Awesome Image
10Oca

IBAN Kullandırma Dosyalarında Ceza Soruşturması, MASAK, Banka Blokesi ve Para İadesi Stratejisi

(Hesap kullandırma / IBAN kiralama dosyaları için avukat bakışıyla delil odaklı, sahaya uygun rehber)

Kısa çerçeve: “IBAN kiralama” ya da “hesap kullandırma” olarak bilinen süreç; çoğu zaman banka hareketleri + dijital izler + iletişim kayıtları üzerinden yürür. Bu dosyalarda belirleyici olan; “para geçti” cümlesi değil, sanığın bilgi ve kontrol alanı, paranın rotası ve dijital delilin tutarlılığıdır.


1) IBAN kiralama / hesap kullandırma nedir? Neden bu kadar riskli?

“Hesap kullandırma” pratikte; üçüncü bir kişinin para transferini kendi banka hesabınızdan geçirmesine izin vermeniz, hesabınızı “aracı” hale getirmeniz veya hesabın fiili kullanımını başka birine bırakmanızdır. Bugün birçok dosyada; “komisyon”, “iş teklifi”, “yurt dışı ödeme”, “kripto/forex işlemi”, “ödeme geçişi”, “reklam geliri”, “e-ticaret tahsilatı” gibi kılıflarla yürütülen bu yöntem, soruşturma makamının gözünde paranın izini kırmaya yarayan bir halka olarak değerlendirilir.

Bu nedenle tek bir havale/EFT bile; dosyanın gidişatına göre dolandırıcılık, bilişim yoluyla işlenme iddiası, suçtan kaynaklanan değerleri aklama şüphesi, hatta zincir genişledikçe “örgütsel yapı” tartışmalarına kadar gidebilen ağır sonuçlar doğurabilir. Dosyayı büyüten şey para miktarı değil; transferlerin düzeni, açıklamalar, kişi zinciri ve dijital izlerin ortak dilidir.

2) Bu dosyalar neden “tek suç” gibi kalmaz? Suç vasfı neden sürekli değişir?

Hesap kullandırma dosyalarının en kritik gerçeği şudur: Aynı para trafiği, farklı dosyalarda farklı hukuki nitelendirmelere bağlanabilir. Çünkü soruşturmanın odağında genellikle şu soru vardır:
“Bu hesap, suç gelirinin dolaştırıldığı bir ara istasyon mu; yoksa kişi kandırılarak mı kullanılmış?”

Uygulamada iddia makamı, eldeki delil setine göre; bilişim yoluyla dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama şüphesi, banka/ödeme sistemlerinin kötüye kullanımı ve benzeri vasıflara yönelebilir. Savunma açısından doğru strateji; “hangi suç yazılmış”tan önce, dosyanın delil haritasını çıkarmak ve kast/ihmal/yanıltılma ayrımını teknik olarak kurmaktır.

3) Soruşturmanın omurgası: Delil nereden gelir?

Bu dosyalar “lafla” değil, izlerle yürür. İzlerin kaynağı genellikle dört ana damardır:

3.A) Banka ve ödeme izi (dosyanın iskeleti)

  • Hesap hareketleri, para giriş/çıkış saatleri, açıklamalar

  • Aynı gün/peş peşe transfer paterni

  • “Çek – aktar – tekrar gönder” döngüsü

  • ATM çekimi, şube işlemi, internet bankacılığı cihaz bilgisi (varsa)

Savunma notu: Banka hareketleri tek başına her şeyi anlatmaz; ama soruşturmanın yönünü belirler. Savunmanın kalitesi de burada başlar: paranın rotası, “kimden geldi/kime gitti” değil; neden ve nasıl gitti sorusuyla anlaşılır.

3.B) MASAK ve finansal analiz izi (dosyanın derinliği)

MASAK inceleme süreçleri ve şüpheli işlem değerlendirmeleri; özellikle seri transfer, çoklu mağdur, farklı illere yayılım, kısa süreli hesap kullanımı gibi unsurlarda devreye girer. Bu aşamada dosya, yalnız ceza soruşturması olmaktan çıkar; finansal profil analizi haline gelir.

3.C) Dijital delil izi (dosyanın kaderi)

  • Telefon/PC incelemesi, uygulama kayıtları, ekran görüntüleri

  • IP / CGNAT port kayıtları (varsa), oturum izleri

  • HTS, baz, iletişim yoğunluğu

  • Cihazın kimde olduğu, çoklu kullanım ihtimali, hesap güvenliği

Savunma notu: Dijital inceleme “bulur” diye değil; doğru soru sorulursa “kanıtlar” diye kıymetlidir. Yanlış yönetilen bir dijital süreç, en haklı dosyayı bile anlatılamaz hale getirir.

3.D) Platform izi (dosyayı büyüten sosyal katman)

Telegram/WhatsApp/Instagram/X gibi mecralarda kurulan temaslar; “iş”, “komisyon”, “ödeme aracılığı”, “kripto” bahanesiyle kurgulanan senaryolar, soruşturmada kast tartışmasının merkezine oturur.

4) Dosyanın en kritik kırılımı: “Kasten mi, kandırılarak mı?”

Hesap kullandırma dosyalarında savunmayı kazan-kaybet noktasına taşıyan ayrım şudur:
Kişi, para trafiğinin suçla bağlantısını bilerek ve isteyerek mi kabul etti; yoksa aldatılarak/hesabı ele geçirilerek mi sürecin içine çekildi?

Aşağıdaki tablo, mahkeme/savcılık pratiklerinde sık görülen “risk göstergeleri” üzerinden bir çerçeve sunar:

Değerlendirme Başlığı Risk Artıran İşaretler Savunmayı Güçlendiren İşaretler
Komisyon/menfaat “Komisyon”, “yüzde”, “pay” konuşmaları Menfaat yokluğu, makul açıklama ve süreklilik yokluğu
Hesap kontrolü Şifre/OTP paylaşımı, uzaktan erişim Hesap güvenliği ihlali, hesap ele geçirilme emareleri
Transfer paterni Aynı gün çoklu transfer, hızlı çıkış Tekil/istisnai işlem, rota açıklanabilirliği
Paranın nihai yönü Elden teslim, kriptoya dönüşüm, üçüncü kişiye aktarım Paranın izinin kesilmemesi, şeffaf hareket
İletişim izi Şüpheli kişilerle yoğun temas Temasın zayıf/çelişkisiz olması, cihaz kullanım tutarlılığı

Önemli: Bu tablo “otomatik hüküm” değil; delilin hangi yöne evrilebileceğini gösteren bir savunma pusulasıdır.

5) İfade ve savunma stratejisi: “Ben bilmedim” yetmez; delille konuşmak gerekir

Bu dosyalar “niyet okuma” ile değil, iz okuma ile yürür. Kolluk, savcılık ve nihayet mahkeme; kişinin zihninin içini değil, dışarıya yansıyan kontrol alanını ölçer: banka hareketleri, dijital ayak izi, iletişim trafiği, cihaz kullanımı, zaman çizelgesi… İşte tam bu yüzden “Ben bilmedim” cümlesi tek başına savunma değildir; ancak doğru kurulduğunda bir savunmanın ilk cümlesi olabilir.

5.A) İfade, dosyanın kaderini belirleyen “ilk çerçeve”dir

IBAN kiralama / hesap kullandırma soruşturmalarında ifade; çoğu kişinin sandığı gibi “kendini anlatma” anı değil, dosyaya ilk hukuki iskeletin atıldığı andır. Çünkü bir kez yanlış çerçeve kuruldu mu, sonradan gelen her delil o çerçevenin içine zorla sığdırılır ve savunma istemeden kendi kendini çürütür.

  • “Tanımıyorum” dersiniz; iki gün sonra telefondan tek bir mesaj çıkar: dosya büyür.

  • “Ben yapmadım” dersiniz; banka hareketlerinde para sizden çıkmıştır: savunma “inkâr”a sıkışır.

  • “Hesabım çalındı” dersiniz; cihaz-oturum izleri tutarsızdır: iyi niyet anlatısı zedelenir.

Doğru yaklaşım: İfade, “inkâr metni” değil; delil uyumlu savunma haritasıdır.

5.B) Mahkemenin baktığı yer: “Kontrol alanı” ve “öngörülebilirlik”

Bu dosyalarda kritik ölçüt şudur:
Para akışını fiilen kim yönetti? Hesap üzerinde kontrol kimdeydi? Kişinin bu para trafiğinin ne anlama geldiğini öngörmesi beklenir miydi?

Savunma bu nedenle şunları netleştirir:

  • Hesaba erişim kimdeydi? (şifre/OTP/cihaz)

  • Transfer talimatını kim verdi?

  • Paranın “neden” geldiğini kişi hangi bilgiyle biliyordu?

  • Paranın nereye gittiğini kişi hangi aşamada öğrendi?

  • Şüpheli işlem işaretleri var mıydı? (komisyon, seri transfer, farklı kişiler, aynı gün çok işlem)

“Ben bilmedim” demek yerine, bilgi düzeyini ve kontrol sınırlarını somutlaştırmak gerekir. Bu, avukat dilinde şudur:

“Benim fiili kontrolüm şu noktada başlıyor, şu noktada bitiyor; deliller de bunu gösteriyor.”

5.C) İfade stratejisinin altın standardı: Kronoloji + belge + tutarlılık

İddia makamı “hikâye” aramaz; kronolojik tutarlılık arar. Bu nedenle etkili savunma; duygusal anlatım değil, zaman çizelgesi kurar:

  1. İlk temas (kim, nereden, ne vaat etti?)

  2. İlk işlem (tarih-saat-tutar)

  3. Hesap kullanım biçimi (kim yönlendirdi, hangi cihaz, hangi kanal?)

  4. Şüphe anı (ne zaman fark edildi?)

  5. Sonrası (hangi adımlar atıldı: banka bildirimi, şifre değişimi, başvuru vs.)

Bu kronoloji, dekontlarla, iletişim kayıtlarıyla, cihaz/oturum izleriyle desteklenirse savunma “söz” olmaktan çıkar, “kanıt”a dönüşür.

5.D) “Kandırıldım” demek yetmez; kandırılma mekanizmasını göstermek gerekir

Çok kişinin düştüğü hata şu: “Kandırıldım” deyip geçmek. Oysa soruşturma makamı haklı olarak şunu sorar:
Nasıl kandırıldın? Hangi cümleyle? Hangi vaadle? Hangi adımda? Sen neyi kontrol edemedin?

Bu yüzden iyi savunma şunları gösterir:

  • Kandırmanın yöntemi (iş teklifi, komisyon, kripto bahanesi, “ödeme geçişi”)

  • Sizi ikna eden unsur (sahte kimlik, sahte kurumsal dil, yönlendirme, acele baskısı)

  • Kontrol kaybı (OTP paylaşımı, uzaktan erişim, sosyal mühendislik)

  • Bu kaybın delili (şüpheli oturum, cihaz değişimi, SIM değişimi, login bildirimi, yazışma izi)

Sonuç: İfade, “ben masumum” demek değil; masumiyet iddiasını delil sistemi içinde inşa etmektir.

5.E) İfadeye dair 10 “sahaya uygun” kural (daha keskin)

  1. İfade vermeden önce banka hareketleri kronolojisini çıkar.

  2. Yazışma/arama kayıtlarını “hikâye” için değil, tutarlılık için oku.

  3. “Tanımıyorum” yerine “ilişkim şu kadar, şu tarihte şu kadar” de; boşluk bırakma.

  4. Silme/format yok: delile müdahale, iyi niyetin düşmanıdır.

  5. Kontrol alanını belirle: “şifre kimdeydi / cihaz kimdeydi?”

  6. Paranın rotasını anlat: “girdi-çıktı” değil, neden ve nasıl çıktı.

  7. Çoklu mağdur varsa tek tek değil, zincir mantığıyla yönet.

  8. Suç vasfı değişebilir: savunma tek etikete bağlı kalmaz.

  9. Teknik taleplerden çekinme: log, IP, oturum, HTS, bilirkişi…

  10. İfade, duruşmanın provasıdır: sonradan geri alamayacağın cümle kurma

    Yukarıdaki maddeler sizin somut olayınızda aleyhinize de olabilir, mutlaka telafisi imkansız hak kayıplarının önüne geçmek için avukatınızla hareket edin.


6) Banka blokesi ve MASAK boyutu: Aynı anda iki cephede mücadele

Hesap kullandırma şüphesinde ilk görülen refleks: banka blokesi ve işlem kısıtlarıdır. Kişi bir yandan soruşturmayla uğraşırken, diğer yandan hesabına erişemediği için ekonomik olarak sıkışır. Burada kritik olan; süreci “tek kanal” zannetmemektir:

  • Ceza soruşturması: Delil, beyan, dijital inceleme, yetki/irtibat

  • Finansal süreç: Banka iç prosedürleri, risk birimi değerlendirmesi, şüpheli işlem yaklaşımı, MASAK teması

Etkili strateji; bankaya/finansal tarafa “duygusal anlatı” değil, belgeli ve kronolojik başvuru yapmaktır: hesap hareketleri, işlem gerekçesi, iletişim kayıtları, varsa cihaz güvenliği delilleri, mağduriyetin doğurduğu zararlar.


7) Para iadesi ve zararın azaltılması: Gerçekçi, hızlı ve delil uyumlu yol haritası

Okurun en çok sorduğu soru şudur: “Paramı geri alabilir miyim?”
Bu dosyalarda “kesin iade” vaadi, sahaya aykırıdır. Ama doğru yönetimle zararı azaltmak ve paranın izini kaybetmeden yakalamak mümkündür.

Etkin iade/zarar azaltma yaklaşımı

  • İlk saatler kritik: Transferin taze olduğu dosyalarda iz sürmek daha mümkündür.

  • Dekont zinciri + rota analizi: Para kimden geldiği kadar, nereye kırıldığı ile anlaşılır.

  • Ceza dosyası ile sivil süreç birlikte düşünülür: Ceza dosyasındaki delil, iade girişimlerinin omurgasıdır.

  • Şeffaflık savunmayı güçlendirir: Paranın izini kesen her hamle, iyi niyet iddiasını zayıflatır.

  • Çoklu mağdur dosyalarında koordinasyon: Birden fazla gönderici varsa “parça parça dosya” değil, bütüncül strateji gerekir.

Bu noktada avukat refleksi şudur:
“Önce delili koru, sonra parayı takip et; ikisini aynı anda yap.”
Çünkü para takibi, dijital ve bankacılık deliliyle uyumlu kurulmazsa, iade niyeti savunmayı zayıflatabilecek yanlış bir hamleye dönüşebilir.

8) Sık yapılan hatalar: En haklı dosyayı bile zorlaştıran refleksler

Bu dosyalarda çoğu insan “suç işlemediği halde” en büyük zararı panikle verir. Çünkü panik; delili bozar, tutarlılığı kırar, güveni sarsar. Soruşturma makamı açısından da panik, çoğu zaman yanlış yorumlanır: “kaçırıyor” algısı doğar. Oysa kişi kendini koruduğunu sanır.

8.1) Telefonu sıfırlamak / yazışmaları silmek: “kanıt yok” değil, “kanıta müdahale” algısı

En yaygın refleks: “Mesajları sileyim, kurtulayım.”
Gerçekte olan: Savunmanın en değerli malzemesi kendi elinizle yok edilir.
Üstelik dijital inceleme çoğu zaman “silineni” de izleriyle yakalayabilir; böylece dosya ikiye katlanır:

  • Bir yanda asıl iddia,

  • Diğer yanda “neden sildin?” sorusu.

Avukat gözüyle: Silme, iyi niyet anlatısının düşmanıdır. Çünkü iyi niyet, şeffaflıkla ispatlanır.

8.2) “Ben tanımam bilmem” inkârı: Tek delille çöken savunma

Hesap kullandırma dosyalarında tek bir ekran görüntüsü, tek bir mesaj, tek bir arama kaydı; “tanımıyorum” cümlesini çökertebilir. O an savunma şuna dönüşür:
“Önce inkâr etti, sonra mecbur kalınca kabul etti.”
Bu algı, kast tartışmasını büyütür.

Doğru çizgi: İnkâr değil; ölçülü ve delil uyumlu anlatım.

8.3) Komisyon konuşmasını “şakaydı” diye küçümsemek

“Komisyon” kelimesi bu dosyalarda kırmızı bayraktır. Bunu “şaka” diye geçiştirmek çoğu kez savunmayı zayıflatır; çünkü soruşturma makamı şunu düşünür:
“Menfaat varsa, bilerek yapmış olabilir.”
Bu yüzden komisyon iddiası varsa, savunma onu “yok saymak” yerine kanıt düzeyinde tartışır: bağlam, süreklilik, eylemle bağlantı, gerçeklik.

8.4) Hesabı kapatmak, başka hesaba kaçmak: “kaçınma” görüntüsü

Bazı kişiler blokeden korkup hesabını kapatır, yeni hesap açar, parayı başka yere taşır. Bu hamle çoğu kez dosyada “iz kırma” gibi algılanır.
Oysa doğru olan: mevcut izleri koruyarak süreci yönetmek, bankaya ve soruşturmaya delil sunmaktır.

8.5) “Mağdur” iken “şüpheli gibi davranmak”

Gerçekten kandırılmış kişi bile;

  • mesajları silerse,

  • telefonu sıfırlarsa,

  • paranın izini keserse,

  • çelişkili anlatırsa
    dosyada istemeden “şüpheli gibi görünür”.
    Bu da en acı gerçektir: Haklılık, yanlış refleksle görünmez hale gelir.

8.6) Delili “kendi lehine” üretmeye çalışmak: ters teper

Bazıları sonradan ekran görüntüsü üretir, yazışma düzenler, “kendini aklayan” belgeler yaratmaya çalışır. Dijital inceleme çağında bu, riski büyütür. Çünkü çakışma yakalandığında savunma “tamir edilemez” hale gelir.

8.7) En büyük hata: Avukatla geç temas

Bu dosyalar “sonradan toparlanır” sanılır; oysa en büyük kazanımlar ilk 24–72 saatte gelir:

  • delil korunur,

  • banka/ödeme izleri düzenlenir,

  • doğru teknik talepler kurulur,

  • ifade stratejisi oturtulur.

Net cümle: Bu dosyalar, doğru yönetilirse küçülür; panikle yönetilirse büyür.

9) Yetki, sahaya çıkma ve Neden İzmir’den Samsun’a aynı dosya dili konuşulur?

Hesap kullandırma ve bilişim temelli dolandırıcılık dosyalarında “dosyanın yeri” çoğu zaman tek bir şehirde sabit kalmaz. Uygulamada; mağdurun bulunduğu yer, zararın ortaya çıktığı yer ve paranın hareket rotası nedeniyle mağdurun yer savcılığı/mahkemesi sıklıkla yetkili kabul edilir; bu da dosyaların farklı illerde açılmasına yol açar. Bir başka deyişle, şüpheli İzmir’de; mağdur İstanbul’da, para rotası Antalya’dan geçmiş olabilir ve dosya mağdurun bulunduğu yerde yürüyebilir.

Bu yüzden biz bu tür dosyaları yalnız “bulunduğumuz şehirde” değil; İzmir, Muğla, Aydın, Balıkesir, Denizli, Samsun, Diyarbakır, İstanbul, Antalya, Isparta, Osmaniye, Manisa, Çanakkale gibi birçok ilde aktif biçimde takip etmekteyiz. Bunun temel sebebi; yetki pratiğinin dosyayı mağdurun yer mahkemesine taşıması ve savunmanın masa başında değil, gerektiğinde dosyanın görüldüğü asıl mahkemede / asıl soruşturmanın yürüdüğü savcılık pratiğinde etkin şekilde kurulmasının zorunluluğudur.

Çünkü bu dosyalarda güçlü savunma şudur:

  • Banka izi ile dijital iz aynı dili konuşacak,

  • Yetki/irtibat doğru yönetilecek,

  • Gerekirse dosyanın görüldüğü şehirde duruşma ve işlemler bizzat takip edilecek,

  • Ve en önemlisi: “etiket” değil, delil üzerinden konuşulacaktır.

İfade öncesi dikkat…

En çok aranan soru / kritik nokta Hemen kontrol et Savunmada “altın değer” delil
IBAN kiralama mı, kandırılma mı? Komisyon/menfaat konuşması var mı? Yazışma bağlamı + süreklilik yokluğu
Hesabı kim kullandı? OTP/şifre paylaşıldı mı, cihaz kimdeydi? Cihaz/oturum izi, SIM değişimi, güvenlik uyarıları
Para neden ve nasıl çıktı? Para çıkışı hızlı mı, aynı gün çok işlem var mı? Banka hareket kronolojisi (tarih-saat-tutar)
Paranın rotası nerede kırıldı? Elden/kripto/3. kişiye aktarma var mı? Dekont zinciri + alıcı hesap bilgileri
“Tanımıyorum” demek güvenli mi? Arama/mesaj/DM izi var mı? HTS/mesaj kayıtları (çelişki üretmeme)
Telefon incelemesi gelecek mi? Silme/format/uygulama kaldırma yapıldı mı? Delile müdahale yokluğu + tutarlı cihaz kullanımı
Banka bloke/MASAK süreci Bloke tarihi ve gerekçesi? Banka yazışmaları + işlem açıklamaları
Dosya hangi ilde yürür? Mağdurun yeri neresi? Yetki pratikleri + dosyanın asıl birimi

Son söz

IBAN kiralama – hesap kullandırma dosyalarında mesele “para geçti mi?” sorusu değildir. Mesele; paranın rotası, kontrol alanı, dijital delilin tutarlılığı ve savunmanın teknik kalitesidir. Bu nedenle her dosya; Siber Suçlar pratiğini, MASAK-finansal analizi ve ceza muhakemesi tekniğini birlikte gerektirir. Doğru kurulan delil haritası, çoğu zaman dosyanın kaderini değiştirir.

Hesap kullandırma ve IBAN kiralama soruşturmalarında savunma; “masumum” demekle değil, masumiyeti ispatlayacak izleri koruyup doğru anlatmakla kazanılır. Bu nedenle dosyaya yaklaşımımız; İzmir’den İstanbul’a, Antalya’dan Samsun’a kadar mağdurun yer mahkemesi pratiğini ve delil haritasını aynı anda yöneten, sahaya inen bir stratejidir.

Yazı başlığı (en yakın içerikler) Kısa odak Orijinal link
IBAN Kiralama (Hesap Kullandırma) TCK 158 Suçunda Beraat Money muling, komisyon, savunma kurgusu (orhanonal.av.tr)
IBAN Kiralama Nitelikli Dolandırıcılık Davasında Beraat Paravan hesap iddiası, beraat stratejisi (orhanonal.av.tr)
IBAN Üzerinden Dolandırıcılık Suçlarında Beraat Savunması Hesap sahibinin kastı, teknik delil analizi (orhanonal.av.tr)
İBAN Kullanılarak Dolandırıcılık Suçu ve Savunması IBAN ile dolandırıcılık türleri, iştirak/aklama riskleri (orhanonal.av.tr)
IBAN / EFT ile Gerçekleştirilen Dolandırıcılık ve Aklama EFT/Havale + TCK 282 + MASAK ekseni (orhanonal.av.tr)

Karşılaştırmalı Tablo — Dolandırıcılık & Kara Para Aklama

Aşağıdaki tablo, hibrit suç modelinin ceza yargılamasında neden çok katmanlı bir analiz gerektirdiğini göstermektedir.

İnceleme Alanı Dolandırıcılık (TCK 157–158) Kara Para Aklama (TCK 282) Hibrit Modelde Yorum
Suçun Amacı Hileyle menfaat sağlamak Suç gelirini gizlemek / meşru göstermek Kazanç + Gizleme bir arada yürür
Başlangıç Eylemi Aldatma, hile, mağduru ikna Transfer, dağıtma, dönüştürme Dolandırıcılık olmadan aklama olmaz
Delil Tipi Mağdur beyanı, mesaj kayıtları, IBAN MASAK raporu, kripto analiz Deliller birbirine referans oluşturur
Teknolojik Veriler IP, CGNAT, sosyal medya log’ları Blockchain hash, TxID, AML risk skoru Çok katmanlı data incelemesi zorunlu
Finansal İşlemler İlk para transferi Çoklu transfer, swap, mixer, ATM Zincir incelemesi gerekir
Fail Tipolojisi Hilekar kişi Hesap kiralayanlar, çekiciler Çoğu zaman aynı örgüt içinde farklı roller
Yargılama Yetkisi Genel yetki Ekonomik suç birimleri (CBS + MASAK) Genelde dosyalar birleşir
Kastın Niteliği Hile kastı Bilme / bilme imkanı Bilme imkanı çürütülürse aklama düşer
Savunma Yöntemi Hile unsurlarını çürütme Paranın kaynağını bilmediğini ispat Savunma stratejisi mutlaka çift yönlü
Uzmanlık Gereksinimi Ceza hukuku + bilişim Ceza + finans hukuku Multidisipliner savunma şart
Risk Analizi Hile iddiasının teknik incelemesi Fon akışının AML analizleri Tek hata tüm zinciri çökertebilir
Sonuç Etkisi Mağdur zararı belirlenir Ekonomik büyüklük artar (ağır ceza) Cezai sonuçlar çok ağırlaşır
Doğru Savunma Eksikliğinde Yanlış fail tespiti Suçsuz kişinin zincire dahil edilmesi Telafisi imkânsız hak kayıpları doğar

  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne veya SANAL BAHİS DAVALARI İÇİN tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
    • AVUKAT DESTEĞİ

      Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

      Hafta içi: 09:00 – 19:00
      Cumartesi: 10:00 – 18:00
      Telefon: +90 532 282 25 23

      Gizlilik

      Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button