Awesome Image
Ceza Avukatı Orhan İzmir, Bilişim Avukatı
14Oca

2863 Sayılı Ceza Davası Nedir?

2863 sayılı ceza davası, tescilli kültür varlığı, korunma alanı veya sit alanı üzerinde/çevresinde yapılan izinsiz inşaî ve fiziki müdahaleler, tahrip, yıkım, kaçak kazı/define arama, kültür varlığı ticareti/kaçakçılığı gibi eylemler nedeniyle açılan ceza yargılamasıdır. Kanunun ana mantığı şudur: “Burası sıradan bir imar alanı değil; koruma rejimi var. İzin prosedürü farklı ve daha sıkıdır.” (2863’ün resmi metnine KTB sayfalarından erişim: )


A. En Sık Görülen Suç Tipleri ve “Dosya Açtıran” Tipik Hatalar

Aşağıdaki başlıklar, pratikte soruşturmayı tetikleyen en yaygın senaryolardır:

A.1) Sit Alanında / Tescilli Yapıda “Basit Tadilat” Zannedilen Müdahaleler

Vatandaşın en sık düştüğü hata: “Boya-badana, pencere değişimi, çatı onarımı, zemin döşemesi basit iştir; ruhsat/izin gerekmez.”
Oysa koruma rejiminde “basit” görülen müdahale bile çoğu zaman kurul izni / onarım uygunluk süreci gerektirir. Bu ayrım, uygulamada hem idari işlem hem ceza sorumluluğu doğurabilir. (Kurul/denetim esaslarına dair yönetmelik: )

A.2) Sit Alanında Ruhsatsız Yapı / Eklenti / Pergole / Kapama

“Bir sundurma yaptım, bir oda ekledim, terası kapattım” gibi eylemler, sit/korunma alanında bambaşka değerlendirilir ve çoğu dosya bu noktada açılır. 2863’te korunma alanlarında ruhsatsız inşa yasağına dair çerçeve…

A.3) İzinsiz Define Arama / Kaçak Kazı

“Dedektörle baktım, küçük bir çukur açtım” cümlesi bile soruşturmada risk büyütür. Define arama/izinsiz kazı, 2863’te ayrıca suç tipleri olarak düzenlenir. Define aramaya ilişkin çerçeve anlatımlar…

A.4) Tescilli Eserin Satışı, Bildirim Eksikliği, Ticaret / Kaçakçılık İddiaları

Kültür varlığının bildirim–tescil–ticaret çizgisi çok tekniktir. “Antika” zannedilen eşya, başka bir rejime girebilir. (Genel çerçeve: )

B. “Tescil Tebliği Gelmedi” Savunması Her Zaman Kurtarır mı?

Burada kritik ayrım var:

  • Tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar için tescil kararının malike tebliği esastır.

  • Sit alanları gibi bazı hallerde ise ilan–duyuru mekanizmaları devreye girebilir.

Bu ayrımlar 2013 tarihli 6498 sayılı değişiklik ile sistematik hale getirilmiştir. (TBMM metni ve KTB açıklamaları; tescil kararlarının duyurulması/tebliği: )

Pratik sonuç: “Ben bilmiyordum” savunması tek başına yetmez; dosyada tescilin nasıl bildirildiği, tapu şerhi, kurul kararı, ilana/tebliğe ilişkin kayıtlar tek tek incelenir.

C. İmar Yarışı: Vatandaşın “Hatalı Beyan + Hatalı Bedel/Harç” ile Kendi Aleyhine Delil Üretmesi

Bu, sahada çok sık görülen ama az konuşulan bir problem:
Kişi, yapı/eklentisini “hızlıca kayıt altına alayım” diyerek beyanla ilerleyen süreçlerde (imar barışı/yapı kayıt belgesi benzeri başvurular veya belediye süreçleri) metrekare, sınıf, kullanım, tarih, kat adedi gibi bilgileri yanlış/eksik bildiriyor; buna bağlı bedel/harç/ödeme yapıyor. Sonra:

  1. Beyan dilekçeleri ve ödeme dekontları, dosyaya “ikrar niteliğinde” delil gibi giriyor (yapının varlığını, kapsamını, tarihini kişi kendisi yazmış oluyor).

  2. Yanlış beyan ayrıca idari iptal ve bazı senaryolarda ayrı cezai risk tartışmalarına kapı açıyor (ör. resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan iddiaları gibi). (Yapı kayıt belgesinin gerçeğe aykırı beyanla iptali tartışmaları: )

C.1 “Kendini ihbar” etkisi nasıl oluşuyor?

  • Başvuru metni: “Şu adreste, şu büyüklükte, şu tarihte yaptım.”

  • Ödeme: “Şu kapsam üzerinden bedel yatırdım.”

  • Ekler: fotoğraf, kroki, koordinat, imar durum çıktısı vb.

Bunların toplamı, soruşturmada “yapıyı ben yaptım/yaptırdım” ve “kapsamı budur” zincirini güçlendirebiliyor.

C.2 Sit alanı–2863 boyutu: “Yapı kayıt belgesi aldım, bitti” yanılgısı

Özellikle sit alanı / korunması gerekli alanlarda, imar barışı/yapı kayıt belgesi tartışması ayrıca karmaşık. Uygulamada, bazı durumlarda yapı kayıt belgesi idari yaptırımı (imar kanunu yönünden) etkilerken, 2863 koruma rejimi bakımından ayrı değerlendirmeler yapılabilmektedir. (2863–imar barışı ilişkisine dair incelemeler: )
Sit alanlarındaki yapı kayıt belgeleri hakkında yargısal tartışmaların yoğun olduğu da görülüyor. (Örnek değerlendirme: )

Savunma açısından kritik mesaj: Başvuru/ödeme sürecinde “hız” uğruna yapılan hatalı beyan, ileride 2863 soruşturmasında aleyhe çalışabilecek bir iz bırakır. Dosyada bu izlerin hukuki niteliği (ikrar mı, delil mi, açıklama mı) tek tek tartışılmalıdır.

D.2863 Dosyalarında Soruşturmayı Büyüten 7 Uygulama Hatası

  1. Yer statüsünü kontrol etmeden işe başlamak (sit mi, korunma alanı mı, tescilli mi?)

  2. “Komşu parsel tescilli ama benimki değil” diyerek korunma alanı ihtimalini atlamak

  3. Belediyeden alınan sıradan imar/ruhsat bilgisini, kurul izni yerine sanmak (yetki karmaşası)

  4. “Basit tadilat” algısıyla proje/rapor/kurul onayı almamak

  5. Başvuru süreçlerinde metrekare/tarih/kullanım yanlış beyan etmek ve buna bağlı bedel ödemek

  6. Tescil–tebliğ–ilan sürecini incelemeden “tebligat gelmedi” savunmasına yüklenmek (6498 sonrası ayrımlar önemli)

  7. Bilirkişi raporu gelince pasif kalmak; rapora itiraz–ek rapor–uzman mütalaa mekanizmasını işletmemek

E. 2863 Sayılı Kanun Kapsamında Ceza Davalarında Savunma Stratejisi

(Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Suçlarında Etkin Avukatlık Yaklaşımı)

2863 sayılı ceza davalarında savunma, klasik ceza muhakemesi refleksleriyle değil; koruma hukuku + imar hukuku + idare hukuku + ceza hukuku disiplinlerinin birlikte ve senkronize yürütülmesiyle kurulur. Bu dosyalarda başarılı savunma, yalnızca “suçun oluşmadığını” söylemek değil; fiilin hukuki niteliğini, alanın statüsünü, izin rejimini, kast unsurunu ve delil üretim sürecini parçalara ayırarak mahkemeye yeniden tarif etmektir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçlarında savunma stratejisi; sit alanı, tescilli yapı, korunma alanı ve izinsiz müdahale iddialarında, yerin hukuki statüsü ile failin kastı arasındaki bağın titizlikle çözümlenmesine dayanır.

E.1. Savunmanın Birinci Ayağı: “Burası Neresi?”

(Alan Statüsü Üzerinden Savunma – Temel Kırılma Noktası)

2863 dosyalarının %80’i, alanın statüsünün yetersiz veya hatalı analiz edilmesi nedeniyle büyür.

Savunmada ilk ve vazgeçilmez soru şudur:

İsnada konu taşınmaz veya alan, fiil tarihinde hukuken neydi?

Bu sorunun cevabı;

  • Tescilli taşınmaz,

  • 1., 2. veya 3. derece sit alanı,

  • Koruma alanı,

  • Geçiş sahası,

  • Henüz tescil edilmemiş ancak tescile konu olabilecek alan
    ayrımlarına göre tamamen değişir.

Avukatlık refleksi:

  • Kurul kararının tarihini,

  • Fiil tarihinden önce mi sonra mı alındığını,

  • Kararın askı/ilan/tebliğ sürecini,

  • Tapu kaydına şerh düşülüp düşülmediğini
    tek tek ortaya koymadan yapılan savunma, eksik savunmadır.

Bölgesel uygulama örnekleri:

  • İzmir (Urla–Çeşme hattı): Sit sınırlarının parsel bazında değil, ada bütünlüğü üzerinden yorumlandığı dosyalarda, yanlış statü kabulü sık görülür.

  • Muğla (Bodrum–Milas): 3. derece sit alanlarında, “yapılaşma tamamen yasak” gibi otomatik kabuller savunmada çürütülmelidir.

  • Balıkesir (Ayvalık): Kentsel sit + doğal sit örtüşmesi nedeniyle çifte koruma rejimi hatalı yorumlanabilmektedir.


E.2. Savunmanın İkinci Ayağı: “Ne Yapıldı?”

(Fiilin Hukuki Niteliğinin Yeniden Tanımlanması)

2863 dosyalarında iddia makamı çoğu zaman sonuç odaklı yaklaşır:

“Yapı var → izinsiz → suç”

Oysa savunma, fiili hukuki kategorilere ayırarak tartışır:

  • Bu bir inşaî faaliyet mi?

  • Yoksa basit onarım / bakım mı?

  • Yapının özgün dokusuna müdahale var mı?

  • Müdahale geri döndürülebilir mi?

Avukatlık diliyle kritik ayrım:

Koruma hukukunda her fiziksel temas “inşa” değildir; her inşa da otomatik olarak suç teşkil etmez.

Uygulama örnekleri:

  • Manisa dosyalarında; zemin kaplaması ve iç mekân düzenlemesi, bilirkişi raporuyla “özgünlüğe zarar yok” şeklinde ayrıştırılarak beraatle sonuçlanan dosyalar vardır.

  • Aydın (Didim) uygulamasında; pergole ve gölgelik gibi yapılar, “taşınabilir–sökülebilir” nitelik vurgusuyla suç vasfının dışına çıkarılabilmektedir.

E.3. Savunmanın Üçüncü Ayağı: Kast Unsuru

(Bilerek mi, Yanılarak mı?)

2863 sayılı Kanun kapsamındaki suçların büyük kısmı kasten işlenebilen suçlardır.
Bu nedenle savunmanın merkezinde şu soru yer alır:

Fail, alanın korunma rejimini bilerek mi hareket etmiştir?

Kast tartışmasında avukatın odaklanacağı başlıklar:

  • Tescil kararının failden gizli kalması mümkün mü?

  • Belediyeden alınan imar durum belgesi, yanıltıcı güven yaratmış mı?

  • Önceki malik dönemine ait yapılar var mı?

  • Kurul izni gerektiği açıkça bildirilmiş mi?

Bölgesel savunma pratiği:

  • Denizli dosyalarında; belediye yazıları ve imar durum belgeleri üzerinden “haklı yanılgı” savunması etkili şekilde kullanılmaktadır.

  • İzmir merkez dosyalarında; malik–kiracı ayrımı doğru kurulmadığında, fail sıfatı hatalı belirlenebilmektedir.


E.4. En Kritik Bölüm:

Hatalı Beyan – Hatalı Harç – Kendi Aleyhine Delil Üretme

(Savunmada Tersine Çevrilmesi Gereken Alan)

Bu noktada avukatlık ustalığı devreye girer.

Vatandaş çoğu zaman:

  • Yapı kayıt,

  • İmar barışı,

  • Belediye başvurusu,

  • Harç / bedel ödeme
    süreçlerinde iyi niyetle ama hatalı beyan verir.

Bu beyanlar daha sonra:

  • “İkrar” gibi dosyaya girer,

  • 2863 soruşturmasında kendini ihbar etkisi doğurur.

 Savunmada yapılması gereken:

  • Beyanın hukuki mahiyetini tartışmak (ikrar mı, açıklama mı?)

  • Beyanın idari baskı altında verilmiş olup olmadığını irdelemek

  • Yanlış beyanın kastı ispatlamaya yetmeyeceğini ortaya koymak

 İzmir–Muğla hattında sık görülen hata:

“Bedeli yatırdım, devlete bildirdim” düşüncesiyle yapılan başvurular, ceza dosyasında aleyhe otomatik delil gibi kullanılmaktadır. Savunma, bu zinciri kırmalıdır.


E.5. Bilirkişi Raporları: Kabul Edilmez Otorite Değil, Tartışılabilir Görüş

2863 dosyalarında bilirkişi raporu kutsal metin değildir.

Etkin savunma şunları yapar:

  • Bilirkişinin uzmanlık alanını sorgular

  • Keşfin yeterli olup olmadığını tartışır

  • Raporda hukuki yorum yapılıp yapılmadığını ayıklar

Avukatlık uyarısı:
Bilirkişinin “suç oluşmuştur” demesi hukuki değil, kanaat beyanıdır. Bilirkişi raporları da dogmatik, kesin deliller/analizler değildir.


E.6. Son; 2863 Davalarında Gerçek Savunma Nedir?

Gerçek savunma:

  • “Ben suçsuzum” demek değil,

  • Suçun hukuki çerçevesini yeniden çizmek,

  • Mahkemeye şüpheden sanık yararlanır ilkesini somutlaştırarak sunmaktır.

İzmir, Muğla, Manisa, Aydın, Balıkesir ve Denizli’de görülen 2863 sayılı ceza davalarında etkin savunma; alanın statüsü, fiilin niteliği ve kast unsurunun birlikte analiz edilmesini zorunlu kılar.

F. Kısa Risk Haritası Tablosu

Senaryo Vatandaşın tipik yanılgısı Dosyada büyüyen risk
Sit/tescilli yapıda tadilat “Basit tadilat, izin gerekmez” Kurul izni yoksa 2863 soruşturması + bilirkişi
Eklenti/pergole/kapama “Komşu da yaptı” Fotoğraf/ihbar + zabıt + tespit
Define arama / kazı “Eser çıkmadı, suç olmaz” Eylem suç tipini tetikler; ekipman/müsadere tartışması
Yapı kayıt belgesi / beyan süreci “Ödedim, temizlendi” Beyan–ödeme zinciri aleyhe delil + iptal/yanlış beyan tartışması
“Tebligat gelmedi” “O zaman sorumluluk yok” 6498 sonrası tebliğ/ilan ayrımı ve tapu şerhi incelenir

Uygulamada “Şaheser” Sonuç Veren Yaklaşım: Dosyayı Üçe Böl

  1. Yer ve statü dosyası: tescil/sit sınırı, kurul kararları, tebliğ/ilan, tapu şerhi

  2. Teknik dosya: müdahalenin niteliği, özgün doku, proje/keşif, bilirkişi–uzman mütalaa

  3. Beyan–ödeme–ikrar dosyası: başvuru evrakı, ödeme dekontları, yanlış beyan iddiası, delil hukuku

Bu üç paket doğru kurulduğunda; hem suç vasfı, hem kast, hem de delilin değeri daha sağlıklı tartışılır.


G. Sık Sorulan 10 Soru (Uygulamaya Dayalı Pratik Cevaplar)

1) 2863 ceza davası hangi mahkemede görülür?
Çoğunlukla Asliye Ceza; fiilin niteliğine göre değişebilir.

2) Sit alanında boya-badana yaptım, suç olur mu?
“Basit tadilat” algısı risklidir; kurul izni gerekip gerekmediği somut yer ve müdahaleye göre belirlenir.

3) Tescil tebliğ edilmediyse sorumluluk biter mi?
Hayır; tek yapı/sit ayrımı ve 6498 sonrası tebliğ–ilan sistemi incelenir.

4) Yapı kayıt belgesi aldım, 2863 kapanır mı?
Her dosyada aynı sonuç çıkmaz; 2863 koruma rejimi ayrıca değerlendirilir.

5) Hatalı beyanla bedel/harç yatırdım; bu ceza dosyasında kullanılır mı?
Kullanılabilir; “beyan–ödeme” zinciri aleyhe delil etkisi yaratabilir.

6) Define aramak için kazı yaptım ama bulamadım; suç yok mu?
Bulup bulmamak değil, izinsiz eylemin kendisi risk doğurur.

7) Komşu parsel tescilli, benim parsel değil; yine de 2863 olur mu?
Korunma alanı/sit sınırı nedeniyle mümkün; statü haritası şart.

8) Bilirkişi raporu olumsuz geldi; ne yapılır?
İtiraz, ek rapor, uzman mütalaa, yerinde keşif talepleri stratejiktir.

9) Kurul izni sonradan alınırsa geçmiş fiil affolur mu?
Her zaman değil; ama kast ve yaptırım değerlendirmesinde etkisi tartışılabilir.

10) Bu dosyalar neden “imar davası gibi” değildir?
Çünkü burada “şehirleşme düzeni” değil, kültürel mirasın korunması merkezde ve izin rejimi farklıdır.

Avukat Orhan Önal’ın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, kültür varlıkları suçları ve ilgili ceza hukuku konularında sitesinde yayımladığı bir kısım yazılar;
Yazı Başlığı / Konu Kısa Açıklama Orijinal Link
Kültür ve Tabiat Varlıklarına Dair Kaçakçılık Suçu 2863 sayılı Kanun kapsamındaki korunması gereken taşınır/taşınmaz kültür varlıklarına karşı işlenen suçlar, hukuki çerçeve ve cezai yaptırımlar. Kültür ve Tabiat Varlıklarına Dair Kaçakçılık Suçu – Av. Orhan Önal
Tarihi Eser Kaçakçılığı Suçu ve Cezası Nedir? 2863 kapsamındaki tarihi eser kaçakçılığı, bildirim yükümlülüğü, izinsiz ticaret ve yurt dışına çıkarma suçları ile cezai yaptırımlar. Tarihi Eser Kaçakçılığı Suçu ve Cezası Nedir? – Av. Orhan Önal
İzmir’de Avukatlık, Yargılama ve Dava Türleri – Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölümü İzmir’de görülen kültür ve tabiat varlıklarına karşı işlenen suçlara ilişkin temel yargısal bilgiler ve örnekler. İzmir’de Avukatlık, Yargılama ve Dava Türleri (Kültür ve Tabiat Varlıkları) – Av. Orhan Önal
Tabiat ve Kültür Varlıkları Suçunda Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar Uygulamada karşılaşılan temel sorunlar ve koruma hukukuna ilişkin tartışma noktaları (kategori/tag sayfası). Tabiat ve Kültür Varlıkları Suçunda Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar – Av. Orhan Önal

  • Teknik ve hukuk alanında tecrübe gerektiren bu konularda telafisi imkansız hak kayıplarına uğramamak için, mutlaka avukatınıza danışmanızı şiddetle önermekteyiz.
  • Aradığınız dava türü veya hukuki ihtilaf hakkında *yazılar*  bölümüne veya SANAL BAHİS DAVALARI İÇİN tıklayarak ya da sağ üst köşeden arama yaparak onlarca davanız hakkında dilediğinizi okuyup, araştırabilirsiniz.
    • AVUKAT DESTEĞİ

      Randevu almak için çalışma saatleri içerisinde aşağıdaki telefon aracılığı ile ulaşabilir, whatsapp hattına yazabilir (tıkla) veya aşağıdaki adrese mail atabilirsiniz. 

      Hafta içi: 09:00 – 19:00
      Cumartesi: 10:00 – 18:00
      Telefon: +90 532 282 25 23

      Gizlilik

      Gizlilik, bir avukatın ve hukuk büromuzun en önemli etik ilkelerinden biridir; 1136 sayılı Kanunda tanımlanan gizlilik ve ifşa etmeme ilkesini çok dikkatli ve hassas bir şekilde uygular. Ancak büromuz, müvekkillerinin bilgi, belge ve bilgilerini gizlilik ve bilgi sorumluluğu sınırları içinde gizli tutar ve hiçbir şekilde ve hiçbir koşulda üçüncü kişi ve kurumlarla paylaşmaz.

Leave A Comment

Call Now Button