A. NCMEC Dosyalarında İlk Bakması Gereken 10 Teknik Nokta
NCMEC raporuna dayalı müstehcenlik, çocuklara karşı dijital suçlar, TCK 226, TCK 105 veya bazı dosyalarda TCK 103 kapsamında başlatılan soruşturmalarda en büyük hata, dosyayı yalnızca “iddia edilen görsel var mı, yok mu?” düzeyinde okumaktır. Aşağıdaki yazımızı onlarca benzer mahiyette akademik alıntı sentezlerimize ve aktif savunma saha çalışmasına dayalı olarak kaleme aldık.
Öncellikle bu dosyalar klasik ceza dosyası değildir. Bu dosyalar; uluslararası ihbar mekanizması, platform bildirimi, IP-log kayıtları, dijital materyal, hash değeri, cache/thumbnail verisi, bulut senkronizasyonu, cihaz imajı, CMK 134 işlemleri, bilirkişi raporu ve kast değerlendirmesinin birlikte okunmasını gerektirir.
NCMEC’in CyberTipline sistemi, çevrim içi çocuk istismarı şüphesi taşıyan içerikler bakımından elektronik servis sağlayıcıları ve kişiler tarafından yapılan bildirimlerin toplandığı merkezi bir raporlama mekanizmasıdır. Ancak bu gerçek, NCMEC raporunu Türk ceza yargılamasında otomatik mahkûmiyet belgesi haline getirmez. NCMEC’in fonksiyonu önemlidir; fakat ceza muhakemesinde esas mesele, raporda geçen dijital verinin hukuka uygun, teknik olarak doğrulanmış ve sanığa isnat edilebilir somut delil bütünlüğüne dönüşüp dönüşmediğidir.
Avukat Orhan Önal’ın NCMEC dosyalarına ilişkin yazılarında özellikle vurguladığı gibi: “NCMEC, devlet mahkemesi değildir”; rapor ciddidir, fakat hüküm değildir. Başka bir anlatımla NCMEC raporu, savunmanın sonu değil; çoğu zaman savunmanın teknik olarak başladığı noktadır.
1. NCMEC Raporu Gerçekten Ne Diyor?
NCMEC dosyasında ilk bakılacak yer, raporun başlığı değil, raporun içeriğidir. Çünkü uygulamada birçok dosyada raporun kendisi ile iddianamede rapordan çıkarılan anlam aynı olmayabilir. Bu nedenle savunmanızda öncelikle şu soruları sormalıdır:
Rapor hangi platformdan gelmiştir?
Facebook, Instagram, WhatsApp, Google, Telegram, bulut depolama servisi veya başka bir elektronik servis sağlayıcı mı bildirim yapmıştır?
Rapor doğrudan içerik incelemesine mi dayanıyor, yoksa otomatik sistem, hash eşleşmesi, kullanıcı bildirimi veya platform algoritması üzerinden mi oluşturulmuştur?
Raporda dosya gerçekten incelenmiş mi?
“Files reviewed”, “not reviewed”, “content unavailable”, “information not provided” gibi ifadeler var mı?
Raporda yalnızca IP adresi mi var, yoksa kullanıcı hesabı, e-posta, telefon numarası, cihaz bilgisi, giriş zamanı, yükleme zamanı, paylaşım bilgisi ve dosya kimliği birlikte mi yer alıyor?
Bu aşamada savunma açısından en kritik ayrım şudur: NCMEC raporu bir ihbar verisi midir, yoksa Türk yargı makamlarınca doğrulanmış teknik delil haline gelmiş midir? Avukat Orhan Önal’ın ilgili değerlendirmelerinde NCMEC bildiriminin “nihai delil değil, yalnızca başlangıç şüphesi” olduğu vurgulanır.
2. Rapor ile Sanık Arasında Gerçek Bir Kimliklendirme Var mı?
NCMEC dosyalarında mahkûmiyet tartışmasının kalbi kimliklendirmedir. Bir IP adresinin, bir e-posta hesabının veya bir sosyal medya profilinin dosyada geçmesi tek başına yeterli değildir. Ceza yargılaması “muhtemelen bu kişi olabilir” standardıyla değil, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil standardıyla yürür.
Bu nedenle şu teknik zinciri önemle aramalıdır:
- IP adresi kime tahsis edilmiş?
- Tahsis saati Türkiye saatiyle mi, UTC ile mi, başka zaman dilimiyle mi okunmuş?
- CGNAT kaydı var mı?
- Modem, hat, ev, işyeri, ortak internet veya halka açık Wi-Fi ihtimali değerlendirilmiş mi?
- Aynı interneti kullanan başka kişiler var mı?
- Hesaba gerçekten sanık mı erişmiş?
- Hesapta iki aşamalı doğrulama, cihaz geçmişi, giriş konumu, kurtarma e-postası, SIM kart ilişkisi incelenmiş mi?
“Siber suçlar artık klasik bir IP adresi bulundu düzeyini çoktan geçti” tespiti, bu dosyalarda savunmanın neden yalnız IP eşleşmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini çok iyi anlatır.

3. IP, CGNAT ve Zaman Damgası Uyumlu mu?
NCMEC raporlarında en sık görülen teknik sorunlardan biri zaman damgasıdır. Platformun verdiği zaman UTC olabilir; Türkiye saati UTC+3 olarak değerlendirilmelidir. Kolluk veya bilirkişi bu dönüşümü hatalı yaparsa, yanlış kişinin hattı, yanlış oturum veya yanlış olay zamanı dosyaya girebilir.
Özellikle CGNAT kullanılan bağlantılarda yalnızca IP adresi çoğu zaman yeterli değildir. Aynı genel IP adresi, aynı anda veya yakın zamanlarda birden fazla kullanıcı tarafından paylaşılabilir. Bu nedenle port bilgisi, zaman aralığı, operatör cevabı ve eşleştirme tablosu birlikte aranmalıdır.
Burada sorması gereken temel soru şudur:
Bu bağlantı gerçekten sanığın cihazından mı yapılmış, yoksa yalnızca sanığın aboneliğine ait internet hattı üzerinden bir eşleştirme mi kurulmuş?
Bu ayrım çok önemlidir. Çünkü ceza yargılamasında abonelik sorumluluğu ile fail sorumluluğu aynı şey değildir. İnternet hattının kişinin adına olması, dijital eylemin mutlaka o kişi tarafından yapıldığını göstermez.
4. Cihaza CMK 134’e Uygun Şekilde mi El Konuldu?
NCMEC dosyalarında avukatın ilk incelemesi gereken en önemli yerlerden biri arama, kopyalama ve elkoyma sürecidir. Bilgisayar, telefon, harici disk, tablet, bulut hesabı veya dijital veri içeren cihazlar bakımından CMK 134 özel bir koruma tedbiri düzenler. Bu madde, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini özel usule bağlar.
Bu nedenle şu sorular mutlaka sorulmalıdır:
- CMK 134 kararı var mı?
- Karar hangi cihazları kapsıyor?
- Kararda arama, kopyalama ve elkoyma sınırları açık mı?
- Cihazın imajı alınmış mı?
- İmaj alınırken hash değeri oluşturulmuş mu?
- Şüpheliye veya müdafiine kopya verilmiş mi?
- Elkoyma tutanağı ile bilirkişi raporu arasında uyum var mı?
- Cihaz hangi tarihte, kim tarafından, nerede ve hangi koşullarda incelenmiş?
Avukat Orhan Önal’ın “NCMEC Dosyalarında Sabah Baskını – El Koyma – Gözaltı” başlıklı değerlendirmesinde hash ve imaj zincirinin neden kritik olduğu özellikle anlatılır; çünkü hash/imaj zinciri yoksa savunmanın “veri sonradan değişti mi?” sorusunu sorması kaçınılmaz hale gelir.
Güncel olarak CMK 134 tartışmasının önemi daha da artmıştır. 2026 yılında Anayasa Mahkemesi’nin CMK 134’te bilgisayarlarda arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin bazı düzenlemeler hakkında iptal kararı verdiği haberleştirilmiştir. Bu gelişme, dijital delillerde kişisel verilerin korunması, saklanması, silinmesi ve ölçülülük güvencelerinin savunma açısından daha dikkatli incelenmesini gerekli kılar.
5. Dijital Materyal Cihazda Nerede Bulundu?
Bir dijital dosyanın cihazda bulunması ile o dosyanın sanık tarafından bilerek, isteyerek ve hâkimiyet altında tutulması aynı şey değildir. Bu nedenle bilirkişi raporundaki dosya yolu son derece önemlidir.
- Dosya masaüstünde mi?
- İndirilenler klasöründe mi?
- Telegram, WhatsApp veya tarayıcı cache klasöründe mi?
- Thumbnail/önizleme klasöründe mi?
- Bulut senkronizasyon klasöründe mi?
- Geçici internet dosyalarında mı?
- Silinmiş alanlardan mı çıkarılmış? (lost files gibi)
- Harici diskten, telefondan, yedekten veya bulut hesabından mı gelmiş?
Bu ayrım savunmanın merkezidir. Çünkü kullanıcı tarafından bilinçli şekilde oluşturulan ve düzenlenen bir klasör ile sistem tarafından otomatik üretilen cache/thumbnail verisi aynı delil değerine sahip değildir.
Avukat Orhan Önal’ın TCK 226/3 ve dijital bulundurma kastına ilişkin değerlendirmesinde vurguladığı üzere, “klasör adı, dosya uzantısı, zaman damgası” tek başına kastı ispatlamaz. Bu ifade, NCMEC dosyalarında savunmanın temel felsefesini ortaya koyar: Teknik veri, bağlamından koparılarak okunamaz.
6. Hash Değeri ve Dosya Eşleşmesi Doğrulanmış mı?
Hash değeri, dijital dosyanın parmak izi gibidir. Ancak hash değerinin dosyada geçmesi, her şeyi kendiliğinden çözmez. Burada incelemesi gereken husus, hash değerinin hangi dosyaya, hangi veri tabanına, hangi eşleşmeye ve hangi teknik doğrulamaya dayandığıdır.
Şu sorular önemlidir:
- NCMEC raporundaki hash ile cihazdan çıkan hash aynı mı?
- Hash değeri bilirkişi raporunda açıkça gösterilmiş mi?
- Dosyanın tamamı mı incelenmiş, yoksa yalnızca isim/önizleme/veri tabanı eşleşmesi mi yapılmış?
- Dosya bozuk mu, eksik mi, açılabilir mi?
- Dosyanın metadata bilgileri incelenmiş mi?
- Aynı hash daha önce bilinen veri tabanında yer alıyor mu?
- Hash eşleşmesi içerik incelemesiyle desteklenmiş mi?
Bu noktada savunmanın temel cümlesi şudur: Hash teknik olarak önemlidir; fakat hash verisi, kimliklendirme ve kast deliliyle desteklenmedikçe tek başına ceza sorumluluğunu kurmaz.

7. Cache, Thumbnail ve Otomatik İndirme İhtimali İncelendi mi?
NCMEC ve TCK 226 dosyalarında en kritik savunma alanlarından biri cache, thumbnail, otomatik indirme ve senkronizasyon kayıtlarıdır. Özellikle sosyal medya uygulamaları, mesajlaşma uygulamaları, tarayıcılar ve bulut servisleri bazı verileri kullanıcının aktif iradesi olmaksızın geçici dosya, önbellek veya önizleme olarak kaydedebilir.
Bu nedenle savunma dosyada şu ayrımı aramalıdır:
- Dosya kullanıcı tarafından mı indirilmiş?
- Uygulama otomatik önizleme mi oluşturmuş?
- Dosya açılmış mı, görüntülenmiş mi, yoksa yalnızca sistem klasöründe mi kalmış?
- Otomatik medya indirme ayarları açık mı?
- Dosya bir gruptan, kanaldan, bağlantıdan veya bulut senkronundan mı gelmiş?
- Kullanıcı bu dosyanın varlığından haberdar mı?
Bu ayrım yapılmadan “cihazda bulundu” denilerek mahkûmiyet kurulması, dijital delil mantığına aykırıdır. Çünkü ceza hukukunda suç, yalnız maddi varlıkla değil; failin kastı, hâkimiyeti ve isnat edilebilir davranışıyla oluşur.
8. Kast, Bilinçli Bulundurma ve Sistematik Davranış Var mı?
TCK 226 dosyalarında en ağır tartışmalardan biri kasttır. Özellikle çocuk cinsel istismar materyali niteliği iddia edilen içeriklerde, ceza tehdidinin ağırlığı nedeniyle mahkemenin yalnızca teknik dosya varlığıyla yetinmemesi gerekir.
Savunmanın kast bakımından bakması gereken başlıklar şunlardır:
Sanığın arama geçmişinde bilinçli arama var mı?
Dosyalar özel klasörlerde düzenlenmiş mi?
Dosya isimleri değiştirilmiş mi?
Tekrarlayan indirme, arşivleme veya paylaşma davranışı var mı?
Ücret ödeme, grup üyeliği, özel erişim veya organizasyonel bağ var mı?
Sanığın dosyayı açtığını gösteren iz var mı?
Silme, taşıma, yeniden adlandırma gibi bilinçli kullanım izleri var mı?
Dosya yalnızca uygulama önbelleğinde veya geçici sistem alanında mı duruyor?
Bu soruların cevabı yoksa, dosyadaki teknik veri ile sanığın manevi unsuru arasında ciddi boşluk vardır. Ceza yargılamasında bu boşluk, varsayımla doldurulamaz.
Avukat Orhan Önal’ın dijital delil yaklaşımında çok yerinde bir tespit vardır: “Delil çokluğu, delil güvenilirliği anlamına gelmez.” NCMEC dosyalarında 100 dosya adı, 50 ekran görüntüsü veya uzun bir dijital rapor bulunması, bu verilerin tamamının hukuka uygun, güvenilir, bağlamlı ve sanığa isnat edilebilir olduğu anlamına gelmez.
9. Bilirkişi Raporu Gerçekten Teknik mi, Yoksa Dosya Listelemesi mi?
NCMEC dosyalarında birçok bilirkişi raporu, teknik analizden çok dosya listelemesi niteliğinde olabilir. Oysa adli bilişim raporunun görevi yalnızca “şu dosyalar bulundu” demek değildir. Rapor; dosyanın kaynağını, yolunu, oluşturulma/değiştirilme/erişim zamanını, kullanıcı profilini, uygulama ilişkisini, hash değerini, metadata bilgisini, senkronizasyon ihtimalini, cache/thumbnail ayrımını ve kullanıcı iradesine dair teknik izleri tartışmalıdır.
Savunmada şu soruları raporda aramalıdır:
- Bilirkişi hangi imaj üzerinde çalışmış?
- Orijinal cihaz mı, kopya imaj mı incelenmiş?
- Hash doğrulaması yapılmış mı?
- Dosya yolları tek tek gösterilmiş mi?
- Zaman damgaları yorumlanmış mı?
- UTC/Türkiye saati ayrımı yapılmış mı?
- Cache, thumbnail ve otomatik indirme ayrımı yapılmış mı?
- Bulut hesabı veya senkronizasyon ihtimali değerlendirilmiş mi?
- Kullanıcı profili ile dosya arasında bağ kurulmuş mu?
- Sonuç kısmı teknik gerekçeye mi dayanıyor, yoksa soyut kanaat mi içeriyor?
Eğer bilirkişi raporu bu sorulara cevap vermiyorsa, savunma bakımından ek rapor, uzman mütalaası veya yeniden inceleme talebi ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
10. Suç Vasfı, Delil Zinciri ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Birlikte Okunmuş mu?
NCMEC dosyalarında son teknik nokta, aslında bütün dosyanın hukuki sonucudur: Delil zinciri, suç vasfı ve manevi unsur birlikte okunmuş mu?
TCK 226 müstehcenlik suçunu düzenler; ancak bu madde kendi içinde farklı fiil tipleri ve farklı ağırlıkta yaptırımlar içerir. Çocuğa müstehcen içerik gösterme, bulundurma, üretme, yayma, nakletme, depolama, ticaretini yapma gibi fiiller aynı hukuki ve teknik değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Bu nedenle şu nihai kontrol yapılmalıdır:
- İddianame hangi fıkradan kurulmuş?
- İsnat edilen fiil açık mı?
- Yalnız bulundurma mı, yoksa paylaşma/yayma/üretme iddiası mı var?
- Dosyadaki teknik delil bu fiili gerçekten ispatlıyor mu?
- Sanığın kastı somut olgularla gösterilmiş mi?
- Dijital delil hukuka uygun elde edilmiş mi?
- Rapordaki eksikler mahkemece giderilmiş mi?
- Şüphe sanık aleyhine yorumlanmış mı?
NCMEC raporu ile başlayan her soruşturma ciddidir. Ancak ciddiyet, savunmanın susması gerektiği anlamına gelmez. Tam aksine bu dosyalarda savunma daha teknik, daha disiplinli ve daha ısrarlı olmak zorundadır. Çünkü dijital delil, doğru okunduğunda gerçeğe ulaştırır; yanlış okunduğunda ise kişiyi hiç işlemediği bir fiilin faili gibi gösterebilir.
B. Hülasa; NCMEC Dosyasında Savunma, Teknik Detaydan Başlar
NCMEC dosyalarında savunmanızın ilk görevi, dosyaya panikle değil, yöntemle bakmaktır. Raporu okumak yetmez; raporun nasıl üretildiğini, hangi platformdan geldiğini, hangi teknik veriye dayandığını, hangi cihazla ilişkilendirildiğini, CMK 134 sürecinin nasıl yürütüldüğünü, bilirkişi raporunun gerçekten ne söylediğini ve sanığın kastını gösteren somut delil bulunup bulunmadığını görmek gerekir.
Bu dosyalarda savunmanın ana cümlesi şudur:
NCMEC raporu ihbar niteliğinde olabilir; ancak mahkûmiyet için hukuka uygun şekilde elde edilmiş, teknik olarak doğrulanmış, sanığa isnat edilebilir ve kastı gösteren somut delil bütünlüğü gerekir.
Avukat Orhan Önal’ın NCMEC, TCK 226, dijital delil ve CMK 134 yazılarında kurduğu temel yaklaşım da bu noktada birleşir: Ceza yargılaması etiketle değil, delille yapılır. Dijital dosyalarda isimler, IP adresleri, klasör yolları ve otomatik raporlar önemlidir; fakat hiçbir teknik veri, bağlamından koparılarak insan hürriyetinin önüne konulamaz.
C. Avukat Orhan Önal Uzun Yıllara Dayalı Çalışma Yazıları
NCMEC raporu, TCK 226 müstehcenlik suçu, dijital delil, CMK 134, hash, cache, IP/CGNAT ve adli bilişim incelemesi gibi konular birbirinden bağımsız başlıklar değildir. Bu dosyalarda savunma; yalnızca ceza hukuku bilgisiyle değil, dijital delilin nasıl üretildiğini, nasıl muhafaza edildiğini, hangi teknik işlemle sanığa bağlandığını ve kast unsurunun hangi somut verilerle ispatlanmaya çalışıldığını doğru okuyabilen bütüncül bir bakışla kurulmalıdır.
Bu nedenle NCMEC dosyalarında daha kapsamlı değerlendirme yapmak isteyenler için Avukat Orhan Önal’ın aşağıdaki bağlantılı yazıları özellikle incelenebilir:
C.1 NCMEC Raporu, TCK 226 Müstehcenlik Davasında Beraat
NCMEC Raporu, TCK 226 Müstehcenlik Davası Beraat Savunması başlıklı yazıda, NCMEC raporunun tek başına mahkûmiyet anlamına gelmediği; raporun ancak hukuka uygun dijital delil zinciri, kimliklendirme ve kast değerlendirmesiyle birlikte anlam kazanabileceği açıklanmaktadır. Bu yazı, özellikle “NCMEC raporu hüküm değil, başlangıç verisidir” yaklaşımını anlamak bakımından önemlidir.
C.2 NCMEC Nedir & Müstehcenlik Suçları Avukat Stratejisi: Delil–İspat
NCMEC Nedir & Suçları Avukat Stratejisi: Delil–İspat başlıklı yazı, NCMEC raporlarının TCK 226, TCK 105 ve bazı dosyalarda TCK 103 yönünden nasıl değerlendirilmesi gerektiğini; delil, ispat, suç vasfı ve savunma stratejisi bakımından daha geniş bir çerçevede ele almaktadır.
C.3 Siber Delil, Dijital Emare & Dijital İz: Dijitalleşen Ceza
Elektronik Delil, Siber Emare & Dijital İz: Adli Bilişim Davalarında Ceza başlıklı yazı, dijital delilin klasik ceza yargılamasındaki delillerden neden farklı olduğunu ortaya koymaktadır. NCMEC dosyalarında IP kaydı, log verisi, metadata, hash değeri, cihaz imajı ve kullanıcı hareketleri gibi unsurların sağlıklı değerlendirilebilmesi için bu yazı tamamlayıcı niteliktedir.
C.4 TCK 226/3 Müstehcenlik Suçu, Bulundurma Kastı, Temadi
TCK 226/3 Müstehcenlik, Suç Tarihi ve Dijital Bulundurma Kastı başlıklı yazı, özellikle cache, thumbnail, otomatik indirme, klasör yolu, dosya adı, zaman damgası ve dijital bulundurma kastı bakımından önem taşır. Çünkü NCMEC ve TCK 226 dosyalarında asıl mesele çoğu zaman yalnızca dosyanın cihazda bulunması değil, bu dosyanın sanık tarafından bilerek, isteyerek ve hâkimiyet altında bulundurulup bulundurulmadığıdır.
C.5 Bilişim Suçlarında El Koyma & Siber Suç CMK 134
Bilişim Suçunda El Koyma ve Siber Suç; CMK 134 Uygulaması başlıklı yazı, bilgisayar, telefon, harici disk, bulut hesabı ve diğer dijital materyaller üzerinde yapılacak arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin hangi usule tabi olduğunu açıklamaktadır. NCMEC dosyalarında CMK 134 kararı, imaj alma, hash değeri, yedek kopya ve hukuka aykırı delil tartışmaları bakımından bu yazı doğrudan bağlantılıdır.
C.6 NCMEC Dosyalarında “Sabah Baskanı – El Koyma -, Gözaltı, Tutuklanma”
NCMEC Dosyalarında “Sabah Baskını – El Koyma – Gözaltı” başlıklı yazı ise soruşturmanın ilk anında yaşanan kolluk işlemleri, dijital cihazlara el konulması, gözaltı riski, imaj/hash zinciri ve müdafi müdahalesinin önemi bakımından pratik bir perspektif sunmaktadır. Bu yazı, özellikle NCMEC raporuyla başlayan soruşturmalarda ilk saatlerin neden kritik olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Özetle NCMEC dosyaları; raporun başlığına, suçun ağırlığına veya dosyada geçen teknik ifadelerin çokluğuna bakılarak yüzeysel biçimde değerlendirilemez. Bu dosyalarda güçlü savunma, raporun kaynağını, dijital verinin elde ediliş yöntemini, cihazla bağlantısını, kullanıcı iradesini, kast unsurunu ve CMK 134 başta olmak üzere ceza muhakemesi güvencelerini birlikte inceleyen teknik bir okuma ile mümkündür.

Önal’ın Diğer Bir Kısım Sık Okunan NCMEC Yazıları
| Sıra | Yazı Başlığı | Neden Bu Konuya Yakın? | Link |
|---|---|---|---|
| 1 | TCK 226’da Cache / Önbellek ve Hash Delili Beraat Savunması | Cache, hash, otomatik kayıt, bilinçli depolama ve dijital delil tartışmasının doğrudan merkezindedir. | Devamı İçin Tıklayın |
| 2 | Hataen İnen Görseli Silmek, Cache / Önbellek Beraati TCK 226 | Hataen inen görsel, geçici sistem dosyası, önbellek ve bulundurma kastı ayrımını destekler | Okumak İçin Tıklayın |
| 3 | Müstehcenlik Suçu & NCMEC Raporu: Instagram, IP-Port, Beraat | Instagram Direct, IP-port, Meta kayıtları, NCMEC ve fail aidiyeti bakımından güçlü iç bağlantıdır. | İçin Tıklayın |
| 4 | NCMEC: Instagram / Facebook / Telegram / X Kaynaklı Suçlar | Telegram, Instagram, X ve Facebook kaynaklı dijital suç isnatlarında platform ayrımını açıklar. | İrdelemek İçin Tıklayın |
| 5 | Dijital Cihazınızdan Çıkan Bir “Görüntü” ile Tutuklanmak | Cihazda görüntü bulunması ile kast, aidiyet, teknik inceleme ve tutuklama riski arasındaki farkı anlatır. | Okumak İçin Tıklayın |
| 6 | TCK 226/3 Müstehcenlik, Suç Tarihi ve Dijital Bulundurma Kastı | Suç tarihi, dijital bulundurma, depolama iradesi ve kast tartışması için doğrudan tamamlayıcı yazıdır. | Okumak İçin Tıklayın |
- Avukat Orhan ÖNAL çizgisinde hazırlanan NCMEC Davaları & Soruşturmaları yazıları; tecrübeye dayalı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya stratejisi, evrak ve teknik rapor içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hususta ve benzeri nitelikte konularda ise uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ancak tamamlayamadığımız “NCMEC Uygulamaları Kitabında” da detaylıca yer verilmektedir.
- Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, özellikle duruşmada sözlü savunma kabiliyeti gerektirdiğinden, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
- Benzer NCMEC’den doğan ceza davalarından gördüğümüz; her nevinden NCMEC davalarında farklı savunma argümanları geliştirilerek hareket edilmesi gerekliliğinin unutulmamasını ve mutlaka avukatınızla hareket edilerek savunma yapılmasını unutmamanızı şiddetle tavsiye ederiz.
- Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar* bölümüne veya *NCMEC DAVALARI için ve dijital cinsel suçlar* tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
-
AVUKAT DESTEĞİ
Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.
Hafta içi: 09:00 – 19:00Cumartesi: 10:00 – 18:00Telefon: +90 532 282 25 23Gizlilik
Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.
-

Leave A Comment