK 134’te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal, TCK 136’da düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve gerektiğinde hakaret/iftira hükümleri yönünden de ele alınmalıdır.

Bu nedenle yetişkin deepfake dosyasında savunmanın merkezinde şu sorular bulunmalıdır:

  • Görüntü gerçek mi, yapay zeka ürünü mü?
  • Gerçek bir kişiye ait yüz, ses veya fotoğraf kullanılmış mı?
  • İçerik özel hayat görüntüsü gibi sunulmuş mu?
  • Mağdur bu görüntü üzerinden tehdit veya şantaja maruz bırakılmış mı?
  • Görüntü aleni şekilde mi, yoksa sınırlı kişi grubuna mı gönderilmiş?
  • Failin üretme, paylaşma veya yayma kastı somut delille ispatlanmış mı?

Burada “yapay zeka ürünüydü” savunması, özellikle görüntünün gerçek özel hayat görüntüsü olmadığını göstermek bakımından değerli olabilir. Ancak görüntüyle yaratılan cinsel itibar saldırısı, şantaj baskısı veya kişilik hakkı ihlali ayrıca değerlendirilir.

13.2 Çocuk Gibi Görünen İçerikte

Bu başlık, TCK 226 dosyalarının en hassas ve en ağır bölümüdür. Çünkü Türk Ceza Kanunu, yalnızca gerçek çocukların müstehcen ürünlerde kullanılmasını değil, temsili çocuk görüntülerinin ve çocuk gibi görünen kişilerin kullanılmasını da açıkça suç kapsamına almıştır. TCK 226/3’e göre:

“Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Bu düzenleme, 6698 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle TCK 226/3’teki “çocukları” ibaresinin “çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri” şeklinde değiştirilmesiyle bugünkü kapsamına ulaşmıştır.

Bu nedenle çocuk gibi görünen yapay zeka içeriği bakımından “gerçek çocuk yoktu”, “görüntü tamamen yapaydı”, “AI üretimiydi”, “temsili karakterdi” şeklindeki savunmalar tek başına yeterli olmayabilir. Kanun koyucu burada özellikle gerçek çocuk kullanılmayan fakat çocuk izlenimi veren müstehcen içerikleri de cezai koruma alanına dahil etmiştir. Bu noktada dosyada şu ayrımlar titizlikle yapılmalıdır:

  • Görüntü gerçek bir çocuğa mı ait?
  • Gerçek bir çocuğun yüzü yapay zeka ile başka bir bedene mi monte edilmiş?
  • Görüntü tamamen sentetik fakat çocuk gibi mi görünüyor?
  • Yetişkin bir kişi çocuk gibi mi gösterilmiş?
  • Görüntüdeki kişi veya karakter bakımından yaş algısı nasıl oluşuyor?
  • Bilirkişi raporu bu ayrımı teknik ve gerekçeli biçimde yapmış mı?
  • İçerik yalnızca oluşturulmuş mu, yoksa depolanmış, gönderilmiş veya yayılmış mı?

Özellikle TCK 226/3 kapsamındaki dosyalarda savunma, “yapay zeka ürünüydü” cümlesine indirgenmemelidir. Daha doğru savunma hattı; görüntünün teknik niteliği, yaş algısının objektifliği, üretim iradesi, bulundurma kastı, paylaşım zinciri ve dijital delilin hukuka uygunluğu üzerinden kurulmalıdır.

13.3 Yapay veya Temsili Çocuk Görüntüsünde de Ceza Sorumluluğu Doğabilir

TCK 226/3’ün güncel metni, yapay zeka çağında son derece belirleyicidir. Çünkü madde, yalnızca “gerçek çocuk” içeren müstehcen ürünleri değil; temsili çocuk görüntüsü ve çocuk gibi görünen kişi içeren müstehcen ürünleri de kapsamına almaktadır. Bu nedenle “gerçekte böyle bir çocuk yoktu” veya “görüntü tamamen dijital olarak üretildi” savunması, madde metni karşısında otomatik bir beraat sebebi olarak kabul edilemez.

Burada ceza sorumluluğu bakımından kritik olan husus, içeriğin çocuk izlenimi yaratıp yaratmadığı ve müstehcen ürün niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Eğer yapay zeka ile üretilen içerik, dışarıdan bakıldığında çocuk veya çocuk gibi görünen kişi algısı oluşturuyor ve müstehcen ürün niteliği taşıyorsa, TCK 226/3 kapsamında ağır ceza riski doğabilir. Bu tür dosyalarda avukatın özellikle şu teknik ve hukuki soruları sorması gerekir:

  • İçerik gerçek kişi görüntüsü mü, sentetik görüntü mü?
  • İçerikte gerçek bir çocuğun yüzü, fotoğrafı veya videosu kullanılmış mı?
  • Görüntüde çocuk gibi görünme değerlendirmesi hangi bilimsel veya teknik ölçüte dayanıyor?
  • Bilirkişi raporu yaş tespitini somut verilerle mi, yoksa soyut kanaatle mi yapmış?
  • İçerik fail tarafından mı üretildi, yoksa başkası tarafından mı gönderildi?
  • Dosya aktif biçimde mi kaydedildi, yoksa otomatik indirme/cache/thumbnail olarak mı cihaza düştü?
  • Fail içeriğin niteliğini biliyor muydu?
  • İçerik çoğaltılmış, depolanmış, başkasına gönderilmiş veya internette yayınlanmış mı?

Bu ayrımlar yapılmadan yalnızca “AI üretimiydi” veya “gerçek çocuk yoktu” denilmesi, TCK 226/3 dosyalarında oldukça zayıf kalabilir. Aksine, savunmanın dijital delil, kast, yaş algısı, içerik sınıflandırması ve hukuka uygun adli bilişim incelemesi üzerine kurulması gerekir.

13.4 Tamamen Sentetik Yetişkin İçerikte

Tamamen sentetik, gerçek kişiye ait yüz veya ses içermeyen, çocuk veya çocuk gibi görünen kişi unsuru taşımayan ve aleni şekilde paylaşılmayan yetişkin içeriklerde TCK 226 bakımından daha farklı bir değerlendirme yapılır. Böyle bir içerikte gerçek bir mağdur olmayabilir; ancak bu, her ihtimalde suç oluşmayacağı anlamına gelmez.

Buna karşılık, gerçek kişi kullanılmayan, çocuk veya çocuk gibi görünen kişi içermeyen, aleniyet taşımayan ve hukuka aykırı yayma/dağıtma fiili bulunmayan sentetik yetişkin içeriklerde suçun unsurları çok daha dikkatli tartışılmalıdır.

Yapay zeka ürünüydü— savunması, yetişkin deepfake dosyalarında görüntünün gerçek dışılığını ve özel hayat görüntüsü olmadığını göstermek bakımından etkili olabilir. Ancak çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi içeren dosyalarda bu savunma tek başına yeterli değildir. TCK 226 kapsamında daha ağır bir maddeden hakkınızda işlem yapılması da olasıdır!

TCK 226/3’ün güncel metni, yapay veya temsili çocuk görüntülerini de açıkça kapsadığı için savunmanın mutlaka teknik adli bilişim incelemesi, kast analizi, içerik sınıflandırması gibi hususlar önem arz eder.


14. Uygulamada En Sık Görülecek Deepfake Müstehcenlik Senaryoları

Senaryo 1: Mağdurun Yüzü Müstehcen Görüntüye Yerleştiriliyor

Bu durumda özel hayatın gizliliği, kişisel veri, hakaret, şantaj ve manevi tazminat gündeme gelir. Görüntü alenen yayınlanmışsa TCK 226/2 ayrıca tartışılabilir.

Senaryo 2: Eski Sevgili Yapay Zeka ile Sahte Görüntü Üretiyor

Burada failin intikam, kıskançlık, baskı veya ilişkiyi sürdürme amacı araştırılır. Şantaj tehdidi varsa TCK 107, özel görüntü algısı yaratılmışsa TCK 134 ve yayın varsa diğer suçlar gündeme gelir.

Senaryo 3: Çocuk Gibi Görünen Yapay Zeka Görselleri Üretiliyor

Bu senaryo TCK 226/3 bakımından en ağır risk alanıdır. Gerçek çocuk bulunmasa bile temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi tartışması yapılmalıdır.

Senaryo 4: Görüntü Telegram veya Benzeri Grupta Paylaşılıyor

Paylaşımın kapsamı, grup üye sayısı, çocukların erişimi, link paylaşımı, içeriklerin depolanması ve kullanıcıların aktif katkısı incelenir. TCK 226/2, 226/3 veya 226/5 ihtimali gündeme gelebilir.

Senaryo 5: Görüntü Sadece Telefonda Bulunuyor

Bu durumda “bulundurma” fiili tartışılır. Ancak aktif kayıt mı, otomatik indirme mi, cache mi, thumbnail mı, bulut senkronizasyonu mu olduğu adli bilişim incelemesiyle belirlenmelidir.

Senaryo 6: Deepfake İçerik ile Para İsteniyor

Bu durumda şantaj, tehdit, kişisel veri, özel hayat ve TCK 226 birlikte tartışılır. Ayrıca IBAN, kripto cüzdan, ödeme hesabı ve iletişim kayıtları delil zincirine dahil edilmelidir.


Avukat Orhan Önal; Bu Dosyalar Klasik Ceza Dosyası Gibi Takip Edilemez

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntü, deepfake şantaj ve cinsel itibar saldırısı dosyaları klasik ceza dosyalarından farklıdır. Bu dosyalarda yalnızca kanun maddesi bilmek yetmez; dijital delil mantığını, sosyal medya altyapısını, yapay zeka üretim süreçlerini, görüntü manipülasyonu ihtimallerini, içerik kaldırma mekanizmalarını ve ceza muhakemesi stratejisini birlikte değerlendirmek gerekir. Bir TCK 226 dosyasında şu beş eksen aynı anda kurulmalıdır:

  • 1. Ceza Hukuku Ekseni; Hangi suç oluşmuştur? TCK 226’nın hangi fıkrası uygulanacaktır? Şantaj, özel hayat, kişisel veri, hakaret veya iftira suçları ayrıca var mıdır?
  • 2. Dijital Delil Ekseni; Görüntü nerede üretildi? Hangi cihazdan yüklendi? Hangi IP üzerinden paylaşıldı? Hash değerleri nedir? Dosya aktif mi, pasif mi, otomatik mi oluşmuştur?
  • 3. Mağdur Koruma Ekseni; İçerik yayılıyor mu? Erişim engeli gerekiyor mu? Platform başvurusu yapılmış mı? Mağdurun itibarı, aile hayatı ve iş çevresi zarar görmüş mü?
  • 4. Savunma Ekseni; Fail kimdir? Kast var mı? İçeriğin niteliği doğru sınıflandırılmış mı? Bilirkişi raporu yeterli mi? CMK’ya uygun dijital inceleme yapılmış mı?
    • Bu nedenle yapay zeka müstehcenlik dosyaları, yalnızca “şikâyet dilekçesi verelim” veya “ifadeye girelim” düzeyinde ele alınamaz. Dosya, ilk günden teknik ve stratejik olarak kurulmalıdır.

Yapay Zeka Çağında TCK 226 Daha Teknik, Daha Riskli ve Daha Stratejik Hâle Geldi

Yapay zeka ile üretilen müstehcen görüntüler, deepfake şantaj ve cinsel itibar saldırıları, önümüzdeki yılların en ciddi ceza hukuku alanlarından biri olacaktır. Bu dosyalarda mağdur için sorun yalnızca görüntünün kaldırılması değil; itibarın korunması, delilin kaybolmaması ve failin tespitidir. Şüpheli veya sanık için ise mesele yalnızca “görüntü bana ait değil” demek değil; dijital delilin kaynağını, kastı, bulundurma iradesini, paylaşım zincirini ve TCK 226’nın doğru fıkrasını tartışabilmektir.

TCK 226 artık yapay zeka çağında çok daha hassas bir noktaya gelmiştir. Özellikle çocuk, temsili çocuk görüntüsü veya çocuk gibi görünen kişi içeren müstehcen yapay zeka içeriklerinde ceza tehdidi son derece ağırdır. Yetişkin deepfake mağduriyetlerinde ise TCK 226’nın yanında özel hayatın gizliliği, kişisel veriler, şantaj, hakaret, iftira ve manevi tazminat boyutu birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle deepfake müstehcen görüntü, yapay zeka ile çıplak görüntü oluşturma, TCK 226 müstehcenlik suçu, çocuk gibi görünen yapay zeka görüntüsü, deepfake şantaj, sahte cinsel içerik yayma, cinsel itibar saldırısı ve internet ortamında müstehcen içerik paylaşma gibi dosyalarda sürecin başından itibaren uzman bir ceza avukatı ve adli bilişim perspektifiyle hareket edilmesi hayati önem taşır.

Avukat Önal’ın Benzer Mahiyette Yüzlerce Çalışmasından Çok Okunan Beşi

Sıra Yazı Başlığı Neden Bu Konuya Yakın? Link Atfı
1 TCK 226/3 Müstehcenlik, Suç Tarihi Dijital Bulundurma Kastı Cache/önbellek savunmasının ana ekseni olan dijital bulundurma kastı, temadi, dijital egemenlik ve TCK 226/3 ispatı bakımından en doğrudan bağlantılı içerik. (Önal Avukat İzmir)
2 NCMEC Kapsamında Adli Bilişim Raporları ve Savunma NCMEC raporu, adli bilişim raporu, teknik delil ≠ kesin suç, CMK 134, hash, cihaz imajı ve bilirkişi raporu itirazı bakımından doğrudan kullanılabilecek ana yazı. (Önal Avukat İzmir)
3 NCMEC CyberTipline & Telegram Çocuk Pornosu Suçunda Kurul NCMEC + Telegram + TCK 226 + dijital çağda ispat üçgenini birlikte ele alıyor; Telegram kaynaklı dosyalarda cache/indirilenler/para transferi ayrımı için güçlü iç bağlantı verir. (Önal Avukat İzmir)
4 Müstehcen Görsel Çıktı: Müstehcenlik Suçu, NCMEC Davaları “Cihazda görsel çıktı” kabulünün tek başına mahkûmiyet için yeterli olup olmadığı, veri analizi, algoritmik eşleşme, dijital delil ve savunma stratejisi açısından konuya çok yakın. (Önal Avukat İzmir)
5 NCMEC Avukatı & Çocuklara Karşı Dijital Suçlar, Müstehcenlik TCK 226 müstehcenlik, TCK 105 çocuk cinsel tacizi, NCMEC, dijital suçlar ve çocuklara karşı dijital eylemler ayrımını kurmak için uygun ana referans yazı. (Önal Avukat İzmir)

  • Avukat Orhan ÖNAL çizgisinde hazırlanan NCMEC Davaları & Soruşturmaları yazıları; tecrübeye dayalı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya stratejisi, evrak ve teknik rapor içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hususta ve benzeri nitelikte konularda ise uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ancak tamamlayamadığımız “NCMEC Uygulamaları Kitabında” da detaylıca yer verilmektedir.
  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Benzer NCMEC’den doğan ceza davalarından gördüğümüz; her nevinden NCMEC davalarında farklı savunma argümanları geliştirilerek hareket edilmesi gerekliliğinin unutulmamasını ve mutlaka avukatınızla hareket edilerek savunma yapılmasını unutmamanızı şiddetle tavsiye ederiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne veya *NCMEC DAVALARI için ve dijital cinsel suçlar* tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
    • AVUKAT DESTEĞİ

      Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

      Hafta içi: 09:00 – 19:00
      Cumartesi: 10:00 – 18:00
      Telefon: +90 532 282 25 23

      Gizlilik

      Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button