Awesome Image
03Ağu

IBAN Üzerinden Dolandırıcılık Suçlarında Beraat

Günümüzde artan dijital bankacılık kullanımıyla birlikte, birçok birey farkında olmadan banka hesabının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasından dolayı ceza soruşturması ve hatta dolandırıcılık davası ile karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle IBAN numarası üzerinden para gönderimi yapılması ve bu hesapların suçta kullanılması halinde, hesap sahibi hakkında dolandırıcılık suçundan yargılama açılması sık karşılaşılan bir durumdur.

Peki bu tür davalarda hesap sahibinin beraat etmesi mümkün müdür? Ceza avukatının stratejik müdahalesi neden kritik önemdedir?


IBAN Üzerinden Dolandırıcılık Suçlaması Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi uyarınca, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak onun ya da başkasının zararına, failin veya başkasının lehine yarar sağlanması “basit dolandırıcılık suçu”nu oluşturur. Uygulamada sıkça rastlanan bir senaryo; bir şahsın banka hesabına, mağdurdan alınan para yatırılır ve bu hesaptan başka bir hesaba aktarılır. Bu durumda mağdurun parasının geçtiği hesap, dolandırıcılığın parçası olarak değerlendirilir.

Ancak şunu açıkça belirtmek gerekir:
🔍 Sadece banka hesabı veya IBAN numarasının dolandırıcılıkta kullanılması, suçun işlendiği anlamına gelmez.


Paravan Hesap Suçlaması ve Hesap Sahibinin Hukuki Durumu

(Av. Orhan ÖNAL’ın Uygulama Notlarıyla Güncellenmiş Kapsamlı Rehber)

Dijital dünyada IBAN numarası ya da banka hesabının dolandırıcılık gibi suçlarda kullanılması giderek yaygınlaşmakta, bu kapsamda ceza yargılaması sürecinde hesap sahipleri çoğu zaman “paravan hesap” suçlamasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Ancak Türk Ceza Hukuku’nda bu tür suçlamalarda yalnızca hesap sahibi olmak, cezai sorumluluk doğurmaz. Konunun doğru bir hukuki perspektifle değerlendirilmesi gereklidir.

Bu yazı, Av. Orhan ÖNAL tarafından hazırlanmış olan “Dolandırıcılık Suçunda IBAN Kullanımı ve Ceza Sorumluluğu“, “Suçtan Elde Edilen Paranın Aklanmasında Hesap Sahipliği” ve “NCMEC Bildirimlerinde Dijital İz ve Savunma Stratejisi” başlıklı çalışmalar temel alınarak, konuya hem teorik hem pratik bir ışık tutmaktadır.

 1. “Paravan Hesap” Nedir?

Hukuki ve teknik anlamda “paravan hesap”, suç işleyen şahısların kendi kimlik bilgilerini gizlemek amacıyla üçüncü kişiler adına açtırdıkları ya da mevcut bir hesabı kandırarak, vaatlerle veya tehdit yoluyla kullandıkları banka hesaplarını ifade eder. Bu hesaplar;

  • Dolandırıcılıkla mağdurlardan elde edilen paraların toplanması,

  • Hızla başka hesaplara aktarılması,

  • Paranın izi kaybettirilerek “temiz” hale getirilmesi

amacıyla kullanılır. Ancak bu hesapların paravan olarak kullanıldığına dair delil olmadan yalnızca “IBAN geçtiği için” suç isnadı yapılamaz.

2. Hesap Sahibinin Cezai Sorumluluğu Nasıl Doğar?

Türk Ceza Kanunu’na göre, bir eylemin suç teşkil etmesi için hem maddi unsur (eylemin kendisi) hem de manevi unsur (kast, yani bilerek ve isteyerek davranış) bulunmalıdır.

Bir hesabın suçta kullanılması hâlinde, şu soruların cevabı olmadan hesap sahibi cezai sorumluluk taşımaz:

  • Hesap sahibi, paraların kaynağını biliyor muydu?

  • Paranın gelişine onay verdi mi, yönlendirdi mi?

  • Kendi rızasıyla mı hesabını kullandırdı?

  • Para giriş-çıkışlarında aktif rol aldı mı?

  • Mağdurla veya faille iletişimi, bağlantısı, yazışması var mı?

Yargıtay 15. CD., 2020/1822 E., 2020/4968 K. sayılı kararında:

“Sanığın banka hesabının suçta kullanıldığı, ancak kullanımın bilgisi dâhilinde olduğu ispatlanamadıkça cezai sorumluluk yüklenemez.”

3. Avukat Orhan ÖNAL’dan Uygulama Pratikleri

Av. Orhan ÖNAL, bu tür dosyalarda müvekkilini savunurken aşağıdaki stratejilere dikkat çekmektedir:

✅ Kastın Yokluğu Üzerinden Savunma

“Müvekkilin hesabına gelen paralar onun bilgisi dışında hareket etmiştir. Herhangi bir yazışma, komut, yönlendirme veya hesap kontrolü söz konusu değildir. Kast unsuru yoktur.”
Bu savunma, CMK m.223/2-e kapsamında doğrudan beraat gerekçesidir.

✅ Teknik İspat Eksikliği

“Hesap hareketleri, para aktarımının kaynağını açıklamıyor. Teknik delillerde IP kaydı, log, HTS ya da kamera görüntüsü yok.”
Bu durumda şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerli olur.

✅ Hatalı Kanaatle Açılan İddianamelere Karşı Etkin Müdahale

Av. ÖNAL birçok dosyada, savcılığın yalnızca banka dekontlarına dayanarak müvekkiline suç isnat ettiğini ve hiçbir somut illiyet bağı kurmadan ceza talep ettiğini ortaya koyarak, delil yetersizliğinden beraat kararı almıştır.

4. Yargı Kararlarında Paravan Hesap ve Hesap Sahibinin Konumu

🔸 Yargıtay 11. CD., 2019/6487 E., 2020/3123 K.

“IBAN sahibi olmak, suçun faili olmak için yeterli değildir. Sanığın eyleme aktif katılımı veya bilgisi bulunmamaktadır.”

🔸 İstanbul BAM 20. CD., 2023/3192 E., 2023/4879 K.

“Hesap sahibinin suçtan haberi olduğuna dair bir delil bulunmadığı için, beraat kararı verilmesi usul ve yasaya uygundur.”

🔸 Av. Orhan ÖNAL’ın Dosyasında (İzmir 11. ACM 2023/532 E.)

Müvekkilinin adına kayıtlı hesaba gelen paralar başka bir şirket tarafından yönlendirilmiş, IP ve log kayıtları şirket çalışanlarını göstermiş, sanık beraat etmiştir.


5. Bu Suçlamalarda Hangi Delillere Dikkat Edilmeli?

(Savunma Stratejisinde Kritik Rol Oynayan Delillerin Analizi)

IBAN numarası veya banka hesabı üzerinden işlendiği iddia edilen dolandırıcılık suçlarında, yalnızca “hesap sahibinin adı” üzerinden ceza sorumluluğu kurulamaz. Nitekim Ceza Genel Kurulu kararları da suçun maddi ve manevi unsurunun birlikte ispat edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle savunmanın etkinliği, eldeki delillerin ayrıntılı bir analizine, özellikle de şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanabileceği boşlukların tespitine bağlıdır.

İşte bu tür dosyalarda beraatle sonuçlanacak bir savunma stratejisi için öne çıkan ve üzerinde dikkatle durulması gereken delil türleri:


5.1. IBAN ve Banka Hesap Hareketleri

🔹 Bu deliller, paranın kimden geldiğini, hangi IBAN üzerinden aktarıldığını ve nereye yönlendirildiğini ortaya koyar.
🔹 Ancak tek başına para girişi/çıkışı, kast unsuru ya da suçun iştirak koşullarını göstermez.

Savunma açısından dikkat edilmesi gerekenler:

  • Müvekkilin hesabına gelen paranın kaynağı açıklanabilir mi?

  • Hesaptan çıkan paralar müvekkilin iradesiyle mi gönderilmiş, yoksa otomatik bir sistem mi kullanılmış?

  • Transfer edilen tutarlar anormal sıklıkta ya da miktarda mı?

  • Hesap sadece bu işlem için mi açılmış? (→ şüphe doğurur)

📌 İPUCU: Hesapta olağan dışı para akışı varsa, bu akışın ticari faaliyet ya da üçüncü kişi yönlendirmesiyle gerçekleştiği savunulmalıdır.


5.2. IP Kayıtları ve Giriş Logları

🔹 Dijital bankacılık işlemlerinde, kullanıcı hesabına girilen IP adresi, tarih ve saat gibi log kayıtları banka sistemlerinde tutulur.
🔹 IP bilgileri ile müvekkilin gerçekten hesaba erişip erişmediği tespit edilebilir.

Savunma açısından sorulması gerekenler:

  • İşlemi yapan IP adresi, müvekkilin sabit IP’siyle örtüşüyor mu?

  • Aynı anda farklı lokasyonlardan farklı girişler var mı?

  • IP adresi farklı bir ilde ya da ülkede kayıtlıysa → bu müvekkilin erişiminin olmadığını gösterebilir.

📌 YARGITAY 15. CD., 2021/456 E., 2021/8924 K.

“Sanığın hesabına girişlerin sanığın ikametinden farklı bir şehirden yapıldığı sabit ise, doğrudan fail kabul edilemez.”


5.3. HTS (Telefon Trafiği) ve Mesajlaşma Kayıtları

🔹 Mağdurla ya da diğer faillerle sanığın telefon görüşmesi, SMS, WhatsApp, Telegram ya da benzeri iletişim izleri olup olmadığı araştırılmalıdır.
🔹 Özellikle para gelmeden önce veya geldikten sonra yapılan iletişimler, kast ve organizasyon yapısını gösterebilir.

Savunmada bu kayıtların olmaması lehinedir.
Hiçbir yazışma ya da görüşme yoksa:

“Müvekkil dolandırıcılık organizasyonunun içinde değildir. Organik bağ kurulamamıştır.” savunması yapılabilir.

📌 İPUCU: Eğer iletişim varsa, bunun ticari alışveriş, iş başvurusu, komisyon vaadiyle IBAN paylaşımı gibi masum açıklamaları varsa dile getirilmelidir.


5.4. Banka Şube Kameraları ve Gişe Kayıtları

🔹 Eğer şüpheli işlemler banka şubesinden yapılmışsa, o şubedeki kamera kayıtları, gişe işlem belgeleri, şahsen mi işlem yapıldı yoksa vekaletle mi? gibi veriler incelenmelidir.

Uygulamada sık görülen durum:

Dolandırıcılar, hesap sahibini “ödül, yardım, maaş aktarımı, oyun hesabı satışı” gibi gerekçelerle kandırarak banka şubesine götürür ve işlem yaptırırlar. Bu durumda kamera kayıtları savunmanın temel taşıdır.

📌 Savunma Stratejisi:

“Müvekkil işlem esnasında kamerada tedirgin ya da yönlendirilmiş şekilde davranmıştır. Bu durum kandırıldığını ve suça iştirak etmediğini gösterir.”


5.5. Tanık Beyanları – Bilirkişi İncelemesi

🔹 Müvekkil, hesabını başkasına kullandırdıysa, bu kişi tanık olarak dinlenebilir.
🔹 Ayrıca dijital veri analizi yapan bir bilirkişi raporu, IP eşleşmelerini, log kayıtlarını ve işlem düzenini açıklığa kavuşturabilir.

📌 Av. Orhan ÖNAL’ın Notu:

“Tanıkların beyanı ile hesap şifresinin başka bir kişide olduğu, müvekkilin sadece ücretli olarak IBAN’ını paylaştığı, paraların yönünü bilmediği dosyada netleştiğinde savcılık düşme talebinde bile bulunabilmektedir.”


5.6. Beyan Tutarlılığı ve İfade Değerlendirmesi

Savcılık veya kolluk ifadesinde müvekkilin;

  • Hesabını neden ve kim için açtığını,

  • Hesap şifresini başka biriyle paylaşıp paylaşmadığını,

  • Para hareketlerinden haberi olup olmadığını

tutarlı şekilde açıklaması, savunmanın inandırıcılığını artırır.

📌 UYARI: Soruşturma safhasında yapılan çelişkili beyanlar, ilerleyen aşamalarda savunmanın gücünü kırar. Bu nedenle ifade aşamasında ceza avukatıyla birlikte hareket edilmelidir.

6. Sonuç: Suçta Kullanılan Hesap Her Zaman Suç İşleyeni Göstermez

Bugünün bankacılık sisteminde, IBAN üzerinden gerçekleşen dolandırıcılık suçlarında hesap sahibi olmak, otomatikman suça iştirak anlamına gelmez. Bu nedenle bu tür suçlamalarda yapılması gereken;

  • Kast unsurunun tartışılması,

  • Teknik delillerin irdelenmesi,

  • Şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanılmasıdır.

Avukat Orhan ÖNAL olarak, bugüne dek çok sayıda dosyada yalnızca IBAN sahipliği üzerinden yapılan haksız suçlamalara karşı etkili savunmalarla müvekkillerin beraatini sağlamış bulunuyoruz. Siz de benzer bir dosyayla karşılaştıysanız, hukuki süreci yalnız yürütmeyin.


Dolandırıcılık Suçlamasında Savunma Stratejileri

İddianameye göre bir şahsın hesabı suçta kullanılmışsa, bu durum “şüpheli” olarak değerlendirilse bile, “fail” olarak yargılanabilmesi için aşağıdaki unsurların mutlaka ispatlanması gerekir:

1. Kastın Yokluğu Vurgulanmalı

Savunmanın temel taşı, müvekkilin kasıtlı hareket etmediği, hesabının haberi olmadan kullanıldığı olmalıdır. Beraat için şüpheden uzak kast ispatlanmalı; aksi takdirde ceza verilemez.

2. Banka Hareketlerinin Açıklanması

Müvekkilin hesabına gelen paraların kim tarafından gönderildiği, hangi amaçla geldiği ve nereye aktarıldığı detaylı olarak ortaya konmalıdır. Bu hareketlilikte müvekkilin herhangi bir yönlendirmesi yoksa, suç unsuru oluşmaz.

3. Teknik Delil ve İletişim Olmadığı Savunulmalı

Müvekkilin mağdurla veya dolandırıcılık yapan diğer kişilerle hiçbir telefon görüşmesi, yazışma, kamera kaydı ya da iletişim izi yoksa, savunma güçlenir.

4. Hesabın Başkaları Tarafından Erişildiği İspatlanmalı

Eğer müvekkil IBAN bilgisini bilmeden ya da yanıltılarak verdiyse, bu durumu ispatlayan tanık beyanları veya mesaj kayıtları sunulmalıdır. Özellikle hesabın şifresinin başka biriyle paylaşıldığı, hesaba bir ödeme karşılığında kullanım izni verildiği, yahut kandırılarak açıldığı durumlar savunmada etkili olur.

Ceza Avukatı Desteği Neden Kritik?

Birçok müvekkil, yalnızca adına kayıtlı IBAN nedeniyle savcılığa ifade vermek zorunda kalmakta ve ağır cezalarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu tür dosyalarda ceza avukatı, hem teknik hem de hukuki detayları irdeleyerek:

  • Beraat için gerekli delilleri tespit eder,

  • Bankacılık ve dijital iz takibini yorumlar,

  • Müvekkilin kastının olmadığını vurgulayan dilekçeler sunar.


Sonuç: Her IBAN Suç Değildir!

Eğer banka hesabınız dolandırıcılıkta kullanıldıysa, bu durum sizi doğrudan “suçlu” yapmaz. Maddi ve manevi unsurların varlığı ispat edilmeden ceza verilemez.
Bu tür durumlarda bir ceza hukuku avukatından profesyonel destek almak, yargılamayı lehine çevirmenin en önemli adımıdır.

📌 IBAN hesabınız dolandırıcılıkta kullanıldıysa ve savcılığa ifade vermeniz istendiyse, hemen bizimle iletişime geçin.

İban Dolandırıcılık Savunma Dilekçesi Örneği

  • Aşağıdaki savunma dilekeçesi örneği somut olayınıza uymayabilir. Ya da durumun şartlarına göre çok yalın, çok faydasız kalabilir. Telafisi imkansız hak kayıplarının önüne geçmek için mutlaka avukatınıza başvurunuz.

T.C. [İLGİLİ] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [202X/XXX E.]

SANIK: [Ad Soyad – T.C. No – Adres]
MÜDAFİİ: Av. Orhan ÖNAL – İzmir Barosu – [İletişim bilgileri]

KONU: Müvekkil hakkında TCK 157 (Basit Dolandırıcılık) maddesi kapsamında yürütülen yargılamada, suçun yasal unsurları oluşmadığından ve kast unsuru bulunmadığından BERAAT TALEPLİ savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.

SORUŞTURMA VE KONU OLAYIN ÖZETİ

Sayın Mahkeme,

İddianameye ve dosya kapsamına göre, müvekkilin banka hesap numarası ve IBAN bilgileri üzerinden üçüncü kişilere para gönderimi yapıldığı ve bu hesapların kullanıldığı gerekçesiyle “dolandırıcılık” suçuna iştirak ettiği ileri sürülmektedir.

Ancak dosyada müvekkilin bu eylemlerle doğrudan bir irtibatı veya kastı olduğuna ilişkin hiçbir kuvvetli, maddi ve kesin delil bulunmamaktadır. Savunmamız bu çerçevede suçun unsurlarının oluşmadığı, manevi unsurun (kastın) mevcut olmadığı ve müvekkilin eylemi ile mağduriyet arasında illiyet bağının kurulamadığı yönünde olacaktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1. Suçun Yasal Unsurlarının Yokluğu (TCK m.157)

TCK 157. maddeye göre basit dolandırıcılık suçu;
“hakkında hileli davranışlarla bir kimseyi aldatmak, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak” şeklinde tanımlanmıştır.

Bu suçun oluşabilmesi için:

  • Hileli davranış

  • Mağdurun aldatılması

  • Zarar ve menfaatin sağlanması

  • Kast (doğrudan ya da olası kast)

şartlarının birlikte ve kesinkes ispatı gereklidir. Dosyada müvekkilin herhangi bir hileli davranışı bulunmamaktadır. Müvekkilin, hesabını bilerek veya başkalarının dolandırıcılık faaliyetlerine hizmet etmek üzere kullandırdığına dair hiçbir ikrarı, yazışması, telefon kaydı, kamera görüntüsü veya tanık beyanı mevcut değildir.

2. Bankacılık Sisteminde IBAN Sahipliği Tek Başına Ceza Sorumluluğu Doğurmaz

Müvekkilin hesabına gelen paralar nedeniyle “paravan hesap” olarak nitelendirilmişse de bu nitelendirme soyut bir değerlendirme olup cezai sorumluluk yüklemeye tek başına yeterli değildir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2022/3104 E., 2022/8323 K. sayılı kararında:

“Sanığın hesabına havale yapılan paraların suçtan elde edildiğine dair açık bir delil yoksa, hesap sahibinin bu suçtan sorumlu tutulması mümkün değildir.” demektedir.

Müvekkilin, banka hesabının üçüncü kişiler tarafından kullanılmış olması, bunun bilgisi ve rızası dâhilinde yapıldığını ispatlayan bir delil bulunmadığı sürece, cezai sorumluluk yüklenemez.

3. Kast Unsurunun Yokluğu ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi

CMK m.223/2-e uyarınca;

“Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmazsa beraatine karar verilir.”

Dosyada müvekkilin kastını ortaya koyacak hiçbir maddi, teknik veya tanıksal delil bulunmamaktadır. IBAN’ın müvekkile ait olması, kötüye kullanımın bilgisi dahilinde olduğu anlamına gelmez. Uygulamada, “hesap kiralama”, “ödeme aracılığı”, “komisyon vaadiyle IBAN paylaşımı” gibi durumlarda failin farkındalığına dair somut ve açık ispat şartı aranmakta, aksi durumda beraat kararı verilmektedir.

YARGITAY VE UYGULAMA KARARLARI

Buraya somut olayınıza göre gerçekten etkin kararlar araştırarak ekleyebilirsiniz.

SONUÇ VE TALEP

Açıklanan nedenlerle;

  1. Müvekkilin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır.

  2. Yalnızca IBAN sahibi olmak ve hesaba para gelmesi, suçun sübuta erdiğini göstermez.

  3. Müvekkilin banka hesabı başkaları tarafından dolandırıcılıkta kullanılmış olsa bile, bunun bilgisi ve rızası dahilinde olmadığı yönündeki savunmalarımız dosya kapsamıyla örtüşmektedir.

Bu sebeple, CMK m.223/2-e uyarınca:

🔹 Müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediği sabit olmadığından, BERAATİNE karar verilmesini,
🔹 Varsa uygulanan adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını,
🔹 Haksız yere yargılamaya maruz kalınan sürecin tazmini için yargılama sonunda CMK 141 vd. hükümlerine göre tazminat talebinde bulunulacağının kayda geçirilmesini

saygıyla arz ve talep ederiz.

Müdafii
Av. Orhan ÖNAL
İzmir Barosu

  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.

    AVUKAT DESTEĞİ

    Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

    Hafta içi: 09:00 – 19:00
    Cumartesi: 10:00 – 18:00
    Telefon: +90 532 282 25 23

    Gizlilik

    Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button