TCK 226’da Cache / Önbellek Dosyaları: Dijital İz Ceza Değildir
1. Her Dijital Kalıntı, Ceza Hukukunda “Bulundurma” Sayılmaz
1.A Dijital delilin ilk kuralı: Dosya varsa bile, önce “nasıl oluştu?” sorulur
TCK 226 kapsamında yürütülen müstehcenlik suçu dosyalarında en tehlikeli yanılgı, telefon veya bilgisayarda görünen her teknik verinin doğrudan “depolama”, “bulundurma” veya “bilinçli arşivleme” kabul edilmesidir.
Oysa ceza hukuku, cihazın otomatik işleyişini değil, insanın iradi davranışını cezalandırır. Bir dijital materyalin cihazda görünmesi, sanığın o materyali bilerek indirdiği, sakladığı, tasniflediği, yeniden kullandığı veya başkasına sunduğu anlamına gelmez.
TCK 226/3’ün ikinci cümlesinde cezalandırılan seçimlik hareketler; çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin kullanıldığı müstehcen ürünleri ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma veya başkalarının kullanımına sunmadır. Kanun metninde “cihazda teknik iz bulunması” şeklinde bir seçimlik hareket yoktur.
Bu nedenle TCK 226 müstehcenlik suçu, özellikle çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depolama suçu ve müstehcen görüntü bulundurma suçu bakımından şu ayrım hayati önemdedir:
- Dijital iz başka şeydir
- Ceza hukuku anlamında iradi depolama başka şeydir
- Teknik kalıntı başka şeydir (dijital izin gölgesindeki yazımızı inceleyin)
- Bilinçli bulundurma başka şeydir
Bir cihazda cache, önbellek, thumbcache, thumbnail, temporary internet files, video player cache, uygulama artığı veya silinmiş alan verisi bulunması; ancak dosyanın oluşum biçimi, dosya yolu, erişim tarihi, kullanım izi ve sanık iradesiyle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır.
1.B İzmir örneği: Eski telefon, otomatik indirme ve galeriye düşmeyen dosya
Takibini yaptığımız bir İzmir dosyasında, “XY” isimli şüphelinin telefonunda birkaç görsel tespit edildiğini varsayalım. İlk bakışta rapor “cihazda müstehcen içerik bulundu” diyebilir. Ancak ayrıntılı incelemede dosyaların galeri klasöründe değil, uygulamanın cache path alanında bulunduğu; dosyaların tam çözünürlüklü olmadığı; açılma veya paylaşım izi taşımadığı; telefonda otomatik medya indirme ayarının açık olduğu görülebilir. Bu da emsal kararlara ve takip ettiğimiz diğer bir kısım davalara göre de BERAAT kararı ile sonuçlanmıştır.
Bu tabloda doğru hukuki soru şudur: XY bu dosyaları bilerek mi sakladı, yoksa sistem kendi teknik işleyişiyle geçici kayıt mı oluşturdu? Bu soru cevaplanmadan mahkûmiyet kurulamaz.
1.C Bursa örneği: Video player cache ve silme davranışı
Takibini yaptığımız bir Bursa XX Asliye Ceza dosyasında “A.C.” isimli kişi, sohbet uygulamasında gelen bir videonun çocukların kullanıldığı müstehcen içerik olduğunu fark ettiğini ve hemen sildiğini beyan etmiş olsun. Adli bilişim incelemesi de videonun çok kısa süre cihazda kaldığını, özel klasöre taşınmadığını, tekrar açılmadığını, paylaşılmadığını ve geri getirme yazılımı bulunmadığını gösteriyorsa, bu tablo saklama kastı değil, uzaklaşma iradesi gösterir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2018/377 E., 2019/9645 K. sayılı kararında da müstehcen görüntülerin seyretmek amacıyla indirilip-yüklendikten sonra silinmesi hâlinde dahi, depolama veya bulundurma kastının otomatik kabul edilemeyeceği; görüntülerin ne kadar süre tutulduğu, tasniflenip tasniflenmediği ve geri getirme yazılımı bulunup bulunmadığı gibi hususların teknik olarak araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu içtihadın özü çok nettir: Silinen veri, sırf özel yazılımla geri getirilebilir diye bulundurma kastı doğurmaz.
2. Cache / Önbellek Nedir ve Ceza Hukuku Bakımından Neden Önemlidir?
2.A Cache, Kullanıcının Değil Sistemin Hareketi Olabilir
2.A.1 Cache dosyası nasıl oluşur?
Cache, cihazın, uygulamanın veya tarayıcının daha hızlı çalışmak için oluşturduğu geçici veri alanıdır. Kullanıcı bir dosyayı açıkça “indir” veya “kaydet” demeden de cache oluşabilir. Bugün TCK 226 dosyalarında özellikle şu kaynaklar sık görülür:
- Telegram otomatik medya indirme
- WhatsApp grup medya kayıtları
- Instagram önizleme verileri
- tarayıcı temporary internet files
- sohbet sitesi pop-up ve reklam yönlendirmeleri
- video player geçici bellek dosyaları
- thumbnail ve thumbcache verileri
- bulut senkronizasyon artıkları
- silinmiş alan ve unallocated space kalıntıları
Bunların ortak özelliği şudur: Her biri, kullanıcının açık ve bilinçli saklama iradesi olmaksızın oluşabilir. Bu nedenle cache dosyası delil midir? sorusunun cevabı şudur: Cache dosyası teknik delildir; fakat tek başına ceza hukuku anlamında depolama kastı veya bulundurma kastı delili değildir.
2.A.2 Ankara örneği: “Cache” olarak kayıtlı iki düşük pikselli fotoğraf
Bu noktada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’nin 2022/1001 E., 2023/203 K. sayılı kararı özellikle önemlidir. Kararda, cep telefonu hafızasında iki düşük pikselli fotoğrafın “cache” dosya olarak imaj alma sırasında tespit edildiği; bu fotoğrafların geçici bellek dosyaları arasında bulunduğu; sonradan erişim, paylaşım veya kullanım müdahalesi olmadığı; başka bir sabit klasörde tutulmadığı ve telefonda geri getirme programı bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle TCK 226/3-2 yönünden suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Bu kararın dijital ceza hukuku bakımından verdiği mesaj çok kuvvetlidir: cache varsa, önce teknik mahiyet araştırılır, geçici bellek varsa, kast varsayılmaz, sabit klasör yoksa, depolama iddiası zayıflar, sonradan erişim yoksa, bilinçli kullanım ispatlanamaz, geri getirme yazılımı yoksa, silinen veriden kast çıkarılamaz
Bu yaklaşım, özellikle TCK 226 cache dosyası savunması, önbellek dosyaları suç delili midir, adli bilişim raporu itirazı, müstehcenlik suçu beraat savunması gibi arama motorlarında sık sorulan başlıkların merkezinde yer almalıdır.
2.A.3 Sakarya örneği: Otomatik gruba eklenme ve fark edince silme
Sakarya’da takip ettiğimiz asliye ceza davalarından birinde; “M.K.” isimli kişi, sohbet sitesinden tanıştığı bir kullanıcı tarafından Telegram’a yönlendirilmiş, telefonda otomatik medya indirme ayarı açık olduğu için bazı görüntüler cihaza düşmüş olsun. Kişi, görüntülerin niteliğini fark edince bunları sildiğini savunsun. Bu savunma, tek başına kabul veya ret edilmez. Teknik olarak test edilir. Adli bilişim raporu şu soruları cevaplamalıdır:
- Telegram otomatik indirme ayarı açık mıydı?
- Dosya grup veya özel sohbetten mi geldi?
- Kullanıcı manuel indirme yaptı mı?
- Dosya hangi klasöre düştü?
- Dosya galeriye kaydedildi mi?
- Dosya açıldı mı? Dosya paylaşıldı mı?
- Dosya özel klasöre taşındı mı?
- Dosya silindikten sonra geri getirildi mi?
Eğer cevaplar “otomatik oluşum, kısa süreli kalma, erişim yokluğu ve silme iradesi” yönündeyse, TCK 226/3 kapsamında bilinçli depolama kabulü kurulamaz.
2.A.4 İstanbul örneği: Çok cihazlı dosyada delil kalabalığı hukuki kesinlik değildir
Takip ettiğiniz bir İstanbul dosyasında telefon, laptop, tablet, bulut hesabı, Telegram, Discord, Instagram ve tarayıcı verileri birlikte incelenmiş olsun. Rapor hacimli olabilir. Ancak raporun hacmi, hukuki kesinlik anlamına gelmez. Çok cihazlı dosyalarda savunma şu ayrımı yapmalıdır: aktif kullanıcı dosyası, cache / önbellek verisi, thumbnail / thumbcache, silinmiş dosya, bulut yedeği, otomatik senkronizasyon, eski cihazdan taşınan veri, üçüncü kişi tarafından gönderilen medya, hash eşleşmesi olan dosya, hash eşleşmesi olmayan dosya
Delil kalabalığı, delil kalitesi yerine geçmez. TCK 226 gibi ağır sonuçlar doğuran bir suçta, her dijital materyal tek tek path, hash, tarih, erişim, kaynak uygulama ve kullanıcı davranışı bakımından incelenmelidir.
2.B Cache Dosyası ile Aktif Depolama Aynı Şey Değildir
2.B.1 Aktif depolama neyi gösterir?
Aktif depolama, genellikle kullanıcının dosya üzerinde bilinçli hâkimiyet kurduğunu gösteren teknik davranışlarla anlaşılır. Örneğin: dosyanın downloads klasöründe tutulması, dosyanın özel klasöre taşınması, dosyanın yeniden adlandırılması, arşivlenmesi, tekrar tekrar açılması, paylaşılması, favorilere alınması, gizli klasöre yerleştirilmesi, bulut hesabına yedeklenmesi, harici belleğe aktarılması, klasörleme ve tasnifleme yapılması…
Bunlar mevcutsa, depolama veya bulundurma kastı ayrıca tartışılabilir. Fakat bu davranışlar yoksa, özellikle dosya cache/önbellek veya geçici sistem dosyası alanında ise, ceza hukuku bakımından çok dikkatli olunmalıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2018/377 E., 2019/9645 K. sayılı ilamı, depolama öğesini “bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak” şeklinde açıklarken, bilişim sisteminde depolama için verilerin ileride yeniden kullanılmak üzere biriktirilmesi, tasnif edilmesi ve yeterli süre bulundurulması gerektiğini kabul etmiştir. Bu içtihat, TCK 226 savunmasında altın ölçüdür.
2.B.2 Aktif depolama ile cache arasındaki hukuki fark
Cache dosyası, çoğu zaman sistemsel ve geçicidir. Aktif depolama ise kullanıcı iradesine dayanır. Bu fark şu şekilde özetlenebilir:
- Cache: Sistem üretir
- Aktif depolama: Kullanıcı saklar
- Cache: Geçici olabilir
- Aktif depolama: Muhafaza amacı taşır
- Cache: Kullanıcıya görünmeyebilir
- Aktif depolama: Kullanıcı erişimine açıktır
- Cache: Thumbnail veya fragment olabilir
- Aktif depolama: Tam dosya olabilir
- Cache: Açılma izi taşımayabilir
- Aktif depolama: Kullanım geçmişi bırakabilir
Bu ayrım yapılmadan “cache dosyası = TCK 226/3 bulundurma” denilemez.
2.B.3 Muğla örneği: Ortak Wi-Fi, ikinci el telefon ve otomatik senkronizasyon
Takip ettiğimiz bir Muğla dosyasında “R.T.” isimli kişinin ikinci el aldığı telefonda bazı görüntü kalıntıları çıkmış olsun. Cihaz turistik bölgede ortak Wi-Fi ağlarına bağlanmış, daha önce başka kullanıcı hesaplarıyla kullanılmış ve bulut senkronizasyon geçmişi belirsiz olsun. Bu tabloda “telefon onda bulundu, görüntüler de telefonda çıktı” demek yeterli değildir. Sorulması gerekenler şunlardır:
- Cihaz ne zaman edinildi?
- Dosyalar cihaz edinilmeden önce mi oluştu?
- Eski kullanıcı hesapları var mı?
- Google/iCloud/Telegram/WhatsApp yedekleri kime ait?
- Dosyalar cache mi, aktif klasör mü?
- Dosyalar kullanıcıya görünür müydü?
- Dosyalar açıldı mı?
- Dosyalar silindi mi?
- Silindikten sonra geri getirildi mi?
Bu sorulara cevap verilmeden cihaz aidiyetinden fiil aidiyeti üretilemez. Ceza sorumluluğu, cihaz mülkiyetinden değil, failin somut ve iradi fiilinden doğar.
2.B.4 Bodrum davamızdan: Sohbet sitesi, pop-up ve tarayıcı cache
Takip ettiğimi bir Bodrum asliye ceza dosyasında “L.Y.” isimli kişi, sohbet sitesinde gezinirken pop-up veya reklam yönlendirmesiyle bir bağlantıya tıklamış olsun. Sonrasında tarayıcı cache alanında küçük boyutlu görsel parçaları bulunmuş olsun. Bu durumda rapor şu ayrımı yapmalıdır:
- Bilinçli arama var mı?
- Siteye doğrudan mı girilmiş?
- Pop-up veya yönlendirme var mı?
- Görseller temporary internet files içinde mi?
- Dosyalar tam mı, thumbnail mi?
- Dosyalar kullanıcı tarafından kaydedilmiş mi?
- Dosyalar sonradan açılmış mı?
- Dosyalar paylaşılmış mı?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi kararında internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında sistem dosyasına otomatik geçici kayıt yapılması hâlinde, bu iradi olmayan işlem nedeniyle kural olarak depolama veya bulundurma kastının bulunmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle tarayıcı cache’i, tek başına TCK 226/3 mahkûmiyetine dayanak yapılamaz.
2.B.5 Hataen inen dosyayı fark edince silmek neden önemlidir?
Bir görüntü otomatik inmiş, kullanıcı bunu fark etmiş ve hemen silmişse, burada ceza hukuku bakımından iki ihtimal vardır.
- Birinci ihtimal: Kişi dosyayı saklamak istememiştir.
- İkinci ihtimal: Kişi delili gizlemek istemiştir.
Bu iki ihtimal arasındaki fark teknik incelemeyle ortaya çıkar. Eğer dosya; kısa süre cihazda kalmışsa, özel klasöre alınmamışsa, yeniden adlandırılmamışsa, paylaşılmamışsa, tekrar açılmamışsa, galeriye bilinçli kaydedilmemişse, geri getirme programı yoksa, dosyanın silinme tarihi yakınsa, cache/temp alanında kalmışsa, bu durum çoğu zaman depolama kastını değil, silme ve uzaklaşma iradesini gösterir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, silinen verilerin özel yazılımlarla geri getirilebilmesinin tek başına depolama veya bulundurma kastı yaratmayacağını; kast için süre, sayı, tasnif, özel klasörleme ve geri getirme yazılımı gibi teknik hususların araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle “sildiyse suçludur” yaklaşımı yanlıştır. Bazı dosyalarda tam tersine, silme davranışı suç işleme kastının bulunmadığını gösteren en kuvvetli teknik-hukuki işaret olabilir.
3. TCK 226/3 Kapsamında Depolama ve Bulundurma İçin Ne Gerekir?
3.1 Sadece Dosyanın Varlığı Yetmez
TCK 226/3-2 bakımından “depolama” veya “bulundurma” denildiğinde, ceza hukuku şu sorunun cevabını arar: Fail, suç konusu ürünü bilerek ve isteyerek dijital hâkimiyeti altında tutmuş mudur? Yani mesele yalnızca verinin cihazda bulunması değildir. Mesele, failin o veriyi: bilerek indirmesi, saklaması, tasniflemesi, tekrar kullanmak üzere muhafaza etmesi, açması veya izlemesi, paylaşması, başka klasöre taşıması, yeniden adlandırması, arşivlemesi, gizlemesi, başkalarının kullanımına sunmasıdır.
Bu davranışlar yoksa, özellikle de dosyalar cache/önbellek veya geçici sistem verisi niteliğindeyse, TCK 226/3 anlamında suçun maddi ve manevi unsurları tartışmalı hâle gelir.
3.2 Kast Dosyanın Varlığından Değil, Kullanıcı Davranışından Çıkarılır
Ceza hukukunda kast, varsayımla kurulamaz. Dijital materyalin cihazda görünmesi, sanığın onu bilerek sakladığı anlamına gelmez. Failin suç konusu olduğunu bildiği bir içeriği isteyerek depoladığı veya bulundurduğu, teknik verilerle ortaya konulmalıdır.
Bu noktada adli bilişim raporunda özellikle şu hususlar aranmalıdır:dosyanın tam path/yol bilgisi, hash değeri, oluşturulma tarihi, değiştirilme tarihi, son erişim tarihi, açılma veya izlenme kaydı, kaynak uygulama, kullanıcıya görünürlük, galeri veya MediaStore kaydı, dosyanın tam dosya mı thumbnail mı olduğu, paylaşım veya forward izi, geri getirme yazılımı bulunup bulunmadığı. Bunlar yoksa, rapor teknik olarak eksiktir. Eksik teknik raporla ağır ceza tehdidi içeren bir TCK 226 mahkûmiyeti kurulamaz.

4. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin Ölçütü: Geçici Kayıt, Kural Olarak Depolama Kastı Değildir
Yargıtay 18. CD, 2018/377 E., 2019/9645 K.
Bu konuda en güçlü ve doğrudan kullanılabilecek içtihatlardan biri Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 23.05.2019 tarihli, 2018/377 E., 2019/9645 K. sayılı kararıdır.
Kararda Yargıtay, TCK 226/3 ve TCK 226/4 kapsamında depolama kavramını teknik ve hukuki açıdan açıklamıştır. Daireye göre bilişim sisteminde depolamadan söz edilebilmesi için verilerin ileride yeniden kullanılabilme amacıyla biriktirilmesi, tasnif edilmesi ve sanal ürünün niteliğine göre yeterli süre bulundurulması gerekir. Bu cümle, TCK 226 dosyalarında cache/önbellek savunmasının omurgasıdır.
Yargıtay aynı kararda açıkça şunu kabul etmiştir: Depolama veya bulundurma eylem ve amacı olmaksızın, salt görüntülere bakmak, seyretmek veya dinlemek suretiyle bu suçlar işlenemez. İnternet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında verilerin otomatik olarak sistem dosyasına geçici biçimde kaydedilmesi hâlinde, iradi olmayan bu işlem nedeniyle kural olarak depolama veya bulundurma kastından söz edilemez.
Bu Kararın Pratik Sonucu
Bu içtihada göre bir dosyada cache/önbellek verisi varsa mahkeme şu ayrımı yapmak zorundadır:
- Dosya otomatik sistem kaydı mı?
- Kullanıcı tarafından iradi olarak mı indirilmiş?
- Başka ortamdan mı kopyalanmış?
- Ne kadar süre cihazda kalmış?
- Kullanıcı tarafından açılmış mı?
- Yeniden kullanılmış mı?
- Özel klasöre taşınmış mı?
5. Hataen İnen Görüntüyü Fark Edip Silmek: Kast Yokluğunun En Güçlü Göstergelerinden Biri
5.1 Silme Davranışı Her Zaman “Gizleme” Değildir
TCK 226 dosyalarında sık karşılaşılan bir durum şudur: Kullanıcı, sohbet sitesi, Telegram, WhatsApp, Instagram veya bir bağlantı üzerinden istemediği bir içeriğe maruz kalır. Görüntünün mahiyetini fark eder ve hemen siler. Bu durumda soru şudur:
Hataen veya otomatik olarak inen bir görüntüyü fark eder etmez silmek, suçun delili midir; yoksa suç işleme kastının bulunmadığını mı gösterir? Cevap somut teknik verilere göre değişir. Ancak Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2018/377 E., 2019/9645 K. sayılı kararındaki yaklaşım son derece açıktır: Müstehcen görüntülerin seyretmek amacıyla indirildikten sonra silinmesi hâlinde dahi, sırf bu nedenle depolama veya bulundurma kastından söz edilemez; silinen verilerin özel yazılımlarla geri getirilebilir olması da tek başına kastı göstermez.
Yargıtay, burada görüntülerin ne kadar süre tutulduğu, sayısı, tasnifleme yapılıp yapılmadığı ve geri getirme amacıyla özel yazılım bulunup bulunmadığı gibi teknik hususların araştırılmasını ister. Bu yaklaşım, hataen veya irade dışı inen dosyayı fark edip silme savunması açısından son derece önemlidir.
5.2 Silme İradesi, TCK 226/3’te Bilinçli Bulundurma İddiasını Çökertebilir
TCK 226/3 kapsamında suçun oluşabilmesi için failin suç konusu ürünü bilinçli olarak bulundurması veya depolaması gerekir. Hataen inen ya da otomatik olarak cihaza düşen bir dosyayı fark eder etmez silen kişinin amacı, dosyayı saklamak değil, cihazdan uzaklaştırmaktır.
Bu nedenle şu cümle çok önemlidir: Hataen veya otomatik olarak inen bir görüntünün fark edilmesi üzerine derhâl silinmesi, dijital izlerden de doğrulanıyorsa, TCK 226/3 kapsamında depolama veya bulundurma kastı oluşmaz.
Bu savunma, soyut bir inkâr değildir. Teknik olarak ölçülebilir. Adli bilişim raporu dosyanın oluşturulma-silinme-zaman çizelgesini, erişim kayıtlarını ve kullanıcı hareketlerini ortaya koymalıdır.
6. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin Güncel Yaklaşımı: Sosyal Medya Üzerinden Gelen Geçici Görüntüler Araştırılmalıdır
6.1 Yargıtay 12. CD, 2023/1096 E., 2023/5504 K.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 11.12.2023 tarihli, 2023/1096 E., 2023/5504 K. sayılı kararı da aynı teknik-hukuki çizgiyi güncel biçimde devam ettirmiştir. Kararda sanığın telefonunda çocuk olduğu düşünülen cinsel içerikli görüntüler tespit edilmiş; sanık ise görüntülerin bir gruptan otomatik olarak telefonuna indiğini savunmuştur. Yargıtay, sosyal medya üzerinden gelen ve geçici şekilde kaydedilmiş görüntüler olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurgulamıştır.
Bu karar, özellikle telefon incelemelerinde önemlidir. Çünkü artık birçok TCK 226 dosyası bilgisayar hard diskinden değil, telefon uygulamalarından doğmaktadır: Telegram, WhatsApp, Instagram, tarayıcı cache’i, sohbet siteleri, bulut senkronizasyonu ve otomatik medya indirme ayarları. Bu yüzden telefonlarda görülen her dosya, kullanıcı tarafından bilinçli indirilen dosya olarak kabul edilemez.
Kararın Savunmaya Verdiği Ölçüt
Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yaklaşımı şu teknik soruları zorunlu kılar: Görüntüler sosyal medya üzerinden mi gelmiştir? Geçici kayıt niteliğinde midir? Otomatik indirme ayarı nedeniyle mi cihaza düşmüştür? Kullanıcı bu dosyalara erişmiş midir? Dosyalar tasniflenmiş midir? Yeniden kullanılmış mıdır? Dosyadaki kişilerin yaşı tereddütsüz belirlenmiş midir? Bu sorular yanıtlanmadan TCK 226/3 kapsamında mahkûmiyet kurulması, dijital delilin hukukileştirilmeden hükme esas alınması anlamına gelir.
6.2 Ankara – İzmir BAM Kararları: Cache Dosyası ve Geçici Bellek Tek Başına Suç Oluşturmaz
Cache Dosya Olarak Kayıtlı Düşük Pikselli Fotoğraflar
Bu konuda dikkat çekici bir bölge adliye mahkemesi kararı da bulunmaktadır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi’nin 2022/1001 E., 2023/203 K. sayılı kararında; NCMEC ihbarı üzerine yürütülen bir dosyada, telefon hafızasında iki adet düşük pikselli fotoğrafın “cache” dosya olarak kayıtlıyken imaj alma sırasında tespit edildiği değerlendirilmiştir.
Daire; bu fotoğrafların geçici bellek dosyaları arasında bulunmasını, sonradan erişim/paylaşım/kullanım müdahalesi olmamasını, başka sabit klasörde tutulmamasını ve telefonda geri getirme programı bulunmamasını birlikte değerlendirerek suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. Bu kararın mesajı nettir:
- Cache dosyası mahkûmiyetin değil, teknik tartışmanın konusudur.
- Geçici bellek dosyası, bilinçli bulundurma anlamına gelmez.
- Erişim, paylaşım, kullanım, sabit klasör veya geri getirme yazılımı yoksa kast varsayılamaz.
Bu yaklaşım, TCK 226 savunmasında son derece kıymetlidir. Çünkü “cache” kelimesini doğrudan kullanan ve dijital geçici bellek verisini ceza hukuku bakımından değerlendiren açık bir örnektir.
7. Önbellek, Thumbcache ve Geçici Sistem Dosyaları Nasıl İncelenmelidir?
Dosya Yolu / Path Analizi
Bir adli bilişim raporunda ilk bakılacak yer dosya yoludur. Çünkü path, verinin hukuki kaderini belirleyebilir. Örneğin:
/Download/DCIM/Pictures/Gallery/Telegram/Telegram Video/WhatsApp/Media
gibi klasörler, kullanıcıya daha görünür ve erişilebilir alanlardır. Buna karşılık:
/Android/data/.../cache/cache/tmptemporary internet filesthumbcachethumbnailvideo cachedeleted filesunallocated space
gibi alanlar, çoğu zaman sistemsel veya geçici veri alanlarıdır. Bu fark görmezden gelinirse, adli bilişim raporu ceza hukuku bakımından yanıltıcı hâle gelir.
Thumbcache ve Thumbnail Tam Dosya Değildir
Thumbcache veya thumbnail, sistemin hızlı önizleme üretmek için oluşturduğu küçük görsel kayıtlardır. Bunlar her zaman tam dosya değildir. Kullanıcı, çoğu zaman bu dosyanın varlığından haberdar değildir. Bu nedenle thumbnail veya thumbcache verisini, doğrudan “sanık çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri depoladı” şeklinde yorumlamak teknik açıdan sakattır.
8. Hataen İnen Görüntünün Silindiği Teknik Olarak Nasıl Anlaşılır?
8.1 Zaman Çizelgesi Kurulmalıdır
Adli bilişim incelemesi yalnızca dosya listesi vermemelidir. Bir timeline, yani dijital zaman çizelgesi kurmalıdır. Bu çizelgede şunlar gösterilmelidir: Dosya ne zaman oluştu?, Hangi uygulama üzerinden geldi?, Ne zaman silindi?, Silinmeden önce açıldı mı?, Kaç saniye/dakika/saat cihazda kaldı?, Silindikten sonra tekrar erişildi mi?, Geri getirme programı kullanıldı mı?, Aynı içerik başka klasöre taşındı mı?,Aynı içerik paylaşılmış mı? Eğer zaman çizelgesi, dosyanın hataen indiğini ve kısa süre içinde silindiğini gösteriyorsa, bu durum suç kastı lehine değil, savunma lehine yorumlanmalıdır.
8.2 Silme İradesinin Hukuki Anlamı
Bir dosyayı saklayan kişi ile dosyayı fark eder etmez silen kişi aynı hukuki konumda değildir. Saklama davranışı, belirli koşullarda depolama kastını destekleyebilir. Fakat derhâl silme davranışı, özellikle teknik kayıtlarla doğrulanıyorsa, bulundurma iradesinin bulunmadığını gösterir.
Bu nedenle mahkeme, silinen dosyaları “özel yazılımla geri getirilebilir” diye doğrudan aleyhe değerlendiremez. Yargıtay 18. Ceza Dairesi de silinen verilerin özel yazılımlarla geri getirilebilmesinin tek başına depolama veya bulundurma kastı yaratmayacağını açıkça vurgulamıştır.

9. Telegram, WhatsApp, Sohbet Sitesi ve Tarayıcı Verileri Aynı Değildir
9.1 Telegram Cache Başka, Telegram İndirilenler Başkadır
Telegram’da dosya şu alanlarda bulunabilir: otomatik medya indirme klasörü, Telegram cache alanı, özel sohbet medya klasörü, kanal dosya dizini, geçici önizleme verisi, kullanıcı tarafından manuel indirilen dosya. Bunlar aynı şey değildir. Bir Telegram içeriği cache alanında görünüyorsa, şu sorular sorulmalıdır:
- Kullanıcı dosyayı manuel indirdi mi?
- Dosya tam mı, önizleme mi?
- Dosya açıldı mı?
- Kanal üyeliği var mı?
- Mesaj ID’si var mı?
- Chat ID’si var mı?
- Dosya hash’i Telegram kaynağıyla eşleşiyor mu?
- Dosya başka klasöre taşındı mı?
Bu sorulara cevap verilmeden Telegram cache verisi, TCK 226/3 kapsamında bilinçli depolama sayılamaz.
9.2 WhatsApp Otomatik Medya İndirme Savunması
WhatsApp’ta otomatik medya indirme ayarı açıksa, gruba düşen medya içerikleri kullanıcının aktif indirme iradesi olmadan telefona kaydedilebilir. Bu durumda rapor şu ayrımı yapmalıdır:
- Otomatik indirme açık mıydı?
- Dosya grup mesajından mı geldi?
- Kullanıcı dosyayı açtı mı?
- Dosya galeride görünür müydü?
- Dosya kısa süre sonra silindi mi?
- Dosyanın paylaşım kaydı var mı?
Bu ayrım yapılmadan WhatsApp kaynaklı cache veya medya dosyasından TCK 226 mahkûmiyeti kurulması eksik incelemedir.
9.3 Sohbet Sitesi ve Tarayıcı Cache Verileri
Sohbet siteleri, reklam yönlendirmeleri, pop-up pencereler ve tarayıcı önbelleği, kullanıcının bilerek içerik indirdiği anlamına gelmeyebilir. Tarayıcı cache’i bakımından özellikle şu sorular sorulmalıdır:
- URL geçmişi var mı?
- Kullanıcı bilinçli arama yapmış mı?
- İçerik pop-up veya reklam yönlendirmesiyle mi açılmış?
- Dosya temporary internet files içinde mi?
- Dosya tam medya dosyası mı?
- Kullanıcı dosyayı kaydetmiş mi?
- Dosya daha sonra açılmış mı?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin kararında da internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik geçici kayıt oluşmasının kural olarak depolama/bulundurma kastını göstermeyeceği kabul edilmiştir.
10. Adli Bilişim Raporunda Mutlaka Sorulması Gereken Sorular
Dosyanın Teknik Konumu
- Dosya aktif kullanıcı klasöründe mi?
- Cache/önbellek alanında mı?
- Thumbcache veya thumbnail mi?
- Temporary internet files içinde mi?
- Silinmiş alandan mı kurtarıldı?
- Unallocated space içinde mi?
- Video player temp verisi mi?
Dosyanın Kaynağı
- Hangi uygulamadan geldi?
- Telegram mı?
- WhatsApp mı?
- Instagram mı?
- Tarayıcı mı?
- Sohbet sitesi mi?
- Bulut senkronizasyonu mu?
- Eski cihaz yedeği mi?
Dosyanın Kullanımı
- Dosya açılmış mı?
- İzlenmiş mi?
- Player history var mı?
- Recent files kaydı var mı?
- MediaStore kaydı var mı?
- Galeri indeks kaydı var mı?
- Paylaşım veya forward izi var mı?
Dosyanın İradesi
- Manuel indirildi mi?
- Otomatik mi oluştu?
- Kullanıcı tarafından taşındı mı?
- Yeniden adlandırıldı mı?
- Özel klasöre alındı mı?
- Arşivlendi mi?
- Gizlendi mi?
- Geri getirme yazılımı var mı?
Dosyanın Zamanı
- Oluşturulma tarihi nedir?
- Değiştirilme tarihi nedir?
- Son erişim tarihi nedir?
- Silinme tarihi nedir?
- Dosya ne kadar süre cihazda kalmıştır?
- Silindikten sonra tekrar erişim var mıdır?
Dosyanın Özdeşliği
- Hash değeri çıkarılmış mıdır?
- Aynı hash Telegram dosyasında var mıdır?
- Aynı hash NCMEC raporunda var mıdır?
- Aynı hash başka kaynakta var mıdır?
- Dosya adı benzerliği teknik özdeşlik sayılmış mıdır?
- Bu sorular cevaplanmadan, TCK 226 dosyasında “depolama” veya “bulundurma” sonucu kurulamaz.
11. Hemen Silme İradesi Varsa TCK 226/3 Neden Oluşmaz? (Teknik İspati Zor Konu)
Çünkü Saklama Kastı Yoktur
TCK 226/3 kapsamında cezalandırılan depolama veya bulundurma, pasif ve irade dışı dijital temas değildir. Failin, suç konusu ürünü bilerek ve isteyerek muhafaza etmesi gerekir. Bir görüntü hataen açılmış, otomatik inmiş veya sistem tarafından cache’e alınmış; kullanıcı da bunu fark eder etmez silmişse, ortada saklama değil, uzaklaştırma davranışı vardır.
Bu davranışın teknik izleri mevcutsa savunma çok daha güçlenir. Dosya kısa süre kalmışsa, sonradan açılmamışsa, paylaşılmamışsa, sabit klasörde tutulmamışsa, özel isimli klasöre alınmamışsa, geri getirme programı yoksa, dosya cache/temp alanındaysa, TCK 226/3 kapsamında bilinçli depolama veya bulundurma kabulü hukuken mümkün değildir.
Çünkü Ceza Hukuku Sistem Hareketini Değil, İnsan İradesini Cezalandırır
Cihazın otomatik indirmesi, uygulamanın cache üretmesi, tarayıcının geçici dosya oluşturması veya video oynatıcının temp kaydı bırakması, failin iradi suçu değildir. Ceza hukuku, otomatik sistem davranışından değil; failin bilerek, isteyerek ve hukuken anlamlı şekilde gerçekleştirdiği davranıştan ceza sorumluluğu üretir.
Bu nedenle şu cümle TCK 226 savunmasının ana omurgası olmalıdır: Hataen veya otomatik şekilde cihaza düşen, cache/önbellek veya geçici sistem dosyası niteliğindeki bir görüntünün fark edilmesi üzerine derhâl silindiği teknik kayıtlarla ortaya konuluyorsa, TCK 226/3 kapsamında depolama veya bulundurma kastından söz edilemez.
12. Nihai Olarak; Cache Dosyasından Değil, İradi Depolamadan Ceza Verilir
TCK 226 müstehcenlik suçu dosyalarında en doğru yaklaşım şudur: Dijital iz başka şeydir; ceza hukuku anlamında iradi depolama başka şeydir. Bir dosyanın cihazda bulunması, tek başına sanığın o dosyayı bilerek indirdiğini, sakladığını, tasniflediğini, yeniden kullandığını veya başkasına sunduğunu göstermez.
TCK 226 müstehcenlik suçu dosyalarında cache dosyası, önbellek verisi, thumbcache, thumbnail, temporary internet files, video player cache, otomatik medya indirme, silinmiş dosya kalıntısı veya unallocated space verisi tespit edildiğinde, mahkeme ve bilirkişi şu temel gerçeği unutmamalıdır: Bu veriler mahkûmiyetin otomatik dayanağı değil, teknik araştırmanın başlangıç noktasıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2018/377 E., 2019/9645 K. sayılı kararı ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2023/1096 E., 2023/5504 K. sayılı kararı, aynı temel noktaya işaret eder: Depolama veya bulundurma için veri üzerinde bilinçli hâkimiyet, yeniden kullanma amacı, tasnif, saklama ve kast araştırılmalıdır. Otomatik veya geçici kayıtlar, kural olarak bu kastı kendiliğinden ispatlamaz.
Bu nedenle TCK 226 dosyalarında avukatın ilk görevi, dosyanın başlığından etkilenmeden delilin gerçek teknik değerini çözmektir. Tabii uygulamada Mahkeme nezdinde bunu yapabilmek, sağlamak çok yoğun tecrübe ve avukatlık formasyonu gerektiği de bir gerçektir. Her cache dosyası suç değildir. Her önbellek verisi depolama değildir. Her thumbnail bilinçli bulundurma değildir. Her otomatik medya kaydı mahkûmiyet delili değildir. Ceza hukuku, sistemin geçici belleğini değil, failin iradi ve bilinçli fiilini cezalandırır.



Leave A Comment