Awesome Image
03Tem

A. Instagram, Whatsapp ve Telegram Müstehcenlik Davalarında Asıl Mesele: İçeriğin Varlığı Değil, Teknik Aidiyet ve Kasttır

Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen müstehcenlik soruşturmalarında en büyük hata, bir cihazda veya dijital materyalde bulunan her verinin doğrudan kullanıcı iradesiyle indirildiği, saklandığı veya paylaşıldığı varsayımıdır. Oysa ceza hukukunda mahkûmiyet, varsayıma değil; hukuka uygun, denetlenebilir, teknik olarak açıklanabilir ve her türlü makul şüpheden uzak delile dayanmalıdır.

Instagram müstehcenlik suçu, Telegram müstehcenlik soruşturması, sosyal medya üzerinden müstehcen içerik iddiası veya TCK 226 kapsamında çocukların konu edildiği müstehcen içerik suçlamalarında savunmanın merkezi sorusu şudur:

Dijital veri gerçekten sanığın bilinçli, iradi ve kastî davranışıyla mı oluşmuştur; yoksa uygulamanın teknik işleyişi, otomatik indirme, önbellek/cache sistemi, bulut senkronizasyonu, grup/kanal akışı, üçüncü kişi kullanımı veya ikinci el cihaz geçmişi nedeniyle mi cihazda görünmektedir? Bu ayrım yapılmadan verilen mahkûmiyet kararları, özellikle dijital delil temelli ceza davalarında ciddi hukuka aykırılık tartışması doğurur.

A.1 Instagram Müstehcenlik Soruşturmalarında Görüntüleme, Kaydetme ve Paylaşma Ayrımı

Instagram üzerinden yürütülen müstehcenlik dosyalarında çoğu zaman iddia, DM yazışması, hikâye görüntüleme, Reels içeriği, keşfet akışı, ekran görüntüsü, kaydedilen medya, silinmiş veri veya cihazda kalan uygulama artığı üzerinden kurulmaktadır.

Ancak Instagram gibi sosyal medya uygulamaları yalnızca aktif kullanıcı davranışlarıyla değil; önbelleğe alma, medya önizleme, küçük resim oluşturma, geçici dosya üretme, IndexedDB veya uygulama veri tabanı kayıtları gibi teknik süreçlerle de cihazda dijital iz bırakabilir.

Bu nedenle bir Instagram müstehcenlik davasında şu sorular cevaplanmadan sağlıklı bir mahkûmiyet kurulamaz:

  1. Dosya kullanıcı tarafından gerçekten indirilmiş midir?
  2. İçerik cihazda cache/önbellek verisi olarak mı kalmıştır?
  3. Görüntü yalnızca uygulama akışında otomatik olarak mı yüklenmiştir?
  4. Kullanıcı içeriği kaydetmiş, paylaşmış veya başka bir kişiye göndermiş midir?
  5. Verinin oluşma tarihi, erişim tarihi ve değişiklik tarihi tutarlı mıdır?
  6. İçeriğin hangi hesap, hangi cihaz, hangi IP, hangi oturum ve hangi kullanıcı profiliyle bağlantısı kurulmuştur?
  7. Cihaz ortak kullanımlı mıdır? (Avukat ÖNAL’ın başarı elde ettiği beraat savunmalarının en basit hallerinden)
  8. Telefon, bilgisayar, SSD veya hard disk ikinci el midir?
  9. Instagram hesabına başka cihazlardan giriş yapılmış mıdır?

Bu soruların her biri, TCK 226 kapsamındaki müstehcenlik suçlamasında suçun maddi ve manevi unsurlarını doğrudan etkiler.

Her Dijital İz, Bilinçli Bulundurma Anlamına Gelmez

Ceza yargılamasında “cihazda veri var” tespiti ile “sanık bu veriyi bilerek indirdi, sakladı veya paylaştı” kabulü aynı şey değildir. Dijital delil savunmasının özü tam olarak buradadır. Bir görüntünün telefonda, bilgisayarda, SSD’de, Telegram media klasöründe, Instagram cache alanında veya tarayıcı geçmişinde bulunması, tek başına kastı göstermez.

Özellikle müstehcenlik suçlarında, sanığın cezalandırılabilmesi için bilinçli edinme, bulundurma, yayma, nakletme, depolama veya paylaşma yönünden somut, teknik ve hukuki bağ kurulmalıdır. Bu bağ kurulmadan yapılan yargılama, dijital verinin teknik anlamı ile ceza hukukundaki kusur ilkesini birbirine karıştırır.

A.2 Telegram Müstehcenlik Davalarında Grup, Kanal, Otomatik Medya ve Cache Sorunu

Telegram müstehcenlik soruşturmalarında savunma stratejisi daha da teknik yürütülmelidir. Çünkü Telegram uygulaması, grup ve kanal yapısı, otomatik medya indirme seçenekleri, bulut tabanlı mesajlaşma, cihaz içi media klasörü, önbellek dosyaları ve çoklu cihaz oturumu nedeniyle klasik ceza dosyalarından farklı bir adli bilişim değerlendirmesi gerektirir.

Telegram’da bir kullanıcının bir gruba girmiş olması, o grupta paylaşılan her içerikten haberdar olduğu anlamına gelmez. Bir Telegram kanalında veya grubunda içerik akışına maruz kalmak ile suç konusu içeriği bilerek indirmek, saklamak, arşivlemek veya paylaşmak aynı hukuki anlamı taşımaz.

Özellikle otomatik medya indirme özelliği açık olan cihazlarda, kullanıcı bir içeriği aktif olarak indirmese bile uygulama teknik işleyişi gereği bazı medya verilerini cihaz hafızasına yazabilir. Bu kayıt kimi zaman geçici cache verisi, kimi zaman uygulama klasöründe görünen medya izi, kimi zaman küçük resim veya önizleme verisi olarak ortaya çıkabilir.

Bu nedenle Telegram müstehcenlik davasında şu ayrımlar mutlaka yapılmalıdır:

  1. Aktif indirme mi, otomatik önbellek kaydı mı?
  2. Kullanıcı tarafından manuel kayıt mı, uygulama tarafından sistemsel veri yazımı mı?
  3. Harici veri kaynağından aktarım var mı?
  4. Dosyada silme, yeniden yükleme veya veri bütünlüğünü bozan emare var mı?
  5. Timestamp kayıtları tutarlı mı?
  6. Log kaydı kullanıcı iradesini gösteriyor mu?
  7. İçerik hangi chat, grup, kanal veya medya klasörüyle ilişkilendirilmiş?
  8. Kullanıcının içeriği açtığı, izlediği, indirdiği, gönderdiği veya başkasına ilettiği teknik olarak kanıtlanmış mı?
Telegram Dosyalarında “Media Klasörü” Tek Başına Mahkûmiyet Sebebi Olamaz

Uygulamada bazı soruşturmalarda, Telegram media klasöründe yer alan bir dosya, doğrudan bilinçli bulundurma olarak yorumlanmaktadır. Bu yaklaşım teknik olarak eksiktir.

Telegram uygulamasının cihazda oluşturduğu dosya yolları, verinin nasıl oluştuğunu tek başına açıklamaz. Media klasöründe görünen bir veri, bazen kullanıcının aktif davranışıyla kaydedilmiş olabilir; bazen otomatik medya indirme nedeniyle; yahut yalnızca önizleme/cache mekanizmasıyla; bazen de önceki cihaz sahibinden veya ortak kullanımdan kalan dijital artık olarak oluşabilir.

Bu ayrım yapılmadan “dosya cihazda var, o halde suç oluşmuştur” demek, dijital delil yargılamasında son derece riskli ve hukuken tartışmalı bir kabuldür.

A.3 TCK 226 Bakımından Suçun Unsurları Teknik Delille Birlikte Değerlendirilmelidir

Müstehcenlik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak TCK 226 dosyalarında yalnızca içeriğin niteliği üzerinden değerlendirme yapmak yeterli değildir. Ceza hukuku bakımından failin fiili, kastı, veriye hâkimiyeti, içerikle ilişkisi, paylaşma veya bulundurma davranışı ve dijital delilin güvenilirliği birlikte incelenmelidir.

Özellikle çocukların konu edildiği müstehcen içerik iddialarında mahkemeler doğal olarak hassas hareket etmektedir. Ancak bu hassasiyet, ispat hukukunu ortadan kaldırmaz. Suçun konusu ağır olabilir; fakat ağır suç iddiası, daha düşük ispat standardı anlamına gelmez. Aksine, sonuçları ağır olan ceza davalarında delilin daha sıkı, daha bilimsel ve daha denetlenebilir olması gerekir.

Bir müstehcenlik davasında sanığın kastı şu şekilde varsayılamaz:

  • Telegram grubunda bulunuyordu, o halde biliyordu.
  • Instagram hesabında veri çıktı, o halde indirmiştir.
  • Bilgisayarda görüntü bulundu, o halde sanığa aittir.
  • SSD’de dosya izi var, o halde bilinçli saklamıştır.
  • Telefonunda cache verisi var, o halde suç işlemiştir.

Bu cümleler, mahkûmiyet gerekçesi değil; ancak araştırılması gereken şüphe başlıkları olabilir.

“Görmüş Olabilir” ile “Bilerek İndirmiş ve Bulundurmuş” Aynı Değildir

Ceza hukukunda ihtimal, mahkûmiyet için yeterli değildir. Sanığın suç konusu içeriği görmüş olabileceği, bir grupta bulunmuş olabileceği veya cihazında veri izi kalmış olabileceği ihtimalleri, tek başına cezalandırma gerekçesi yapılamaz.

Mahkûmiyet için aranması gereken şey, sanığın suç konusu içerikle bilinçli ve iradi bağının kesin olarak ortaya konulmasıdır. Bunun yolu da teknik incelemeden, imaj kaydından, hash değerinden, log analizinden, timestamp değerlendirmesinden, kullanıcı profili incelemesinden, dosya yolu çözümlemesinden ve gerekirse bağımsız adli bilişim bilirkişi raporundan geçer.

B. Dijital Delil Savunması: İmaj Kaydı, Hash Değeri, Log, Timestamp ve Önbellek Analizi

Instagram ve Telegram müstehcenlik davalarında dijital delil savunması, klasik ceza dosyalarından farklıdır. Bu dosyalarda savunma yalnızca “sanık kabul etmiyor” düzeyinde kurulamaz. Teknik, hukuki ve usuli itirazlar birlikte yürütülmelidir.

Dijital delilin delil değeri, yalnızca içeriğin ekrana yansıyan görüntüsünden ibaret değildir. Delilin elde ediliş yöntemi, imaj alma süreci, hash değeri, chain of custody yani delil muhafaza zinciri, veri bütünlüğü, dosya yolu, kullanıcı işlem geçmişi, uygulama veri tabanı, cache klasörü, log kayıtları, metadata ve zaman damgası birlikte incelenmelidir.

B.1 İmaj Kaydı Karardan Sonra Dosyaya Girmişse Bu Basit Bir Eksiklik Değildir

Bir ceza mahkemesi dijital delile dayanarak mahkûmiyet kuruyorsa, bu dijital delilin teknik omurgasının hükümden önce dosyada bulunması ve tartışılmış olması gerekir.

İmaj kaydı veya CD/DVD içeriği karar tarihinden sonra dosyaya girmişse, burada çok ciddi bir sorun doğar:

  1. Mahkeme hangi dijital materyali inceleyerek karar vermiştir?
  2. İmajın hash değeri hükümden önce denetlenmiş midir?
  3. Savunmaya imaj içeriğini inceleme imkânı tanınmış mıdır?
  4. Delilin bütünlüğü karar öncesinde tartışılmış mıdır?
  5. Sanık müdafiinin teknik bilirkişi talebi neden karşılanmamıştır?
  6. Karardan sonra gelen imaj kaydı mahkûmiyetin temelini değiştirecek nitelikte midir?

Bu sorulara doyurucu yanıt verilmeden hüküm kurulmuşsa, bu durum eksik inceleme, savunma hakkının kısıtlanması ve gerekçeli karar hakkı bakımından ciddi tartışma yaratır.

Özellikle istinaf aşamasında ek dilekçeyle “hükümden sonra dosyaya giren asli dijital delil” açıkça bildirildiği halde BAM ceza dairesi bu hususu hiç tartışmadan esastan ret kararı vermişse, artık mesele sıradan bir istinaf memnuniyetsizliği değildir. Bu, kesinleşmiş BAM kararında esaslı hukuka aykırılık iddiası doğurur.

Karardan Sonra Gelen Dijital Delil, Yargılamanın Omurgasını Değiştirebilir

Dijital delil temelli dosyalarda bazı evraklar şekli niteliktedir; bazıları ise dosyanın omurgasıdır. İmaj kaydı, hash verisi, uzman teknik yazısı, siber suçlar incelemesi, aktif indirme/cache ayrımına ilişkin rapor, kullanıcı aidiyeti analizi ve log değerlendirmesi çoğu zaman dosyanın omurgasını oluşturur.

Bu tür bir delil, karar verildikten sonra dosyaya girmişse veya istinaf aşamasında sunulduğu halde değerlendirilmemişse, savunma açısından temel argüman şu olmalıdır:

Mahkeme, karar verdiği anda teknik olarak tamamlanmamış bir dosya üzerinden mahkûmiyet kurmuştur. BAM ise bu eksikliği gidermek yerine, sonradan dosyaya giren asli dijital delili ve bu delilin mahkûmiyete etkisini tartışmadan kesin nitelikte esastan ret kararı vermiştir.

B.2 CMK 217, CMK 230 ve Gerekçeli Karar Hakkı

CMK 217’ye göre hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu ilke, dijital delil dosyalarında daha da önemlidir. Çünkü teknik delil, savunma tarafından tartışılmadan, uzman görüşü alınmadan, bilirkişi incelemesi yapılmadan veya imaj içeriği denetlenmeden hükme esas alınırsa, delillerin tartışılması ilkesi şeklen var görünse de fiilen ihlal edilmiş olur.

CMK 230 kapsamında gerekçeli karar, sadece sonuç bildiren bir metin değildir. Mahkeme, neden mahkûmiyet kurduğunu, hangi delile neden üstünlük tanıdığını, savunmanın hangi itirazını hangi gerekçeyle reddettiğini ve özellikle sanığın kastını hangi somut verilerle kabul ettiğini açıklamalıdır.

Instagram, Whatsapp veya Telegram müstehcenlik davalarında gerekçeli karar şu soruları cevaplamıyorsa eksiktir:

  1. İçerik sanığın aktif iradesiyle mi edinilmiştir?
  2. Cache/önbellek ihtimali neden dışlanmıştır?
  3. Cihaz ortak kullanımlıysa kullanıcı aidiyeti nasıl kurulmuştur?
  4. İkinci el cihaz veya SSD savunması hangi teknik raporla bertaraf edilmiştir?
  5. Hash değeri ve imaj bütünlüğü nasıl denetlenmiştir?
  6. İçeriğin manuel indirme, paylaşma veya saklama davranışı hangi teknik veriyle ispatlanmıştır?
Gerekçesiz Esastan Ret, Etkili İstinaf İncelemesi Değildir

İstinaf mercii, ilk derece kararını yalnızca sonuç olarak onaylayan bir makam değildir. Özellikle mahkûmiyet kararlarında, savunmanın esasa etkili itirazlarını karşılamak zorundadır.

BAM kararında “delillerde eksiklik yoktur, değerlendirme yerindedir, hukuka aykırılık bulunmamıştır” gibi soyut ifadeler kullanılıp; imaj kaydının karar sonrası dosyaya girmesi, cache ihtimali, otomatik medya kaydı, kullanıcı aidiyeti ve kast tartışmaları hiç karşılanmıyorsa, bu karar denetime elverişli değildir.

Bu noktada CMK 308/A başvurusu, dosyayı yeniden tartışmaya açmak için önemli bir olağanüstü itiraz mekanizması haline gelir.

B.3 Adli Bilişim İncelemesinde Sorulması Gereken Teknik Sorular

Bir müstehcenlik davasında dijital delil incelemesi yüzeysel yapılmamalıdır. “Cihazda veri bulundu” tespitinin ötesine geçilmelidir. Adli bilişim raporunda şu başlıklar aranmalıdır:

  1. İmaj alma işlemi ne zaman ve kim tarafından yapılmıştır?
  2. Hash değeri alınmış mıdır?
  3. İmajın bütünlüğü korunmuş mudur?
  4. İnceleme orijinal cihaz üzerinde mi, imaj kopyası üzerinde mi yapılmıştır?
  5. Dosya aktif alanda mı, silinmiş alanda mı, cache alanında mı bulunmuştur?
  6. Dosya kullanıcı tarafından manuel olarak mı indirilmiştir?
  7. Uygulama otomatik medya indirme ayarı açık mıdır?
  8. Log kaydı kullanıcı iradesini gösteriyor mu?
  9. Timestamp verileri tutarlı mı?
  10. Dosya oluşturma, erişim ve değiştirme tarihleri neyi göstermektedir?
  11. Dosya yolu Telegram/Instagram uygulama klasörüyle mi, manuel indirme klasörüyle mi bağlantılıdır?
  12. Harici veri aktarımı, USB kullanımı veya başka cihazdan kopyalama izi var mıdır?
  13. Cloud senkronizasyonu, yedekleme veya çoklu cihaz oturumu ihtimali değerlendirilmiş midir?
Teknik Rapor “Suçun Varlığını” Değil, “Şüphenin Giderilip Giderilmediğini” de Göstermelidir

Adli bilişim raporunun amacı yalnızca sanık aleyhine veri aramak değildir. Rapor, şüpheyi gidermeye veya büyütmeye yarayan tüm teknik olasılıkları ortaya koymalıdır.

Eğer rapor, aktif indirmeyi göstermiyor; manuel kayıt yok; harici aktarım yok; log kaydı yok; timestamp uyumsuzluğu yok; veri bütünlüğünü bozan emare yok; içeriğin otomatik cache mekanizmasıyla kaydedilmiş olabileceği değerlendiriliyorsa, bu durumda mahkûmiyet için gereken kesinlik eşiği ciddi biçimde tartışılır hale gelir.

Bu tablo, özellikle İzmir müstehcenlik suçu davası avukatı, İstanbul dijital delil avukatı, Bursa siber suçlar avukatı, Aydın ceza avukatı, Manisa müstehcenlik davası müdafii, Muğla Telegram suçu avukatı, Balıkesir Instagram müstehcenlik soruşturması, Denizli TCK 226 savunması ve Çanakkale sosyal medya ceza dosyalarında karşılaşılan en kritik savunma alanlarından biridir.

B.4 Ortak Cihaz, İkinci El SSD, Bulut Senkronizasyonu ve Üçüncü Kişi Kullanımı

Dijital delil dosyalarında cihaz aidiyeti ile kullanıcı aidiyeti farklıdır. Bilgisayarın sanığın evinde bulunması, telefonda hesabın açık olması veya SSD’nin sanığa ait cihazda takılı olması, her zaman suç konusu verinin sanık tarafından oluşturulduğunu göstermez.

Ortak kullanılan bilgisayarlar, aile bireylerinin erişebildiği telefonlar, internet kafeler, işyerindeki cihazlar, ikinci el alınan SSD veya hard diskler, format atılmamış cihazlar, bulut hesabı eşleşmeleri, eski oturumlar, çocukların veya arkadaşların oyun amacıyla kullandığı bilgisayarlar dijital delil savunmasında mutlaka araştırılmalıdır.

Cihaz Aidiyeti Başka, Fiil Aidiyeti Başkadır

Ceza hukukunda fail, yalnızca cihazın sahibi olduğu için değil; suç teşkil eden fiili gerçekleştirdiği ispatlandığı için cezalandırılabilir.

Bu nedenle mahkemenin şu ayrımı kurması gerekir:

  1. Cihaz kime ait?
  2. Cihaz içerisindeki farklı hesaplar kim üzerine açık?
  3. Hesap kime ait?
  4. Oturum kimin adına açık?
  5. İçeriği kim gördü?
  6. Bahse konu dijitali kim indirdi?
  7. İçerik kim tarafından sakladı?
  8. İhlale konu dijitali kim paylaştı?
  9. Veri hangi teknik işlem sonucu oluştu?

Bu sorulara net cevap verilemeyen bir dosyada, şüpheden sanık yararlanır ilkesi mutlaka gündeme gelmelidir.

C. CMK 308/A: Kesin BAM Kararlarına Karşı Olağanüstü İtiraz Mekanizması

CMK 308/A, kanun yararına bozma değildir. Bu yol, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı BAM Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yetkisini düzenleyen olağanüstü bir hukuki mekanizmadır.

Temyize kapalı veya kesin nitelikte verilen BAM ceza dairesi kararlarında, açık ve esaslı hukuka aykırılık varsa, sanık müdafii doğrudan kararı değiştiremez; ancak BAM Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan CMK 308/A yetkisini kullanmasını talep edebilir.

Başsavcılık talebi haklı görürse, kararı veren BAM ceza dairesine itiraz eder. Daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir. Yerinde görmezse dosya Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu önüne gidebilir. Uygulamada avukat olarak bu başvuruyu çok nadiren yaparız, yaptıklarımızdan da başarı oranı düşüktür. Yani bu kanun yolunu olağan istinaf, temyiz ya da benzeri bir itiraz mekanizması olarak asla düşünmemek gerekir. Bu yönde uygulamada yanıltıcı ve hatalı beyanları kesinlikle dikkate almamak gerekir.

C.1 CMK 308/A Kanun Yararına Bozma Değildir

Kanun yararına bozma CMK 309’da düzenlenmiştir ve farklı bir mekanizmadır. CMK 308/A ise BAM Cumhuriyet Başsavcılığı itirazıdır.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü Instagram müstehcenlik, Telegram müstehcenlik veya dijital delil temelli TCK 226 dosyasında karar istinaftan geçmiş ve BAM tarafından kesin nitelikte esastan ret verilmişse, doğru hukuki yol çoğu zaman CMK 308/A başvurusudur.

Dilekçe başlığı bu nedenle şu eksende kurulmalıdır:

CMK m. 308/A Uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İtiraz Yetkisini Kullanması Talebidir.

308/A Başvurusu “Dosyayı Baştan Yargılayın” Demek Değildir

CMK 308/A başvurusu, her istinaf reddinden sonra otomatik kullanılan sıradan bir yol gibi görülmemelidir. Bu başvuru, kesin BAM kararındaki ciddi hukuka aykırılığı göstermek için yapılır.

Özellikle şu hallerde güçlüdür:

  • BAM, ek istinaf dilekçesindeki esasa etkili itirazları hiç tartışmamışsa,
  • İlk derece kararından sonra dosyaya giren asli dijital delil değerlendirilmemişse,
  • İmaj kaydı, hash değeri, log, timestamp ve cache analizi yapılmadan mahkûmiyet kesinleştirilmişse,
  • Sanığın kastı teknik delille ispatlanmadan kabul edilmişse,
  • Ortak cihaz, ikinci el SSD, otomatik indirme, önbellek ve kullanıcı aidiyeti savunmaları karşılanmamışsa,
  • Gerekçeli karar hakkı ve etkili istinaf incelemesi fiilen zedelenmişse.

C.2 Hükümden Sonra Gelen İmaj Kaydı ve Cache Yazısı Neden 308/A Sebebi Olabilir?

Bir dijital müstehcenlik dosyasında mahkûmiyetin temeli dijital veridir. Bu dijital verinin imajı, teknik raporu veya uzman değerlendirmesi hükümden sonra dosyaya girmişse, mahkemenin karar verdiği anda dosyanın teknik bütünlüğü tamamlanmamış demektir.

Daha önemlisi, sonradan gelen teknik yazı veya rapor, içeriğin aktif kullanıcı iradesiyle değil; uygulamanın sistemsel işleyişi gereği önbelleğe/cache alanına kaydedilmiş olabileceğini gösteriyorsa, bu durum doğrudan kastı ve suçun manevi unsurunu ilgilendirir.

Bu durumda CMK 308/A başvurusunda şu vurgu yapılmalıdır:

Bu başvuru delillerin yeniden takdir edilmesi talebi değildir. BAM tarafından hiç değerlendirilmemiş, hükümden sonra dosyaya giren ve mahkûmiyetin hukuki temelini doğrudan etkileyen asli dijital delil nedeniyle, kesin nitelikteki esastan ret kararındaki esaslı hukuka aykırılığın giderilmesi talebidir.

Savunmanın Ana Cümlesi Net Olmalıdır

Bu tür başvurularda savunmanın ana cümlesi sade ama güçlü olmalıdır:

Mahkûmiyet, dijital delilin teknik omurgası tamamlanmadan kurulmuş; istinaf mercii ise hükümden sonra dosyaya giren ve suçun oluşup oluşmadığını doğrudan etkileyen imaj/cache delilini tartışmadan esastan ret kararı vermiştir. Bu cümle, CMK 308/A başvurusunun bel kemiğidir.

C.3 İzmir, Aydın, Manisa, Balıkesir, Çanakkale, Bursa, Muğla ve İstanbul Uygulamasında Benzer Senaryolar

Sosyal medya ve dijital müstehcenlik dosyalarında şehir fark etmeksizin benzer teknik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ancak uygulamada dosyanın niteliği, soruşturmayı yürüten birim, bilirkişi raporunun kalitesi, mahkemenin dijital delil okuryazarlığı ve savunmanın teknik hazırlığı sonucu ciddi şekilde etkileyebilir.

İzmir’de görülelen bir Instagram müstehcenlik soruşturmasında, bir DM içeriğinin gerçekten sanık tarafından gönderilip gönderilmediği; hesabın ele geçirilip geçirilmediği; oturum kayıtlarının, IP verilerinin ve cihaz eşleşmesinin incelenip incelenmediği belirleyici olmuştur bu yönde de benzer bir kabul başarısı elde etmiş bulunmaktayız.

Aydın veya Manisa’da Telegram grup üyeliği üzerinden yürüyen bir dosyada, sanığın gruba ne zaman katıldığı, suç konusu içeriğin grupta ne zaman paylaşıldığı, otomatik indirme ayarının açık olup olmadığı ve içeriğin gerçekten sanık tarafından açılıp açılmadığı araştırılmadan sağlıklı değerlendirme yapılamaz.

Balıkesir veya Çanakkale’de ikinci el telefon, bilgisayar veya SSD üzerinden yürüyen bir soruşturmada, cihazın geçmiş kullanımı, format durumu, eski kullanıcı verileri, silinmiş alan analizi ve veri oluşturma tarihleri kritik hale gelebilir. Bu şehirlerde münferit olayların çokluğu dikkat çekse de; işin aslı açısından tablo daha tekniktir.

Bursa ve Denizli’de  aşina olduğumuz bir kısım davamızda ise sosyal medya hesabı ile dijital cihaz arasında bağ kurulmaya çalışılan dosyalarda, hesap aidiyeti ile fiil aidiyeti ayrımı yapılmalıdır. Hesabın telefonda açık olması, suç konusu içeriğin sanık tarafından bilinçli olarak edinildiğini her zaman göstermez.

Muğla, Bodrum ve İstanbul gibi yoğun dijital trafik ve çoklu cihaz kullanımının sık görüldüğü yerlerde ise Telegram, Instagram, WhatsApp, bulut yedekleme, tarayıcı geçmişi, otomatik medya kaydı ve çoklu oturum ihtimalleri daha da önem kazanır.

Bölgesel Örneklerde Ortak Savunma Mantığı

Şehir değişse de savunmanın bilimsel mantığı değişmez:

  • Dijital delilin nereden geldiği açıklanmalıdır.
  • Verinin nasıl oluştuğu teknik olarak belirlenmelidir.
  • Sanığın kullanıcı iradesi ortaya konulmalıdır.
  • Cache ve otomatik kayıt ihtimali dışlanmalıdır.
  • Ortak cihaz ve üçüncü kişi kullanımı araştırılmalıdır.
  • İmaj ve hash değerleri denetlenmelidir.
  • Mahkeme, savunmanın teknik itirazlarını gerekçeli şekilde karşılamalıdır.
  • Bu yapılmadan verilen mahkûmiyet kararları, istinaf ve gerektiğinde CMK 308/A kapsamında ciddi şekilde tartışılmalıdır.

C.4 Instagram ve Telegram Müstehcenlik Davalarında Doğru Savunma Stratejisi

Bu dosyalarda savunma, yalnızca suçlamayı reddetmekle sınırlı kalmamalıdır. Teknik delilin kalbine inilmelidir.

Etkili bir savunma stratejisinde şu adımlar izlenmelidir:

  • İmaj kaydı ve hash değerleri talep edilmelidir.
  • Dijital materyal üzerinde bağımsız adli bilişim incelemesi istenmelidir.
  • Telegram/Instagram uygulama verilerinin cache, log, database ve media klasörü ayrımı yapılmalıdır.
  • Otomatik indirme ve önbellek ihtimali araştırılmalıdır.
  • Hesap aidiyeti ile fiil aidiyeti birbirinden ayrılmalıdır.
  • Ortak cihaz, ikinci el cihaz ve üçüncü kişi kullanımı somutlaştırılmalıdır.
  • Savunma tanıkları ve teknik uzman görüşleriyle dosya desteklenmelidir.
  • İlk derece mahkemesinde reddedilen teknik delil talepleri istinafta açıkça yeniden ileri sürülmelidir.
  • BAM esastan ret kararında bu itirazlar karşılanmamışsa CMK 308/A başvurusu hazırlanmalıdır.
En Güçlü Savunma, Teknik Şüpheyi Hukuki Şüpheye Dönüştürür

Dijital delil savunmasında başarı, teknik ayrıntıyı hukuki sonuca bağlayabilmekten geçer. Cache verisi, log eksikliği, timestamp uyumsuzluğu, imajın karar sonrası gelmesi, hash denetimsizliği veya kullanıcı aidiyetinin kurulamaması tek başına teknik terim olarak bırakılmamalıdır.

Bunların her biri şu hukuki sonuca bağlanmalıdır:

  • Suçun maddi unsuru ispatlanmamıştır.
  • Suçun manevi unsuru ispatlanmamıştır.
  • Kast şüpheden uzak biçimde ortaya konulmamıştır.
  • Dijital delilin güvenilirliği denetlenmemiştir.
  • Savunmanın delil tartışma hakkı kısıtlanmıştır.
  • Gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir.
  • İstinaf incelemesi etkili yapılmamıştır.
  • Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanmalıdır.

C.5 Dijital Müstehcenlik Dosyalarında Varsayımla Mahkumiyet Kurulamaz

Instagram ve Telegram müstehcenlik davaları, ceza hukukunun en hassas alanlarından biridir. Bu hassasiyet, hem mağduriyet iddialarının ciddiyetinden hem de dijital delillerin teknik olarak kolay yanlış yorumlanabilmesinden kaynaklanır.

Bir sosyal medya hesabında, telefonda, bilgisayarda, SSD’de veya uygulama klasöründe veri bulunması; tek başına suçun işlendiğini göstermez. Ceza yargılaması bakımından asıl mesele, verinin sanığın bilinçli ve iradi davranışıyla oluşup oluşmadığıdır.

Mahkeme; imaj kaydını, hash değerini, log kayıtlarını, timestamp verilerini, cache/önbellek ihtimalini, otomatik medya indirme mekanizmasını, ortak cihaz savunmasını ve kullanıcı aidiyetini denetime elverişli biçimde tartışmadan mahkûmiyet kurmamalıdır.

İlk derece mahkemesi bu teknik omurgayı kurmadan karar vermiş; BAM ise hükümden sonra dosyaya giren asli dijital delili ve ek istinaf itirazlarını tartışmadan esastan ret kararı vermişse, CMK 308/A başvurusu güçlü bir olağanüstü itiraz yolu olarak gündeme gelir.

Bu nedenle Instagram müstehcenlik suçu, Telegram müstehcenlik davası, TCK 226 savunması, dijital delil incelemesi, imaj kaydı, cache verisi, adli bilişim raporu ve CMK 308/A başvurusu birlikte ele alınmalıdır.

Çünkü dijital çağda ceza yargılamasının en temel sorusu şudur:

  1. Cihazda veri var mı?  değil;
  2. Bu veri nasıl oluştu, kimin iradesiyle oluştu ve sanığın kastı her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlandı mı?

olmalıdır.

Avukat ÖNAL’ın Sahadan Aldığı Deneyimle;

CMK 308/A’nın BAM Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yetkisi olduğunu; bu yolun kanun yararına bozma değil, BAM ceza dairelerinin kesin kararlarına karşı ayrı bir olağanüstü itiraz mekanizması olduğunu esas bilinmelidir. Bunun uygulamada tatbik edilmesi ise sanılan da sınırlı olduğu da dikkate alınmalıdır.

Dijital delil kısmını da imaj/hash, delil bütünlüğü ve sosyal medya uygulamalarının adli bilişim izleri üzerine kurulduğundan ötürü teknik deneyim ve gözlemin de önemi dikkate alınmalıdır. Telegram adli bilişim çalışmalarında tekil artefact’ların değil, veri tabanı ve dosya klasörlerinin birlikte korelasyonunun önemine dikkat çekmektedir…. Instagram bakımından da IndexedDB, uygulama verileri ve dijital artefact’ların adli değer taşıdığı akademik çalışmalarda tartışılıyor.

D. Avukat Orhan Önal’ın Bu Konuya Yakın Sık Okunan Yazıları

Sıra Yazı Başlığı Neden Bu Konuya Yakın? Link
1 TCK 226’da Cache / Önbellek ve Hash Delili Beraat Savunması Cache, hash, otomatik kayıt, bilinçli depolama ve dijital delil tartışmasının doğrudan merkezindedir. Devamı İçin Tıklayın
2 Hataen İnen Görseli Silmek, Cache / Önbellek Beraati TCK 226 Hataen inen görsel, geçici sistem dosyası, önbellek ve bulundurma kastı ayrımını destekler Okumak İçin Tıklayın
3 Müstehcenlik Suçu & NCMEC Raporu: Instagram, IP-Port, Beraat Instagram Direct, IP-port, Meta kayıtları, NCMEC ve fail aidiyeti bakımından güçlü iç bağlantıdır. İçin Tıklayın
4 NCMEC: Instagram / Facebook / Telegram / X Kaynaklı Suçlar Telegram, Instagram, X ve Facebook kaynaklı dijital suç isnatlarında platform ayrımını açıklar. İrdelemek İçin Tıklayın
5 Dijital Cihazınızdan Çıkan Bir “Görüntü” ile Tutuklanmak Cihazda görüntü bulunması ile kast, aidiyet, teknik inceleme ve tutuklama riski arasındaki farkı anlatır. Okumak İçin Tıklayın
6 TCK 226/3 Müstehcenlik, Suç Tarihi ve Dijital Bulundurma Kastı Suç tarihi, dijital bulundurma, depolama iradesi ve kast tartışması için doğrudan tamamlayıcı yazıdır. Okumak İçin Tıklayın

E. TCK 226 Dosyalarında Olağanüstü Kanun Yolu İtirazlarında Başarı Teknik Delili Doğru Okumaktan Geçer

TCK 226 müstehcenlik suçu, özellikle NCMEC raporu ve Instagram Direct kaynaklı dosyalarda, hem toplumsal hassasiyeti yüksek hem de teknik ispat standardı ağır bir suç tipidir.  Bir NCMEC raporu, bir IP adresi, bir e-posta, bir telefon numarası veya bir Instagram kullanıcı adı, tek başına kişinin TCK 226 suçunu işlediğini kesin olarak göstermez. Beraat savunması, inkâr üzerine değil; teknik şüphelerin disiplinli biçimde ortaya konulması üzerine kurulmalıdır.

Tecrübe edindiğimiz üzere; İzmir, Manisa, Aydın, Muğla -Bodrum, Balıkesir, Bursa, Sivas, Konya, Samsun, Ordu, Çanakkale ve İstanbul’da görülen NCMEC ihbar raporu davalarımızdan bir çıkarıma dikkat çekmek isteriz. Instagram Direct, Meta log kayıtları, IP-port eksikliği, CGNAT, CMK 134 dijital inceleme ve TCK 226 müstehcenlik suçu dosyalarında beraate giden yol; dosyayı ezbere değil, ilmek ilmek teknik delil analiziyle okumaktan geçer. Bu hususta ise hukuki argümanların yanı sıra, teknik adli bilişim diline/içeriğine de hakim olmak gerekir.

Telegram Grupları NCMEC Cybertipline Siber Suçlar Müstehcenlik TCK 226

  • Avukat Orhan ÖNAL çizgisinde hazırlanan NCMEC Davaları & Soruşturmaları yazıları; tecrübeye dayalı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya stratejisi, evrak ve teknik rapor içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hususta ve benzeri nitelikte konularda ise uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ancak tamamlayamadığımız “NCMEC Uygulamaları Kitabında” da detaylıca yer verilmektedir.
  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, özellikle duruşmada sözlü savunma kabiliyeti gerektirdiğinden, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Benzer NCMEC’den doğan ceza davalarından gördüğümüz; her nevinden NCMEC davalarında farklı savunma argümanları geliştirilerek hareket edilmesi gerekliliğinin unutulmamasını ve mutlaka avukatınızla hareket edilerek savunma yapılmasını unutmamanızı şiddetle tavsiye ederiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne veya *NCMEC DAVALARI için ve dijital cinsel suçlar* tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
    • AVUKAT DESTEĞİ

      Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

      Hafta içi: 09:00 – 19:00
      Cumartesi: 10:00 – 18:00
      Telefon: +90 532 282 25 23

      Gizlilik

      Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button