Awesome Image
16Ara

İzinsiz Fotoğraf Paylaşma TCK 134 ve TCK 136; Özel Hayat, Kişisel Veri İhlali

1) Olgu Tipi: “Portföy Paylaşımı” Neden Hukuken Riskli?

Fotoğrafçının savunması çoğu kez şuna dayanır: “Ben fotoğrafın eser sahibiyim, çekimi ben yaptım, profesyonel sayfamda referans olarak paylaşırım.”
Bu yaklaşım, telif hakkı (FSEK) – kişilik hakları – kişisel veri üçgeninde sıklıkla çakışır:

  • Fotoğrafın eser niteliği ve mali haklar fotoğrafçıya ait olabilir; fakat bu, fotoğrafta yer alan kişilerin kişilik haklarını ve kişisel verilerini sınırsız kullanma yetkisi vermez.

  • Instagram’da “portföy” olarak yayınlama, çoğu olayda amaç değişikliği yaratır: Hizmet ifası için çekilen görüntü, reklam/ tanıtım/ pazarlama aracına dönüşür. Bu da KVKK’da amaçla bağlılık ve hukuka uygunluk tartışmasını büyütür. (KVKK m.5 sistemi ve Kurul yaklaşımı için bkz. karar özeti)

2) Ceza Hukuku Boyutu I: TCK m.134 – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

2.1. TCK 134’ün “çekim” ile “ifşa/yayın” ayrımı

TCK m.134 tipik olarak iki düzlemde karşımıza çıkar:

  1. Özel hayatın gizliliğini ihlal (mahrem alana müdahale, gizli kayıt vb.)

  2. Özel hayata ilişkin görüntü/seslerin hukuka aykırı ifşası ve özellikle basın-yayın yoluyla yayım (sosyal medya dahil yorumlanır)

Kanundaki çekirdek ifade şudur: “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa…” (TCK m.134/2).

2.2. Düğün fotoğrafı her zaman “özel hayat görüntüsü” müdür?

Uygulamada kritik nüans: Her düğün fotoğrafı otomatik olarak TCK 134 kapsamına sokulmayabilir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesinin düğün fotoğraflarıyla ilgili olayında yerel mahkeme, gelinlik–damatlık fotoğraflarını TCK 134 kapsamında “özel hayat görüntüsü” saymayıp beraat vermiş; Yargıtay ise olayı bu kez TCK 136 (kişisel veri) eksenine çekmiştir.

Bu bize şunu öğretir:

  • Bazı olaylarda TCK 134 yerine TCK 136 daha “isabetli ve kolay ispatlanır” görülebilir.

  • Ancak çekimin içeriği (yakın plan, mahremiyet, kapalı alan, yatak odası–hazırlık odası, çocuk görüntüleri, duygusal/özel anlar, “düğün gecesi/after party”, vb.) TCK 134’ü tekrar öne çıkarabilir.

Pratik eşik: Paylaşılan kareler kişinin başkalarınca bilinmesini istemeyeceği bir mahremiyet yoğunluğuna yaklaşıyorsa (mekân/poz/bağlam), TCK 134 iddiası kuvvetlenir.

3) Ceza Hukuku Boyutu II: TCK m.136 – Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme/Yayma/Ele Geçirme

3.1. Fotoğrafın “kişisel veri” sayılması

TCK 136 bakımından temel soru: Instagram’da paylaşılan düğün fotoğrafı “kişisel veri” midir? Yargıtay pratiği bu soruya evet yanıtı veriyor ve bunu özellikle sosyal medya fotoğrafları üzerinden netleştiriyor.

Emsal davalarda düğün fotoğrafı olayında Yargıtay, fotoğrafların kişisel veri niteliğinde olduğuna işaret ederek, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçundan mahkûmiyet gerektiğini vurgulamış; yeniden yargılamada sanık 1 yıl 8 ay hapis ile cezalandırılmış ve onama gelmiştir.

TCK 136’nın metninde de çekirdek ifade şudur: “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren…”

3.2. “Herkese açık hesapta zaten vardı” savunması: her zaman kurtarır mı?

Uygulamada sık savunma: “Fotoğraflar zaten herkese açık profildeydi; ben de aldım, paylaştım.” Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin haberleştirilen yaklaşımında, herkese açık profilden alınan fotoğrafın rıza dışında paylaşılması yine TCK 136 kapsamında değerlendirilebilmiştir.

Benzer şekilde, bir hukuk incelemesinde Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12.05.2025 tarihli, 2023/2695 E., 2025/4315 K. sayılı kararına atıfla; herkese açık hesapta paylaşılan bir fotoğrafın başkası tarafından yeniden paylaşılmasının TCK 136 kapsamında mahkûmiyetle sonuçlandığı aktarılmaktadır.

Sonuç: “Alenileştirme” her olayda otomatik rıza değildir; özellikle yeniden paylaşımın amacı/bağlamı (ör. “reklam/portföy”) aleyhe değerlendirilir.

3.3. TCK m.136 ile m.137 Arasındaki İlişki ve “Meslek ve Sanatın Sağladığı Kolaylıktan Yararlanma” Nitelikli Hâli

TCK m.136’da düzenlenen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi suçu, uygulamada çoğu zaman TCK m.137’de öngörülen nitelikli hâllerle birlikte değerlendirilmekte; özellikle bazı meslek grupları bakımından cezanın artırılması gündeme gelmektedir.

  • Düğün fotoğrafçılarının, çekim sürecinde edindikleri görüntüleri mesleki pozisyonları sayesinde elde etmeleri ve sonrasında bu görüntüleri ticari/portföy amaçlı yayımlamaları, m.137/1-b bağlamında ciddi bir tartışma alanı yaratır.

3.3.1. TCK m.137’nin Tam Metni (Aynen Kanun Maddesi)

“Kişisel verilerin kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi suçlarının;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”

  • Bu düzenleme, TCK m.135 ve m.136’da yer alan suç tiplerine cezayı ağırlaştırıcı bir nitelik kazandırmaktadır. Özellikle (b) bendindeki “belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylık” ibaresi, fotoğrafçılık faaliyeti bakımından doğrudan uygulama alanı bulabilir.

3.3.2. “Meslek ve Sanatın Sağladığı Kolaylık” Kavramının Kapsamı

  • TCK m.137/1-b’deki nitelikli hâlin uygulanabilmesi için Yargıtay uygulamasında genel olarak şu ölçütler aranmaktadır:
  1. Failin belirli bir meslek veya sanata sahip olması,

  2. Suça konu kişisel verilere bu meslek veya sanat sayesinde erişmiş olması,

  3. Verinin hukuka aykırı şekilde verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi fiilinin, bu mesleki konumdan bağımsız olarak değil, tam aksine o konumun sağladığı imkânlar aracılığıyla gerçekleştirilmesi.

  • Düğün fotoğrafçısı özelinde bu kriterler çoğu vakada birlikte gerçekleşir:
  • Fotoğrafçı, sıradan bir üçüncü kişi değildir;

  • Çekim yapılan mekâna, kişilere ve anlara mesleki sözleşme ve güven ilişkisi sayesinde erişir;

  • Gelin ve damadın, hatta aile bireylerinin en özel ve kişisel görüntülerine, başka hiç kimsenin ulaşamayacağı şekilde ulaşır;

  • Bu görüntüler, mesleğin icrası sırasında hukuka uygun olarak elde edilmiş olsa bile, sonradan rızaya aykırı biçimde Instagram gibi mecralarda yayımlandığında, fiil TCK m.136 kapsamına girer ve aynı zamanda m.137/1-b’deki nitelikli hâli gündeme getirir.

Burada altı çizilmesi gereken nokta şudur:

Hukuka aykırılık, verinin ilk elde edilişinde değil, verinin paylaşılması/yayılması aşamasında ortaya çıkar. Ancak veriye erişimin meslek sayesinde mümkün olması, nitelikli hâlin uygulanması için yeterlidir.

3.3.3. Profesyonel Portföy Paylaşımının Nitelikli Hâli Güçlendirmesi

Uygulamada “portföy” veya “iş referansı” savunması, TCK m.137 yönünden sanık aleyhine bir etki yaratabilmektedir. Zira:

  • Paylaşım ticari ve sistematik nitelik taşır,

  • Kişisel veriler (yüz, beden, evlilik durumu, mekân, tarih) geniş ve belirsiz bir kitleye sunulur,

  • Paylaşım, mesleki faaliyetin tanıtımı amacıyla yapıldığından, meslek–suç bağlantısı açık hâle gelir.

  • Bu durumda mahkeme, fiili yalnızca “kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması” olarak değil; “kişisel verilerin, failin mesleğinin sağladığı imkânlardan yararlanılarak yayılması” şeklinde nitelendirir.

Sonuç olarak, TCK m.136 kapsamında belirlenen temel ceza, TCK m.137 uyarınca yarı oranında artırılır. Bu artırım, özellikle erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya seçenek yaptırımlar bakımından son derece belirleyici olabilir.

3.3.4. Değerlendirme: Fotoğrafçı Açısından Ceza Sorumluluğunun Ağırlığı

Düğün fotoğrafçısının izinsiz portföy paylaşımı, klasik bir “sosyal medya paylaşımı” olarak değil; mesleki güven ilişkisinin kötüye kullanılması suretiyle kişisel verilerin yayılması olarak ele alındığında:

  • TCK m.136: Suçun temel şekli,

  • TCK m.137/1-b: Meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanma nedeniyle nitelikli hâl,

  • Neticede daha ağır bir ceza tehdidi ortaya çıkar.

Bu nedenle uygulamada, düğün fotoğrafçılarının “fotoğraf benim eserim” veya “herkes paylaşıyor” şeklindeki savunmaları, TCK m.137 karşısında koruyucu bir kalkan oluşturmamakta; aksine mesleki konumun vurgulanması, çoğu dosyada cezayı ağırlaştıran bir unsur hâline gelmektedir.

Sonuç olarak; TCK 136’nın nitelikli halleri (TCK 137) içinde “belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanma” unsuru tartışmaya açıktır. Fotoğrafçı, görüntülere mesleği gereği eriştiğinden; paylaşımın şekli ve sistematiği (seri portföy paylaşımları, “reels”, hikâye arşivi, sponsorlu içerik) nitelikli hal tartışmasını büyütebilir.

4) KVKK Boyutu: 6698 Kapsamında “Veri Sorumlusu” Fotoğrafçı ve Temel İhlal Başlıkları

Ceza hukukunda TCK 136 ile yürüyen dosya, idari ve özel hukuk ayağında çoğu kez KVKK ihlali ile eş zamanlı ilerler.

4.1. Fotoğrafçının rolü: “veri sorumlusu” gibi davranma yükümlülüğü

Fotoğrafçı; çekim sürecinde kimliği belirli/ belirlenebilir kişilere ait görüntüleri elde eder, saklar, işler, seçer, düzenler, teslim eder. Bu fiiller KVKK’daki kişisel veri işleme kavramı ile doğrudan temas eder. (KVKK’nın tanımlar ve işleme şartları sistemi için bkz. Kanun metni)

4.2. Açık rıza ve “işleme şartı” problemi

Kurulun 27.04.2021 tarihli 2021/422 sayılı karar özeti, fotoğrafın sosyal medya hesabında paylaşılmasını doğrudan “kişisel veri işleme faaliyeti” olarak ele alır ve şu kritik çerçeveyi kurar:

  • KVKK m.5’teki işleme şartlarından biri yoksa, veri işleme hukuka aykırıdır.

  • Açık rıza alınmadıysa ve başka şart da yoksa paylaşım ihlal sayılır.

  • Üstelik ilgili kişinin kaldırma talebine rağmen paylaşımın devamı, ihlali ağırlaştırır.

Karar özetinde olay, “fotoğraflar herkese açık şekilde paylaşılmaya devam etti; açık rıza alınmadı; aydınlatma yapılmadı” ekseninde anlatılır.

Ayrıca KVKK’nın “açık rıza” tanımı Kurum yayınında şu şekilde verilir: “belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza.”

Düğün fotoğrafçılığına uyarlama:
Hizmet sözleşmesinde “çekim yapılacaktır” yazması, tek başına Instagram portföy paylaşımı için her zaman yeterli olmayabilir. Çünkü portföy paylaşımı ayrı bir amaçtır; açık rıza/işleme şartı ayrıca tartışılır.

4.3. Aydınlatma yükümlülüğü: “Bilgilendirme yapılmadı” = klasik ihlal

2021/422 sayılı Kurul karar özetinde “fotoğraf paylaşımıyla ilgili ilgili kişiye hiçbir bilgilendirme yapılmadığı ve aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği” vurgulanır.

Düğün çekimlerinde de uygulama aynıdır:

  • Hangi mecralarda paylaşılacak?

  • Ne kadar süre yayında kalacak?

  • Hangi amaçla (reklam/portföy)?

  • Silme/geri çekme usulü nedir?
    Bunlar şeffaf değilse KVKK riski büyür.

4.4. Silme–kaldırma–imha: “Talep geldiği halde kaldırmamak” ağırlaştırıcı etki

Kurul 2021/422’de; ilgili kişinin talebi üzerine, Yönetmelik uyarınca otuz gün içinde silme/yok etme yükümlülüğüne işaret eder ve paylaşımın yayında kalmasını ihlalin devamı olarak değerlendirir.

Bu, düğün fotoğrafçılığı açısından çok önemlidir:
“Paylaşımı sonradan kaldırdım” savunması bazen yetmez; talep–süre–iz (story arşivi, etiket, repost, üçüncü hesaplar) incelenir.

4.5. KVKK m.12 tedbir yükümlülüğü ve idari yaptırım

2021/422 karar özetinde Kurul, veri sorumlusunun KVKK m.12/1 kapsamında gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı kanaatiyle KVKK m.18/1-b kapsamında idari para cezası uygulandığını açıkça belirtir; ayrıca “tüm fotoğrafların kaldırılması ve uygun usulle silinmesi/yok edilmesi” yönünde talimat verir.

Burada pratik mesaj şudur:

  • Mesele yalnız “paylaşmak” değil; kaldırma–imha–kontrol süreçlerini de doğru yönetmemektir.

  • İdari para cezasının tutarı yıllara göre değişebilir; ama ihlal tipi ve Kurulun yaklaşımı nettir: Rızasız sosyal medya paylaşımı + kaldırmama = yaptırım.

5) Ceza + KVKK Birlikte Nasıl Kurulur? “Hukuka Aykırılık” Omurgası

Bu tip dosyalarda güçlü kurgu şudur:

  1. Fotoğraf kişisel veridir (Yargıtay yaklaşımı)

  2. Paylaşım “yayma/ifşa” niteliğindedir (Instagram portföy)

  3. Açık rıza yoktur ya da portföy amacı için kapsam dışıdır (Kurul 2021/422 mantığı)

  4. Bu nedenle TCK 136’daki “hukuka aykırılık” gerçekleşir

  5. İçerik mahremiyet yoğunluğu taşırsa TCK 134 da gündeme gelir.

Özellikle düğün fotoğrafı olayında Yargıtay’ın yaptığı ayrım çok öğreticidir:
Yerel mahkeme TCK 134’ten beraat; Yargıtay “özel hayat görüntüsü saymayabilirsiniz ama bu fotoğraflar kişisel veridir” diyerek TCK 136 çizgisine oturtmuştur.

6) İspat ve Delil Stratejisi: Ekran Görüntüsü Yetmez mi? Yetebilir, ama “paket” güçlendirilir

Bu dosyaların kaderini çoğu kez delil paketi belirler:

  • URL + tarih/saat içeren ekran görüntüsü (mümkünse doğrulama)

  • Instagram’da paylaşılan içerik: post/reels/story arşivi, etiketler, “highlight”lar

  • Paylaşımın “profesyonel referans” niteliği: bio metni, “çekim paketleri”, fiyat, reklam

  • Mesajlaşmalar: “Paylaşabilir miyim?” sorusu yoksa, rıza yokluğunu destekler

  • Sözleşme/teklif: portföy maddesi var mı, yok mu? (ama varsa bile “açık rıza” kalitesi tartışılır)

  • Kaldırma talebi ve cevap: ihtarname / KVKK başvurusu; “kaldırdık” deyip kaldırmamak (2021/422’deki gibi)

7) Uyuşmazlık Çözüm Yolları: Ceza Şikâyeti + KVKK Başvurusu + Özel Hukuk

Bu olaylarda “tek kulvar” yerine çoğu kez üçlü yol işletilir:

  1. Ceza soruşturması (TCK 136 ağırlıklı; uygunsa TCK 134)

  2. KVKK veri sorumlusuna başvuru (kaldırma–silme–imha–bilgi talebi) ve ardından Kurul şikâyeti (2021/422 mantığı)

  3. Kişilik hakları yönünden hukuk davası (manevi tazminat, yayının durdurulması vb.)
    (Bu kısım kanun/karar seti geniş; bu mesajı taşırmamak için burada çerçevede bırakıyorum.)

8) “Güvenli Sözleşme” Klozu Neden Hayati? (Uygulama Notu)

Fotoğrafçılar genellikle “portföy maddesi” ekleyerek riski azaltmaya çalışır. Ancak KVKK açısından kritik olan, metinde şunların açıkça bulunmasıdır:

  • Amaç: Portföy/referans/reklam

  • Mecra: Instagram, web sitesi, katalog, sponsorlu reklam

  • Süre: Ne kadar süreyle?

  • Geri çekme: İlgili kişi rızayı geri alırsa prosedür

  • Aydınlatma: KVKK aydınlatma metni ve iletişim kanalı

  • Çocuklar: Çocuk görüntüsü varsa ayrıca hassasiyet

Kurulun 2021/422 yaklaşımı, “talep geldi – kaldırmadın – aydınlatmadın” üçlüsünün yaptırıma gittiğini açıkça gösteriyor.

9) Portföy Paylaşımı, “Bir Paylaşım” Değil; Çok Katmanlı Hukuki Sorumluluktur

İzinsiz düğün fotoğrafı paylaşımı; somut olaya göre:

  • TCK 136 kapsamında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma/ele geçirme” suçunu doğurabilir (Yargıtay 12. CD çizgisi).

  • Mahremiyet yoğunluğu varsa TCK 134 da ayrıca tartışılabilir; ancak Yargıtay pratikte düğün fotoğrafı gibi örneklerde çoğu kez TCK 136’yı daha net uygulayabilmektedir.

  • KVKK yönünden, fotoğrafın sosyal medyada paylaşılması kişisel veri işleme olup; açık rıza/işleme şartı, aydınlatma, silme–imha ve güvenlik tedbirleri ekseninde idari para cezası ve kaldırma–imha talimatı gibi sonuçlar doğurabilir (Kurul 2021/422).

10) TCK m.134 ile TCK m.136’nın Kapsamlı Mukayesesi

(Özel Hayatın Gizliliğini İhlal – Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Yayılması)

Kriter TCK m.134 – Özel Hayatın Gizliliğini İhlal TCK m.136 – Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Yayılması
Korunan Hukuki Değer Kişinin özel hayatı, mahremiyet alanı ve gizlilik hakkı Kişinin kişisel verileri üzerindeki tasarruf ve kontrol hakkı
Kanunun Temel Amacı Bireyin mahrem yaşam alanını üçüncü kişilerin müdahalesine karşı korumak Kişisel verilerin hukuka aykırı dolaşıma girmesini ve veri sömürüsünü önlemek
Suçun Niteliği Kişilere karşı suç Kişilere karşı suç (veri temelli suç)
Suç Tipi Somut tehlike / zarar suçu Zarar suçu
Fail Herkes Herkes
Mağdur Özel hayatı ihlal edilen gerçek kişi Kişisel verisi hukuka aykırı yayılan gerçek kişi
Konu Özel hayata ilişkin görüntü, ses, bilgi Kişisel veri (fotoğraf, görüntü, kimlik, yüz, biyometrik veri vb.)
Özel Hayat – Kişisel Veri Ayrımı Odak nokta mahremiyetin kendisi Odak nokta verinin niteliği ve hukuka aykırı dolaşımı
Fiil Unsuru Özel hayatın gizliliğini ihlal etme, görüntü/ses ifşası Kişisel verileri verme, yayma veya ele geçirme
İlk Elde Etme Hukuka Uygun Olabilir mi? Genellikle hayır Evet (hukuka uygun elde edilip sonradan hukuka aykırı yayılabilir)
Paylaşım / Yayma Zorunlu mu? Hayır (ihlalin başka yolları da mümkündür) Evet (verme, yayma veya ele geçirme şarttır)
Sosyal Medyada Paylaşımın Etkisi Çoğu olayda suçu ağırlaştırır (aleniyet) Suçun çekirdeğini oluşturur
Aleniyet Şartı Aranmaz; varsa cezayı artırır Aranmaz; yayma fiili yeterlidir
Kast Türü Genel kast yeterli Genel kast yeterli
Olası Kast Uygulanabilir Uygulanabilir
Taksirle İşlenebilir mi? Hayır Hayır
Özel Hayat – Kamusal Alan Ayrımı Kamusal alanda bile özel hayat ihlali mümkündür Kamusal alandaki veri dahi kişisel veri olabilir
Fotoğraf Örneği (Düğün) Mahrem an/bağlam varsa uygulanır Yargıtay uygulamasında ağırlıklı tercih edilen madde
Nitelikli Hâller Basın-yayın yoluyla işlenmesi TCK 137: kamu görevi, meslek ve sanatın sağladığı kolaylık
Meslek Kolaylığı Etkisi Doğrudan düzenlenmemiş TCK 137/1-b ile açıkça düzenlenmiş
Ceza (Temel Hâl) 1 – 3 yıl hapis 2 – 4 yıl hapis
Ceza Artırımı Aleniyet, yayın yoluyla ifşa Nitelikli hâlde yarı oranında artırım
HAGB / Erteleme Etkisi Daha sık uygulanabilir Nitelikli hâl nedeniyle zorlaşır
İspat Rejimi Mahremiyetin varlığı tartışmalıdır Veri + rıza yokluğu = daha kolay ispat
Yargıtay’ın Tercih Eğilimi Daha dar yorum Daha geniş ve istikrarlı uygulama
KVKK ile İlişkisi Dolaylı Doğrudan ve güçlü
İdari Yaptırım Riski Yok KVKK m.18 kapsamında idari para cezası
Uygulamada En Sık Görüldüğü Alanlar Gizli çekim, ifşa, mahrem görüntüler Sosyal medya, portföy paylaşımları, veri ifşası
Fotoğrafçının Sorumluluğu Bağlama göre Çoğu vakada açık şekilde doğar
Hukuki Strateji Mahremiyet vurgusu Veri + rıza + yayma üçgeni
Savunma İmkânları “Özel hayat değil” savunması “Rıza vardı” savunması (çoğu kez zayıf)
Mağdur Açısından Avantaj Daha zor ispat Daha hızlı ve etkili sonuç

11. Özel Hayatın Gizliliği & Kişisel Verilerin Yayılması Konulu Orijinal Kaynaklar

# Yazı Başlığı / Sayfa Kısa Açıklama URL (Orijinal Link)
1 Kişisel Veri İhlali, Mahremiyet İhlali ve Dijital Şantaj – Av. Orhan ÖNAL TCK 134 ve TCK 136 kapsamında özel hayatın gizliliği ile kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması ayrıntılı incelenmiş. **Kişisel Veri İhlali, Mahremiyet İhlali ve Dijital Şantaj – Orhan ÖNAL**
2 Siber Kabus & Avukat Desteği: Dijital Mahremiyet İhlali – Av. Orhan ÖNAL KVKK kapsamı, kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılması ve mağdur hakları; tazminat süreçleri ve veri sorumlusu yükümlülükleri ele alınmış. **Siber Kabus & Avukat Desteği – Orhan ÖNAL**
3 Dijital Mahremiyet İhlalleri ve Şantaj Yoluyla İfşa – Blog Yazısı TCK 134, TCK 136 ve ilgili diğer suç tiplerinin açıklamalı ele alındığı kapsamlı hukuki yazı. **Dijital Mahremiyet İhlalleri ve Şantaj Yoluyla İfşa**
4 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Kişisel Veri Suçları Ayrımı Özel hayatın gizliliği ile kişisel veri suçlarının ayrımı ve bilişim hukuku perspektifi hukuki çerçevede incelenmiş. özel hayat • Avukat Orhan Önal I İzmir Avukatı

Kaynak Açıklamaları ve Odak Alanı

1. Kişisel Veri İhlali, Mahremiyet İhlali ve Dijital Şantaj – Av. Orhan ÖNAL:
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134), kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması (TCK 136) ve bunların şantaj gibi diğer suçlarla kesiştiği noktalar ayrıntılı şekilde incelenmiştir. İzmir Avukatı Orhan Önal

2. Siber Kabus & Avukat Desteği: Dijital Mahremiyet İhlali – Av. Orhan ÖNAL:
6698 sayılı KVKK kapsamında özel verilerin izinsiz paylaşımı durumunda mağdurun hakları (başvuru, tazminat vs.) hukuki nokta atışıyla açıklanmıştır. İzmir Avukatı Orhan Önal

3. Dijital Mahremiyet İhlalleri ve Şantaj – Blog Yazısı:
TCK 134 ve TCK 136 yanı sıra ilgili suç tipleri ve hukuki çerçeveler pratik örneklerle açıklanmıştır. İzmir Avukatı Orhan Önal

  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
    • AVUKAT DESTEĞİ

      Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

      Hafta içi: 09:00 – 19:00
      Cumartesi: 10:00 – 18:00
      Telefon: +90 532 282 25 23

      Gizlilik

      Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button