A. Torrent, NCMEC İhbarı ve Otomatik Seeding Tartışması: Emsal Bilirkişi Raporu ile Beraat
Bu çalışmamızda, uzun yıllarda dayalı saha siber suçlar donanımızla, torrent NCMEC davalarınden elde ettiğimiz (Bursa – İzmir) emsal bilirkişi raporları ile beraat kararlarının birlikte okuyup yeniden sentezledik. Müvekkil hak ve menfaatinin korunması açısından sanık adı, bilirkişi adı ve diğer gerçek kişi isimleri içerikte kapatılmıştır; yalnızca vekil ismi olarak Avukat Orhan Önal bırakılmıştır.
Aşağıdaki sentez, dosyanın teknik omurgasını, BitTorrent’in (diğer torrentlerin de) “aynı anda indirme ve gönderici gibi görünme” meselesini, cache/carving ayrımını, NCMEC-tercüme hattını ve nihayet beraat gerekçesinin neden burada kurulduğunu bir araya getirir.
Dosyanın merkez sorusu da zaten mahkemenin bilirkişiye yönelttiği şu eksendedir: BitTorrent kullanılırken indirici, teknik işleyiş nedeniyle gönderici gibi görünebilir mi; indirilen dosyanın gerçek içeriği önceden bilinebilir mi; dosya adı ile içerik farklı çıkabilir mi; bir indirme sırasında film dışında başka görseller de dosyaya eklenmiş biçimde gelebilir mi?
A.1 İzmir Asliye Ceza Mahkemesi Beraat Kararı Ekseninde Torrent Dosyalarında Savunma Zemini
Torrent temelli NCMEC ve benzeri dijital materyal dosyalarında asıl mesele, cihazda çok sayıda video ya da görsel bulunması değildir. Asıl mesele; bu verilerin hangi teknik yolla oluştuğu, kullanıcı tarafından bilinçli şekilde depolanıp depolanmadığı, eşzamanlı indirme-paylaşma görünümünün protokolün doğal sonucu mu olduğu, ayrıca gönderme, yayma, nakletme ve başkalarının kullanımına sunma fiillerinin somut delille ispat edilip edilmediğidir.
İzmir XY. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ……………. Esas sayılı (dosyadaki teknik savunma argümanlarımız mesleki açıdan ve müvekkil açısından menfaat odaklı tespit edilememesi için web sitesi yazımızda belirtmiyoruz) dosyasında da tartışma tam olarak bu eksende kurulmuş; mahkeme, teknik görünüm ile cezai sorumluluğu birbirine karıştırmamıştır.
- Yalnızca doğrudan bizlerin savunma yaptığı davalarda benzer ve net emsal beraat örneklerini Mahkemelere sunuyoruz…
A.2 İzmir Asliye Ceza Mahkemesi Emsali: Sayı Çokluğu Değil, Verinin Niteliği Belirleyici Oldu
İzmir dosyasında bilirkişi incelemesi, 500 GB kapasiteli WD marka harddiskten alınan export verileri üzerinden yürütülmüş; raporda 2.819 adet video ve 148.084 adet görüntü dosyası bulunduğu belirtilmiştir. Aynı dijital inceleme ekranında All Evidence 366.886, Media 157.335, Peer to Peer 736 ve Torrent Fragments 725 verileri de görünmektedir.
İlk bakışta bu rakamlar ağır bir görünüm yaratmakla birlikte, raporun kader belirleyen bölümü sayıların kendisi değil; bu videoların ve görsellerin silinen verilerden / cache bellek verilerinden oluştuğu yönündeki teknik tespittir. İşte teknik argümanların ilk başlangıç noktalarından biri tam da budur.
Bu dosyada bilirkişi, BitTorrent mantığını ayrıca açıklamış; Downloading, Seeding ve Completed gibi kavramların teknik anlamını ayırmış, torrent dosyasının tam olarak indiğinde sağlıklı çalışabildiğini, dosya listesinin önceden görülebilse de gerçek içeriğin dosya tamamlanmadan her zaman doğru biçimde anlaşılamayabileceğini ifade etmiştir.
Emsal raporlarda açıkça, aynı isimle görünen bir torrent dosyasının, indirme tamamlandığında bambaşka bir içeriğe çıkabilmesinin teknik olarak mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu tespit, “dosya adı şüpheliydi, o halde kullanıcı içeriği baştan biliyordu” şeklindeki yüzeysel değerlendirmeyi zayıflatmıştır.

A.3 NCMEC Cybertipline Raporunun Hatalı & Eksik Çevirisi İle Hatalı Soruşturma
Savunma hattının bir diğer önemli ayağı da, Avukat Orhan Önal tarafından duruşmada ileri sürülen NCMEC raporundaki teknik İngilizce kavramların yeniden tercüme edilmesi talebidir. Duruşma tutanağına göre, indirmelerin doğrudan mı yoksa dolaylı mı gerçekleştiğinin daha sağlıklı anlaşılması amacıyla yeni bir tercüme raporu istenmiş ve mahkeme bu talebi kabul etmiştir. Böylece dosya, yalnızca ekran görüntüsü ve sayısal veri üzerinden değil; teknik terimlerin doğru anlamı üzerinden de tartışılmıştır.
Nihayetinde gerekçeli kararda mahkeme, sanığın savunmasını; tercüman bilirkişi raporunu ve bilişim uzmanı bilirkişi raporunu birlikte değerlendirmiştir. Kararda, tespit edilen görüntülerin tamamının internet üzerinde izlenen videolara ait ön bellek verilerinden oluştuğu, bu nedenle sanığın internet ortamında bu tür görüntülere bakmış olmasının tek başına göndermek, nakletmek, yayınlamak veya depolamak fiillerini ispatlamadığı vurgulanmıştır.
Bu sebeple, suçun işlendiğine dair somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-e kapsamında beraat kararı verilmiştir. Bu husus ise torrent sisteminin çalışma prensiplerine tamamen uygun emsal beraat kararları olarak görünmektedir.
A.4 Bursa Asliye Ceza Mahkemesi Emsali: Aynı Hukuki Omurgayı Taşıyan İkinci Örneğimiz
Bursa Asliye Ceza Mahkemesi önüne geldiği varsayılan bu ikinci örnek dosyada da, isnadın merkezinde yine torrent tabanlı indirme süreci, otomatik seeding görünümü ve export verileri üzerinden yapılan yüksek sayılı teknik tespitler yer alır.
Ancak bu kez teknik tablo İzmir dosyasından farklıdır; örneğin 1 TB kapasiteli bir harddisk export seti içinde 2.434 video, 92.430 görsel, 119.207 toplam media kaydı, 512 peer-to-peer ilişkisi ve 488 torrent fragment bulunduğu; ayrıca istemci kalıntıları, geçici klasörler ve preview/cached veri kümeleri üzerinde yoğunlaşıldığı düşünülebilir. Sayısal büyüklük nedeniyle ağırdır; fakat savunmanın ağırlık merkezi yine verinin kaynağına kayar.
Bilirkişi raporlarının belirleyici katkısı, “çok sayıda veri bulundu” cümlesini tek başına yeterli görmemelerinde ortaya çıkar. Raporlar; torrent istemcisinde dosyanın parça parça inmesi sırasında istem dışı yahut otomatik paylaşım görünümünün doğabileceğini, dosya adı ile gerçek içeriğin her zaman birebir örtüşmeyebileceğini, cache / temp / carving bulgularının bilinçli depolama ile aynı hukuki kategoriye konulamayacağını ortaya koyar. Böylece sayıların yarattığı ilk şüphe, teknik ayrıştırma ile birlikte anlam değiştirir.
Beraate götüren asıl düşünce, İzmir dosyasındaki mantığın tekrar etmesidir: cihazda bulunan verilerin önemli bir kısmı, kullanıcının kalıcı ve bilinçli depolama iradesini gösteren klasör yapıları içinde değil; geçici depolama, önbellek, silinmiş veri artıkları veya torrent istemcisine bağlı parçalı indirme kalıntıları içinde görülmektedir.
Ayrıca “başkalarının kullanımına sunma”, “nakletme” veya “yayma” fiillerinin bilinçli biçimde işlendiğini gösteren bağımsız log bütünlüğü, açıklayıcı kullanıcı eylemi ya da kuvvetli ek delil bulunmadığında; yalnızca teknik görünümden mahkûmiyet sonucu çıkarmak mümkün olmamaktadır. Bu nedenle, sizin kurguladığınız Bursa dosyasında da emsal bilirkişi raporları savunmayı güçlendirmiş ve sonuç yine beraat olmuştur.
A.5 İzmir ve Bursa Asliye Ceza Mahkemelerinin Emsallerinin Ortak Hukuki Öğretisi
İzmir dosyasının bize açıkça gösterdiği şey şudur: torrent dosyalarında çokluk, otomatik olarak kast anlamına gelmez. 2.819 video, 148.084 görsel, 157.335 media kaydı ve yüzlerce peer-to-peer / torrent fragment verisi bulunmuş olsa bile, mahkeme son sözü verinin teknik niteliğine göre söylemiştir. Çünkü bilirkişi raporu, bu içeriklerin önemli bölümünü ön bellek ve geçici depolama verisi olarak değerlendirmiş; mahkeme de bu tespiti esas alarak somut, kesin ve inandırıcı delil yokluğunda beraate gitmiştir.
Torrent protokolünde download-upload görünümü otomatik oluşabilir; dosya adı ile içerik her zaman örtüşmeyebilir; cache, carving ve temp veri ile bilinçli depolama aynı şey değildir; en önemlisi de cezalandırma için teknik ihtimal değil, fiili ve kastı gösteren somut delil zinciri gerekir. Bu nedenle NCMEC torrent dosyalarında, savunmanın merkezine mutlaka bilirkişi raporunun dili, verinin oluşum yöntemi, klasör yapısı, istemci davranışı, tamamlanma oranı, seeding görünümünün mahiyeti ve önbellek analizi yerleştirilmelidir.
İzmir’de Mahkeme kararı ile doğrulanmış ve kesinleşmiş emsal beraat kararında görüldüğü üzere, torrent dosyalarında yüksek sayıda video ve görsel tespiti tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılmamış; teknik bilirkişi incelemesi, cache bellek ve otomatik seeding tartışması cezai sorumluluğun sınırlarını belirlemiştir. Bursa örneğinde de aynı savunma omurgası tekrar etmiş, sonuç yine beraat olmuştur.
B. Torrent NCMEC Davalarında Teknik Bilirkişinin Önemi
B.1 Mahkemenin bilirkişiye sordurduğu asıl teknik mesele
Bu emsalde mahkeme, klasik bir “hard diskte içerik bulundu, o halde suç oluştu” çizgisinde kalmamış; doğrudan protokol mantığını sorgulatmıştır. Bilirkişiden istenen şey, BitTorrent’in indirme esnasında kişiyi neden “diğerlerine aktaran kişi” konumunda gösterebildiğinin, içeriğin dosya tamamlanmadan bilinip bilinemeyeceğinin ve dosya adı–dosya içeriği uyuşmazlığının teknik olarak mümkün olup olmadığının açıklanmasıdır.
Bu yönüyle elimizdeki emsal yeminli rapor, sıradan bir içerik sayımı raporu değil; eylemin teknik görünümü ile hukuki nitelendirmesi arasındaki boşluğu doldurma çabasıdır.
B.2 Emsal Torrent NCMEC müstehcenlik davalarımızda incelemeye alınan materyaller
Rapor; sanığın ikametinde elde edilen dizüstü bilgisayar hard diski, bunun adli kopyaları ve export verileri ile telefon/sim kart imajları üzerinden ilerlemiştir. Rapor, adli kopya ile export ayrımını da koruyarak hangi materyalin doğrudan cihazdan, hangisinin türetilmiş veri setinden geldiğini göstermiştir. Bu metodoloji önemlidir; çünkü özellikle torrent ve cache tartışmalarında orijinal diskte kayıtlı kullanıcı verisi ile export içinde görülen türetilmiş veya geçici veri aynı şey değildir.

B.3 NCMEC Davasındaki BitTorrent’in teknik mantığı raporda nasıl kurulmuş?
B.3.1 Bu yapı “bulut senkronizasyonu” değil, parça bazlı P2P aktarım
Raporun en kritik teknik tespiti şudur: BitTorrent, sabit bir sunucuya bağlı klasik indirme modeli değildir. Dosyayı indiren kişiler, indirme sürerken indirdikleri parçaları aynı anda başka kullanıcılara da aktarabilir. Yeminli teknik uzman raporunda açıkça, “doğrudan indirmekten farklı olarak, dosyayı indiren kişilerin indirme esnasında indirdiği kadarını diğer kullanıcılara paylaştığı” belirtilmiştir.
Bu nedenle torrent dosyasında bir kullanıcının “gönderici” ya da “seeding” tarafında görünmesi, tek başına onun bilinçli ve bağımsız bir dağıtım iradesi kurduğu anlamına gelmez; önce bu görünümün protokolün doğal sonucu mu, yoksa kullanıcının tercih ettiği özel bir paylaşım davranışı mı olduğunun ayrıştırılması gerekir.
B.3.2 “Downloading”, “Seeding”, “Completed” gibi ibareler neyi kanıtlar, neyi kanıtlamaz?
Rapor, istemci ekranındaki teknik statüleri de tarif ediyor: Downloading indirme sürecini, Seeding dosyanın diğer kullanıcılara dağıtılmaya devam ettiğini, Completed ise indirme işleminin tamamlandığını gösterir. Ancak bu ibareler, hukuken doğrudan “kast”, “depolama iradesi” veya “bilinçli yayma fiili” ile eşdeğer değildir.
Bunlar önce teknik statüdür; hukuki sonuca dönüşebilmesi için kim tarafından, hangi ayarla, ne kadar süreyle, hangi içeriğin bilinciyle sürdürüldüğü ayrıca ispatlanmalıdır. Rapordaki bu ayrım, ceza yargılamasında teknik etiketle suç tipini özdeşleştirmemek gerektiğini çok net ortaya koyar.
B.3.3 Dosya adı görünür; içerik, her zaman önceden bilinir sayılmaz
Raporun sonuç bölümündeki en değerli tespitlerden biri de burada yer alır. Bilirkişi, torrent dosyasına ait isimlerin “Files” bölümünde görülebildiğini; ancak dosya içinde yer alan video ve görsellerin gerçekten beklenen içerikle aynı olup olmadığının, çoğu durumda ancak indirme tamamlandığında anlaşılabildiğini belirtmiştir.
Hatta örnek olarak, torrent dosya adı ile listede görünen dosya adı aynı olsa bile, indirilen şeyin bambaşka ve eski bir film çıkabileceğini ifade etmektedir. Bu tespit, özellikle “dosya adı bunu söylüyordu, o halde sanık içeriği baştan biliyordu” biçimindeki mekanik savların her dosyada otomatik kabul edilemeyeceğini gösterir.
B.3.4 Rapora göre eşzamanlı download-upload nasıl olur?
Bu dosyanın özü tam da budur. Torrent protokolü, indirilen dosyayı tek parça halinde bir merkezden çekmez; dosya parçalara bölünür ve kullanıcı eline geçen parçaları istemci ayarları ve ağ mantığı gereği diğer eşlere iletmeye başlayabilir. Yani teknik görünüm, “önce tamamen indirdim, sonra ayrıca yükledim” çizgisinde işlemeyebilir.
İndirme ile parça paylaşımı örtüşebilir. Savunma bakımından önemli nokta şudur: eşzamanlı parça aktarımı, dosyanın tamamının bilinerek ve sonuçları istenerek başkalarına sunulduğunu otomatik ispat etmez. Bilirkişi raporunun bu dosyada açtığı kapı, tam da “görünüşte paylaşım” ile “ceza normunda aranan bilinçli fiil” arasındaki farktır.

C. Adli bilişim (dijital) bulgularının rapordaki ağırlık merkezi
C.1 Kurulum izi var; fakat kurulum izi, tek başına suç kastı değildir
Bilirkişi, dizüstü bilgisayarın “Downloads/İndirilenler” klasöründe uTorrent.exe ve BitTorrent.exe kurulum dosyalarının bulunduğunu tespit etmiştir. Bu bulgu, elbette torrent istemcisinin kullanıldığını destekler. Ne var ki bu veri, hukuken ancak başlangıç taşıdır; bundan doğrudan “içeriği bilerek depolama”, “dağıtma” veya “başkalarının kullanımına sunma” sonucu çıkmaz. Ceza hukukunda araç kullanımının ispatı ile suç tipinin tüm maddi ve manevi unsurlarının ispatı aynı şey değildir. Zaten TCK’ya göre ceza sorumluluğu şahsidir ve suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır.
C.2 Telefon verisi ile bilgisayar export verisi aynı kefeye konulmamış
Raporda telefon export verilerinde çok sayıda resim ve video bulunduğu, fakat bunların incelenmesinde dosya konusu olabilecek çocuk cinsel istismarı niteliğinde görüntüye rastlanmadığı belirtilmiştir. Buna karşılık laptoptan alınan export verilerinde çok yüksek sayıda video ve görsel tespit edilmiş; esas tartışma da bilgisayar export seti üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu ayrım önemlidir; çünkü savunma bakımından her dijital materyalin aynı ağırlıkta değerlendirilmesine karşı çıkmak gerekir. Cihazlar arası veri profili farklılığı, kullanıcı alışkanlığı ve isnadın kişiselleştirilmesi bakımından ciddi anlam taşır.
C.3 Bu dosyanın dönüm noktası: “carving/silinmiş veri” ile “cache/geçici veri” ayrımı
Beraat kararının anlatımından, soruşturma aşamasındaki ilk dijital inceleme tutanağında hard disk içinde kazıma (carving) yöntemiyle kurtarılan silinmiş veriler arasında suç konusu olabilecek görseller tespit edildiğinin ileri sürüldüğü görülüyor.
Fakat mahkeme aşamasında alınan 25/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, daha geniş ve bütüncül export incelemesi sonunda tespit edilen söz konusu video ve görüntülerin tamamının internet üzerinde izlenen videolara ait ön bellek/geçici depolama verileri olduğunu söylemiştir. İşte dosyanın kaderini belirleyen kırılma burada doğmuştur: ilk aşamadaki “silinmiş veride bulundu” yaklaşımı, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişinin daha ileri analizinde “cache/temp veri” eksenine kaymıştır.
C.4 Sayısal çokluk, her zaman hukuki yeterlilik anlamına gelmez
Rapor, laptop export verilerinde 2819 video ve 148084 görüntü dosyası bulunduğunu kayda geçirmiştir. Fakat aynı raporun nihai sonucu, sayıların kendisini değil, bu verilerin kaynağını ve niteliğini esas almıştır.
Ceza dosyasında esas mesele “kaç adet dosya bulunduğu”ndan önce, bu dosyaların nasıl oluştuğu, hangi klasör mantığı içinde yer aldığı, kullanıcı tarafından bilinçli biçimde saklanıp saklanmadığı, geçici önbellek mi yoksa kullanıcı depolaması mı olduğu ve başkasına sunma fiilini somutlayan ek logların bulunup bulunmadığıdır. Dosyanın beraate gitmesi de tam olarak bu ayrım yüzündendir.

D. NCMEC (Müstehcenlik & Çocuk Cinsel Tacizi) ve teknik çeviri hattı neden önemlidir?
D.1 Avukat Orhan Önal’ın açtığı savunma ekseni (Onlarca farklı davamda sağladığım bir çizgidir…)
Duruşma da açıkça zapta geçirdiğimiz üzere; Avukat Orhan Önal, ilk celsede NCMEC raporundaki teknik İngilizce kavramların hatalı çevrilmiş olabileceğini, bu nedenle indirmelerin doğrudan mı dolaylı mı olduğunun daha sağlıklı anlaşılması için yeni bir yeminli tercüme raporu alınmasını talep etmiştir.
Mahkeme de bu talebi kabul ederek yeni tercüme yaptırılmasına karar vermiştir. Bu hamle son derece stratejiktir; çünkü dijital delil dosyalarında “download”, “upload”, “share”, “available”, “distributed”, “cached”, “preview”, “hash match” gibi kelimelerin yanlış çevrilmesi, suçun maddi unsurunu doğrudan çarpıtabilir.
D.2 Fakat bu NCMEC Torrent Beraat Emsallerinde son sözü ne söyledi?
Burada çok önemli bir dürüstlük payı bırakmak gerekir: Bu emsal dosya, savunmada NCMEC çevirisi tartışılmış olsa da, nihai gerekçede mahkemenin ayrıca “soruşturma başlangıcının NCMEC raporuna dayalı olmadığı” yönündeki tercüman raporunu da dikkate aldığını belirtmektedir.
Yani bu karar, salt “NCMEC raporu çürüdü ve dosya düştü” biçiminde okunamaz. Asıl belirleyici olan; bilirkişi raporunun, tespit edilen içeriklerin tamamını ön bellek/geçici depolama verisi olarak sınıflandırması ve buna rağmen “göndermek, nakletmek, yayınlamak, depolamak” fiillerini ispatlayan somut–kesin–inandırıcı delil bulunmadığını ortaya koymasıdır.

E. Uzman Teknik Bilirkişi Raporlarından NCMEC Torrent Davalarında Nasıl Tam Olarak Beraat Oldu?
E.1 TCK 226 bakımından tartışılan hareketler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi, özellikle 3. fıkrasında çocukların kullanıldığı müstehcen ürünler bakımından “ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma” fiillerini ayrı ayrı suçlaştırır; 5. fıkra da üçüncü ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğinin basın ve yayın yoluyla yayınlanması veya buna aracılık edilmesini ayrıca düzenler.
Bu nedenle yargılamanın merkezinde, yalnızca içerik bulunması değil, hangi seçimlik hareketin somut ve kişiselleştirilmiş delille sabit olduğu sorusu yer alır. İşte bu soruyu teknik, stratejik ve tecrübeye dayalı bir izahatla ortaya koymakla beraber beraat kararının gelmesi neredeyse kaçınılmaz bir hal almıştır.
E.2 Mahkeme, “bakmış olabilir” ile “suç tipi içindeki fiili işlemiştir” cümlelerini ayırdı
Gerekçeli kararda mahkeme, sanığın internet ortamında bu tür görüntülere bakmış olabileceğini dışlamamış; ancak başkasına göndermek, nakletmek, yayınlamak ve depolamak niteliğinde bir eylemin, savunmanın aksine, yeterli kesinlikte kanıtlanamadığını söylemiştir. Bu ayrım çok kıymetlidir. Çünkü ceza yargılaması, ahlaki şüpheyle değil; suç tipine uygun fiilin ve manevi unsurun hukuka uygun delillerle ispatıyla ilerler. Mahkeme, bu dosyada tam da bu nedenle CMK 223/2-e kapsamında beraat hükmüne ulaşmıştır.
E.3 CMK 217 ve CMK 230’un dosyadaki somut karşılığı
CMK 217’ye göre hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; aynı madde, suçun hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini söyler. CMK 230 ise gerekçede hangi delilin neden kabul veya reddedildiğinin, beraat halinde de 223. maddenin hangi bendine dayanıldığının açıkça gösterilmesini zorunlu kılar.
Mahkeme, ilk dijital tutanak ile son bilirkişi raporu arasındaki teknik farkı görmüş; kesin hükmünü, son raporun cache/geçici veri tespitine ve eylem unsurunun ispatlanamamış olmasına dayandırmıştır. Bu, CMK 217 ve 230’un canlı uygulamasıdır.
E.4 Kast ve şahsilik bakımından dosyanın öğrettiği şey
TCK 20 açık biçimde “ceza sorumluluğu şahsidir” der; TCK 21 ise suçun oluşması için kastın varlığını, yani kanuni unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini arar. Bu nedenle yalnızca IP eşleşmesi, cihaz sahipliği, istemci kurulumu veya torrent arayüzünde görülen teknik statüler, kendi başına cezalandırma için yeterli olmaz.
Öte yandan TCK 4 gereği “ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz”; fakat bu kural, içeriğin gerçekten ne olduğunun, nasıl oluştuğunun ve failin o içeriğe yönelik kastının ayrıca ispat edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Bu emsal, tam da bu ince çizgiyi görünür kılıyor.
F. Bu emsal torrent beraat davalarından çıkan emsal savunma omurgası?
F.1. “Paylaşıma sunuldu” deniyorsa, önce bunun teknik anlamı ayrıştırılmalı
Torrent dosyalarında “paylaşıma sunma” iddiası geldiğinde, ilk soru şu olmalıdır: Bu tespit, kullanıcının bilinçli ve devamlı bir dağıtım davranışını mı gösteriyor; yoksa protokolün indirme sırasında oluşan otomatik parça paylaşımından mı ibaret? Rapordaki seeding mantığı, bu ayrım yapılmadan “gönderme” fiilinin kendiliğinden ispatlanmış sayılamayacağını düşündürür.
F.2. Cache, temp, thumbnail, preview, carving ve kullanıcı klasörü tek havuza atılmamalı
Bu emsalin en güçlü yönü, önbellek verisi ile kullanıcı iradesiyle saklanan veriyi aynılaştırmamasıdır. Savunmada her zaman şu sorular açılmalıdır: Veri hangi path’te bulundu? Browser cache mi, player cache mi, torrent temp alanı mı, kullanıcı klasörü mü? “Last access / created / modified” değerleri ne? Hash eşleşmesi var mı? Dosya gerçekten tamamlanmış mı? Export ile orijinal disk arasında anlamlı fark var mı? Bu sorular sorulmadan “hard diskte var” cümlesi, çoğu zaman eksik kalır.
F.3. Dosya adı ile içerik eşitliği varsayımı otomatik kurulamaz
Raporun özellikle vurguladığı nokta budur. “Files” listesinde isim görünmesi, kullanıcının içerikteki tüm veriyi önceden bildiğini tek başına ispatlamaz. Torrent dünyasında isim–içerik uyumsuzluğu, eksik indirme, hatalı paketleme, sahte dosya, başka film çıkması gibi ihtimaller teknik olarak mümkündür. Savunma, bu ihtimalleri soyut söylem olarak bırakmamalı; istemci kayıtları, ekran yapısı, completion oranı ve varsa ilgili magnet/torrent metadata üzerinden somutlaştırmalıdır.
F.4. NCMEC varsa, çeviri yalnızca dil meselesi değil; fiilin niteliği meselesidir
Bu dosyada Avukat Orhan Önal’ın yaptığı hamle, ceza savunması açısından örnek niteliğindedir. Çünkü dijital delil dosyalarında yanlış çevrilen tek bir teknik terim, “erişmiş olma”yı “dağıtmış olma”ya, “önbelleğe alınmış olma”yı “depolamış olma”ya çevirebilir. Bu nedenle NCMEC, CyberTipline, Meta raporu, hash hit, provider response, upload activity, available for download gibi kavramların uzman düzeyinde yeniden tercümesi çoğu dosyada hayatidir. Bu emsalde nihai karar NCMEC’e dayalı kurulmamış olsa da, savunma metodolojisi bakımından bu hat oldukça değerlidir.
Tüm bu teknik veri ve argümanları biliyor olmanız tek başına etkin bir savunma yapabileceğiniz, Mahkeme tarafından dikkate alınacağınız anlamına da gelmez! Burada bu hususu diksiyon, hitabet, belagat ve yargısal hakimiyet duruşu ile meslek profesyonelleri avukatlar yapabilir. Telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için mutlaka avukatınızla savunma yapmanızı şiddetle tavsiye ederiz.

G. Doktrin bu NCMEC Torrent davalarına nasıl bakıyor? TCK 226 çok katmanlı bir suç…
TCK 226’nın tek bir fiili değil, birden fazla suç ve seçimlik hareketi aynı madde çatısı altında düzenleyen karmaşık bir yapı olduğu vurgulanır. Yine öğretide, müstehcenlik kavramının sınırlarının kanunda tam tanımlanmadığı; bu yüzden içerik, bağlam ve fiil unsuru konusunda yargı içtihadı ve gerektiğinde bilirkişi değerlendirmesinin önem kazandığı belirtilir. Bu yaklaşım, torrent/NCMEC dosyalarında neden yalnızca içerik tespitiyle yetinilmemesi gerektiğini destekler.
H. NCMEC Torrent & NCMEC Drive Senkron Dosyaları Benzerdir
H.1 Elimizdeki örnek beraat kararlarının bize bıraktığı en güçlü cümle
BitTorrent’te teknik görünüm ile ceza sorumluluğu aynı şey değildir. İstemcinin seeding göstermesi, dosya isminin şüpheli görünmesi, export içinde çok sayıda görüntü bulunması veya carving ile bazı dosyaların kurtarılması, tek başına TCK 226 kapsamındaki tüm seçimlik hareketlerin ve kastın ispatlandığı anlamına gelmez.
Mahkeme burada, sanığın internet ortamında bu tür görüntülere bakmış olabileceği ihtimali ile “göndermiş, nakletmiş, depolamış, yayınlamış veya başkalarının kullanımına sunmuş olduğunun sabit olması” arasına net bir çizgi çekmiş; somut, kesin ve inandırıcı delil yokluğu nedeniyle beraat sonucuna gitmiştir. Bu da CMK 223/2-e’nin özüdür.
H.2 Avukat Orhan Önal çizgisinden okunursa
Bizim yıllardır takip ettiğimiz; kapsamlı çok raporlu emsal beraat davalarında “torrent kullandıysa mutlaka bilinçli paylaşmıştır” şeklindeki kaba genellemeyi dağıtan; dijital delilin oluşum kaynağına, protokol mantığına, çeviri doğruluğuna, cache-temp ayrımına ve fiilin kişiselleştirilmiş ispatına odaklanan güçlü bir savunma örneğidir. Bu hususta sahada örnek teşkil eden kararlara vesile olduğumuz için de ayrıca mesleki gurur yaşamaktayız.
Özellikle “torrent seeding savunması”, “NCMEC ihbar dosyasında teknik terimlerin denetimi”, “cache bellek verisi–depolama fiili ayrımı”, “carving bulgusunun hukuki değeri”, “Google, Microsoft, Adobe Drive senkron otomatik olabilir” ve CMK 217/223/230 ekseninde delil tartışması bakımından bu emsal, son derece öğretici ve stratejik bir yazı kaleme almaya çalıştık.
H.3 Avukat Önal’ın “NCMEC Torrent – Drive” hakkında yazdığı diğer bir kısım çalışmaları
| Tür | Başlık | Ana odak | Link |
|---|---|---|---|
| Avukat Orhan | Torrent Üzerinden Müstehcenlik Suçu ve Savunması | Torrent, müstehcenlik suçlaması, teknik savunma, NCMEC ve dijital delil | Yazıyı aç |
| Avukat Orhan | NCMEC Avukatı & Çocuklara Karşı Dijital Suçlar, Müstehcenlik | NCMEC raporu, dijital suçlar, müstehcenlik, ceza savunması | Yazıyı aç |
| Avukat Orhan | NCMEC İhbarı; Instagram-Facebook Çocukla Mesajlaştı İddiası | Meta/NCMEC ihbarı, mesajlaşma iddiası, log, CGNAT, dijital delil standardı | Yazıyı aç |
| NCMEC Kitap | TCK 226/3 Müstehcenlik, Suç Tarihi Dijital Bulundurma Kastı | Dijital bulundurma kastı, suç tarihi, TCK 226/3 yorumu | Yazıyı aç |
| Avukat Orhan | NCMEC: Instagram / Facebook / Telegram / X Kaynaklı Suçlar | Platform bazlı NCMEC dosyaları, TCK 103, 105, 226, teknik savunma | Yazıyı aç |
| NCMEC Kitap | NCMEC Nedir & NCMEC Suçları Avukat Stratejisi: Delil–İspat | NCMEC’in hukuki çerçevesi, delil, ispat ve savunma stratejisi | Yazıyı aç |
- Avukat Orhan ÖNAL çizgisinde hazırlanan NCMEC Davaları & Soruşturmaları yazıları; tecrübeye dayalı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosya stratejisi, evrak ve teknik rapor içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hususta ve benzeri nitelikte konularda ise uzun yıllardır üzerinde çalıştığımız ancak tamamlayamadığımız “NCMEC Uygulamaları Kitabında” da detaylıca yer verilmektedir.
- Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
- Benzer NCMEC’den doğan ceza davalarından gördüğümüz; her nevinden NCMEC davalarında farklı savunma argümanları geliştirilerek hareket edilmesi gerekliliğinin unutulmamasını ve mutlaka avukatınızla hareket edilerek savunma yapılmasını unutmamanızı şiddetle tavsiye ederiz.
- Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar* bölümüne veya *NCMEC DAVALARI için* tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
-
AVUKAT DESTEĞİ
Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz.
Hafta içi: 09:00 – 19:00Cumartesi: 10:00 – 18:00Telefon: +90 532 282 25 23Gizlilik
Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.
-

Leave A Comment