Deepfake Reklamdan Üçüncü Kişi IBAN’ına: FOREX Dolandırıcılığı
Bir dosyanın adı bazen “yatırım anlaşmazlığı” gibi görünür. Oysa içeriğe girildiğinde karşınıza klasik bir piyasa zararı değil; sahte video, sahte uzman, sahte panel, üçüncü kişi hesabı, anlık para transferi ve çoğu zaman da organize bir ikna zinciri çıkar. Son dönemde Ticaret Bakanlığına yansıyan şikâyetlerde, yapay zekâ ile üretilmiş videolarla yatırım tavsiyesi veriliyormuş izlenimi oluşturulduğu, FOREX, halka arz ve kripto yatırımı yapıldığı görüntüsü verildiği, kişilerin sosyal mesajlaşma platformlarına çekildiği ve sonrasında hesap numaralarına para yatırmalarının istendiği özellikle vurgulanmıştır.
Bu nedenle meseleye yalnızca “dolandırıldım” yahut “hesabımı kullandırdım” diye bakmak eksik kalır. Bugün birçok olayda mağdurun para kaybı ile hesap sahibinin ceza riski aynı dosya içinde iç içe geçmektedir. Bu yazının odağı tam da bu noktadadır: Deepfake destekli FOREX dolandırıcılığı nasıl kuruluyor, hangi anda ceza hukuku devreye giriyor, üçüncü kişi IBAN’ı neden bu kadar kritik hâle geliyor ve avukat dosyayı hangi eksende okumalıyor?
A. Her FOREX işlemi dolandırıcılık değildir; fakat her “FOREX” etiketi de meşru değildir
A.1 Türkiye’de hukuken meşru alan nerede başlar?
Sermaye Piyasası Kanunu’nda yatırım hizmet ve faaliyetleri açıkça sayılmıştır; bu faaliyetlerin düzenli, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edilebilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur. Kanun’un 37. maddesi yatırım hizmetlerini tanımlar; 39. maddesi ise bu hizmetlerin ancak yetkili yatırım kuruluşlarınca yürütülebileceğini söyler. Ayrıca Kanun’un 99/4. maddesi, Türkiye’de yerleşik kişilere internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi hâlinde SPK başvurusu üzerine erişim engeli mekanizmasını düzenler; 109/2. madde de izinsiz sermaye piyasası faaliyetini ayrıca suç sayar.
SPK’nın yatırımcı bilgilendirme materyalleri ile basın duyurularında da aynı çizgi korunmaktadır: kaldıraçlı işlemlerin yalnızca Kurulca yetkilendirilen kuruluşlar üzerinden yapılması gerektiği, yetkisiz ve denetim dışı platformların ciddi mağduriyet riski doğurduğu açıkça belirtilmektedir. Kurulun 2025 ve 2026 tarihli bültenlerinde de Türkiye’de yerleşik kişilere internet aracılığıyla yurt dışında izinsiz kaldıraçlı işlem yaptırdığı tespit edilen siteler için erişim engeli süreçlerinin sürdüğü görülmektedir.
A.2 Ceza dosyasını yatırım zararından ayıran kırılma noktası nedir?
Yetkili bir kurum nezdinde, açık risk bildirimiyle yapılan ve piyasa hareketleri nedeniyle zararla sonuçlanan işlem, her zaman ceza hukukunun konusu olmaz. Buna karşılık; sahte logo kullanımı, kamuoyunda güven uyandırmış kişilerin yapay zekâ ile üretilmiş görüntüleri, offshore numaralar, lisanssız platformlar, gerçekte var olmayan “danışmanlar”, manipüle edilmiş kazanç ekranları ve paranın şirket hesabı yerine farklı kişi IBAN’larına gönderilmesi artık meseleyi basit yatırım riskinden çıkarır. Ticaret Bakanlığına ulaşan şikâyetlerin tipik örüntüsü de tam olarak budur.
B. Deepfake neden bu dosyaların en tehlikeli halkasıdır?
B.1 Artık hile, yalnızca sözle kurulmamaktadır
Ticaret Bakanlığı 3 Temmuz 2025 tarihli duyurusunda, yapay zekâ araçlarıyla dolaşıma sokulan sahte videolarla kamuoyunda güven oluşturmuş kişiler tarafından yatırım tavsiyesi verildiği izlenimi yaratılmasının dolandırıcılık girişimi olduğunu açıkça belirtti. Aynı duyuruda, kamu kurumlarının ve uluslararası yatırım kuruluşlarının isim ve logolarının kullanıldığı; tanınan kişilerin isim, fotoğraf ve videolarının yapay zekâ ile üretilmiş ilan ve reklamlarda yer aldığı; detayların ise sosyal mesajlaşma platformlarına taşındığı ifade edildi.
Bu teknik, klasik aldatmayı görsel ikna ile tahkim eder. Mağdur artık yalnızca bir telefon konuşmasına değil, “gözüyle gördüğünü sandığı” bir temsile de güvenmektedir. The Journal of International Scientific Researches’ta yayımlanan 2025 tarihli çalışmanın isabetli tespitiyle, deepfake içerikler ceza hukuku bakımından özellikle “dolandırıcılık, şantaj, yanlış bilgi yayma [ve] sahte haber yaratma” risklerini büyütmektedir.
B.2 Deepfake sadece reklamdaki yüzü değiştirme sorunu da değildir
BTK Dergisi’nde yayımlanan bir incelemede, saldırganın sahte videoyu kimlik doğrulama sürecine enjekte edebilmesi hâlinde “otomatik bir kimlik doğrulama sistemini yanıltması mümkün olabilmektedir” denilmektedir. Bu tespit çok önemlidir. Çünkü bugün bazı dosyalarda deepfake yalnızca reklam yüzü değildir; kimlik doğrulama, görüntülü teyit ve güven verme sürecinin tamamına temas edebilen bir manipülasyon aracıdır.
C. Dolandırıcılık zinciri pratikte nasıl kuruluyor?
C.1 Birinci aşama: güven üretimi
Mağdur, sosyal medyada karşısına çıkan bir video, sponsorlu reklam, sahte haber görüntüsü veya güya finans uzmanı anlatımı ile yakalanır. Mesaj nettir: “Bu fırsatı kaçırma, profesyonel ekip yanında, sistem güvenli.” Ticaret Bakanlığına yansıyan olaylarda da önce yüksek kazanç vaadi, sonra yatırım danışmanlığı görünümü, ardından meşru kurum isim ve logolarının kullanımı dikkat çekmektedir.
C.2 İkinci aşama: kapalı iletişim alanına çekme
Reklamın ayrıntısı çoğu kez doğrudan sitede verilmez. Kişi WhatsApp, Telegram ya da benzeri mesajlaşma alanlarına çekilir. Bakanlık duyurusunda da ayrıntılı bilgilerin sosyal mesajlaşma platformlarında verildiğine yönelik beyanların yer aldığı açıkça kaydedilmiştir. Bu, delilin dağınıklaşması ve manipülasyonun bire bir kurulması bakımından tesadüf değildir.
C.3 Üçüncü aşama: küçük kazanç hissi
Birçok dosyada ilk etapta mağdura küçük bir çekim veya kâğıt üzerinde kâr gösterilir. Amaç, sistemin çalıştığına inandırmaktır. Ticaret Bakanlığı şikâyet özetlerinde de “ilk başta küçük tutarlarda menfaat sağlansa da” sonrasında daha yüksek tutarlarda para yatırılmasının talep edildiği belirtilmiştir.
C.4 Dördüncü aşama: büyük para ve kredi baskısı
İşte kırılma burada yaşanır. “Teminat”, “vergi”, “sigorta bedeli”, “hesap doğrulama ücreti”, “robotun açılması”, “VIP grup üyeliği” gibi adlarla yeni para istenir. Hatta bazı şikâyetlerde kişilerin kredi kullanmaya teşvik edildiği dahi bakanlık kaydına geçmiştir. Bu aşamada dosya artık sırf yatırım tavsiyesi değil; hile ile malvarlığı aktarımı boyutuna taşınmaktadır.
D. Üçüncü kişi IBAN’ı neden bu kadar kritik?
D.1 Çünkü suç zincirinin görünmeyen taşıyıcısı çoğu zaman odur
Ticaret Bakanlığı 2024 tarihli duyurusunda, IBAN kiralama ilanlarının son dönemde popüler bir yöntem hâline geldiğini; bir banka hesabının maddi menfaat karşılığında başkaları tarafından kullanılmasına izin verilmesinin 5549 sayılı Kanun bakımından risk doğurduğunu; hesap sahibinin bu durumu bildirmemesi hâlinde ayrıca ceza tehdidiyle karşılaşabileceğini açıkça duyurdu. Aynı açıklamada, hesapta gerçekleşen işlemlerle ilgili sorumluluğun doğrudan hesap sahibine ait olduğu da ayrıca vurgulandı.
Burada çoğu kişinin düştüğü hata şudur: “Ben sadece IBAN verdim, paraya dokunmadım.” Oysa suç örgütleri ve dolandırıcılık ağları açısından en değerli unsur, paranın ilk bakışta faille ilgisiz görünen hesaplar üzerinden dolaştırılmasıdır. Bu hesap, kimi zaman öğrenci hesabıdır; kimi zaman işsiz bir kişinin kartı; kimi zaman da “komisyon verelim” denilerek devralınmış bir dijital ödeme hesabı. Mağdur parayı oraya gönderdiğinde iz ilk aşamada dağıtılmış olur.
D.2 5549 sayılı Kanun burada neden ayrıca önemlidir?
5549 sayılı Kanun’un 15. maddesi, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişinin bunu işlemden önce yükümlüye yazılı bildirmemesi hâlinde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adlî para cezası öngörmektedir. Bu hüküm, hesap kullandırma dosyalarında çoğu zaman gözden kaçırılır; oysa asli dolandırıcılık isnadı kurulamasa bile ayrı bir risk alanı olarak masada durur.
Türkiye Adalet Akademisi Dergisi’ndeki 2025 tarihli çalışmanın ifadesiyle, bu suç “düzenlenişi itibariyle bir soyut tehlike suçu” niteliği taşır. Yani zarar tamamlanmasa bile finansal sistemin şeffaflığını tehdit eden davranış ayrıca cezalandırılabilir görülmüştür.

E. Bu olaylarda hangi suç tipleri gündeme gelebilir?
E.1 TCK m.157: temel dolandırıcılık
Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlama, TCK m.157’nin çekirdeğini oluşturur ve temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. Sahte yatırım vaadi, gerçekte var olmayan uzman, uydurma platform ve yapay kâr ekranı ile para alma fiili, olayın niteliğine göre önce bu madde ışığında değerlendirilir.
E.2 TCK m.158/1-f: bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması
Bu tür dosyalarda çoğu kez asıl tartışma burada yoğunlaşır. TCK m.158’in güncel metninde, suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır; ayrıca (f) bendinde alt sınır dört yıldan başlar ve adlî para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Deepfake reklam, sahte panel, mobil uygulama, internet sitesi ve banka transferi aynı zincirde birleştiğinde, uygulamada çoğu kez bu bent öne çıkar.
E.3 6362 sayılı Kanun m.109/2: izinsiz sermaye piyasası faaliyeti
Kişi ya da yapı, yatırım hizmeti sunuyormuş gibi davranıyor; Türkiye’de yerleşik kişilere internet üzerinden kaldıraçlı işlem yaptırıyor; fakat Kurul izni yoksa, dolandırıcılık tartışmasından bağımsız olarak ayrıca izinsiz sermaye piyasası faaliyeti boyutu da gündeme gelir. Kanun’un 109/2. maddesi bu fiil için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adlî para cezası öngörmektedir. Ayrıca 99/4. madde kapsamında erişim engeli tedbiri devreye girebilir.
E.4 TCK m.282: suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
Paranın farklı hesaplara bölünmesi, hızla çekilmesi, başka hesaplara aktarılması, dijital ödeme kuruluşları veya farklı finansal araçlar arasında dolaştırılması hâlinde, dosya yalnızca dolandırıcılıkta kalmayabilir. TCK m.282, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin meşru görünmesi amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasını üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıyla yaptırıma bağlamaktadır.
E.5 TCK m.245: kart veya hesap verisi kullanımı varsa
Bazı dosyalarda yalnızca yatırım vaadi yoktur; kart veya hesap verileri de ele geçirilir, sahte kart üretilir yahut başkasına ait kart kullandırılır. Bu durumda TCK m.245 ayrıca devreye girebilir. Ancak şunu ayırmak gerekir: Her FOREX/deepfake dosyası otomatik olarak m.245 dosyası değildir. Kart veya kredi kurumu verisinin kötüye kullanılması somut biçimde varsa bu madde tartışılır.
F. Hesabını kullandıran kişi her olayda dolandırıcılık faili sayılır mı?
Hayır. Ceza dosyasının en kritik kırılma noktalarından biri budur. Sırf hesaba para gelmiş olması, her zaman nitelikli dolandırıcılık kastının varlığını kendiliğinden kanıtlamaz. Hesap sahibinin olay örgüsünü bilip bilmediği, menfaat elde edip etmediği, komisyon alıp almadığı, para çekim sürecine katılıp katılmadığı, mağdurla veya asıl faille irtibatı, mesajlaşmaları, aynı dosyada birden çok hareket bulunup bulunmadığı ve para akışının örgütsel süreklilik gösterip göstermediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle savunma bakımından “hesap benim ama fiil örgüsü bana ait değil” tezi, soyut inkârla değil; iletişim kayıtları, bankacılık hareketleri, cihaz-log ilişkisi ve menfaat akışının yokluğu ile kurulmalıdır.
Bu noktada uygulama yazınında sıkça tartışılan 04.06.2024 tarihli Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararı önem taşımaktadır. Kararın, hesabını güven ilişkisiyle kullandırdığı; hesaba gelen paradan pay aldığı ispatlanamayan ve kastı somut delille gösterilemeyen sanık bakımından beraat yönünde değerlendirildiği, öğretide ve uygulama analizlerinde özellikle vurgulanmaktadır. Ancak böyle kararların otomatik beraat formülü olarak okunması hatalı olur; her somut olayda organik bağ, menfaat, süreklilik ve bilme unsuru ayrıca ispat tartışmasına tabidir.
G. Mağdur açısından dosyanın en güçlü iskeleti nasıl kurulur?
G.1 “Yanlış yatırım yaptım” değil, “hile ile yönlendirildim” zemini kurulmalıdır
Bu tür dosyalarda şikâyetin dili belirleyicidir. Salt “para kaybettim” anlatımı, bazen meseleyi özel hukuk uyuşmazlığına iter. Oysa doğru kurgu; sahte reklamın nerede görüldüğü, hangi isim ve logoların kullanıldığı, kimin hangi tarihte hangi numaradan yazdığı, hangi linkin gönderildiği, hangi ekranın sahte kâr yarattığı, hangi IBAN’a ne zaman para gönderildiği ve sonradan hangi yeni ödeme kalemlerinin istendiği şeklinde katmanlı kurulmalıdır. Ticaret Bakanlığı da mağduriyet hâlinde para yatırılması istenen IBAN numarası, telefon numarası ve internet sitesi bilgilerinin ilgili kurumlara bildirilmesini özellikle önermektedir.
G.2 İlk anda toplanacak veri, çoğu zaman davanın kaderini belirler
Silinen mesajlar, değişen kullanıcı adları, kapanan siteler ve yurtdışı menşeli numaralar sebebiyle gecikme delili zayıflatır. Bu nedenle ekran görüntüsü, URL, reklam videosu, kullanıcı adı, dekont, açıklama kısmı, arama kayıtları, profil bağlantıları, gönderilen sözleşme veya PDF’ler, para istenen ek gerekçeler ve varsa kredi kullandırma telkinleri birlikte dosyalanmalıdır. Özellikle üçüncü kişi IBAN’ına gönderim varsa, bu durum soruşturmanın yönünü değiştiren en önemli göstergelerden biri olabilir.
H. Avukat bakımından dosya hangi stratejik sorularla okunmalıdır?
H.1 Mağdur vekilliğinde sorulacak sorular
Hangi lisans iddia edildi? Hangi kurum ismi ve logosu kullanıldı? İlk para nereye gitti? Devam transferleri aynı kişiye mi, farklı kişilere mi yönlendirildi? Panelde görülen kâr gerçek hesap hareketiyle uyuşuyor mu? Mesajlarda kredi çekme baskısı var mı? Offshore hat, yabancı site, mobil uygulama veya sahte temsil var mı? Bu sorular, olayın sıradan piyasa zararı olmadığını gösteren omurgayı kurar.
H.2 Şüpheli/sanık müdafiliğinde bir kısım sorular
Müvekkilin lisanssız faaliyeti yönettiğine dair somut bağ var mı? Hesap kullandırma dışında örgütsel veya iletişimsel irtibat delili mevcut mu? Komisyon, pay, masraf veya menfaat akışı ispatlı mı? Cihaz, IP, oturum, çekim noktası, ATM görüntüsü, HTS ve para çekme zamanı müvekkille gerçekten örtüşüyor mu? Müvekkil, paranın suçtan geldiğini biliyor muydu; yoksa yalnızca kusurlu ama kastı ispatlanmamış bir hesap sahibi mi? Savunmanın içerik hattı, bu ayrımı ne kadar dosyaya oturtabildiğinizle ölçülür.
I. Hülasa Yıllardır Edindiğimiz Tecrübeye Göre;
FOREX etiketi taşıyan her yapı yatırım kurumu değildir. Deepfake ile kurulmuş her güven görüntüsü gerçek değildir. IBAN’a gelen her para da kendiliğinden masum bir havale değildir. Bugün en tehlikeli dosyalar; sahte yatırım danışmanlığı, yapay zekâ destekli güven üretimi, sosyal mesajlaşma platformları üzerinden yönlendirme ve üçüncü kişi hesapları üzerinden para akışı birleştiğinde ortaya çıkmaktadır.
Resmî kurum uyarıları, sermaye piyasası mevzuatı ve ceza normları birlikte okunduğunda görülen tablo nettir: Bu alan artık yalnızca finansal okuryazarlık meselesi değil; ağır ceza, bilişim ve malvarlığı suçları kesişiminde duran ciddi bir soruşturma alanıdır.
Bir kısım benzer Avukat Orhan Önal yazıları;
| Sıra | Yazı başlığı | Link | Konu odağı |
|---|---|---|---|
| 1 | Banka Hesabına Gelen Para Dolandırıcılık Suçu mu? | Yazıyı aç | Hesap sahibinin otomatik suçlu sayılmaması, şüpheli transfer ve ceza riski. |
| 2 | İBAN Kullandırma, Nitelikli Dolandırıcılık, MASAK & Savunma | Yazıyı aç | IBAN kullandırma, hesap blokesi, MASAK ve kast odaklı savunma kurgusu. |
| 3 | IBAN ve Hesap Kullandırma: Yasa Dışı Bahis, Dolandırıcılık | Yazıyı aç | Hesap kullandırmanın dolandırıcılık ve malvarlığı tedbirleri boyutu. |
| 4 | IBAN Kiralama (Hesap Kullandırma) TCK 158 Suçunda Beraat | Yazıyı aç | TCK 158 ekseninde beraat savunması ve bağlantılı içerik ağı. |
| 5 | IBAN Kiralama Nitelikli Dolandırıcılık Davasında Beraat | Yazıyı aç | Teknik bilişim savunması ve adım adım beraat stratejisi. |
| 6 | Komisyon Dediler, IBAN/Hesap Kullandırma Davasında Savunma | Yazıyı aç | Komisyon, iş teklifi, hesap kullandırma ve para iadesi stratejisi. |

- Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
- Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar* bölümüne veya “dolandırıcılıkla ilgili yazılar için direkt buraya” tıklayarak; davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
AVUKAT DESTEĞİ
Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.
Hafta içi: 09:00 – 19:00Cumartesi: 10:00 – 18:00Telefon: +90 532 282 25 23Gizlilik
Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.
-

Leave A Comment